January 20, 2011

soğan dediğin yimeğe konur

geçen ay bauhaus'tan iki torba sümbül soğanı almıştım, ha bana kalsa hayatta elimi sürmem ama reyon görevlisine yakalandık, kibar kibar anlatınca utanıp "vir vir, iki torba vir" dedim çok anlarmış gibi. hiç umudum yoktu ama yüce rabbim bana bugünleri de gösterecekmiş ehehe..
sayfalarca forum falan okudum, gene de bişeyleri yanlış yaptım herhalde ki bazıları köklerinin üzerinde ayağa dikilmiş. toprak takviyesi yaptım ayaklananlara. ne acayip kökler falan, uzaylı denizanası gibi. 31 yaşımda sümbül yüzünden aklımı oynattım resmen.
soğanları yarı beline kadar toprağa oturtmuştum, toprağı nemli kalacak gibi arada suladım, üzerlerini de siyah naylon torbayla örttüm. terasa dizdim, serin ve loş yer istiyorlarmış filizlenmek için diye. bugün kaldırdım torbayı ama hala dışardalar, biraz uzasın filizler öyle alacağım içeri. cam önünde, aydınlık ve sıcakca yer severmiş çiçek açarken.
buraya kadar selametle geldik, bi de çiçeklerini görsem, çok sinir bozucu bişeymiş bahçecilik.

2 comments:

  1. ha gayret, olacak bu iş! sonra mis kokulu mor sümbüllerin keyfini süreceksiniz koko ile beraber :)

    ReplyDelete
  2. valla yamrıymış yumruymuş, kafasından bacağı çıkmış falan anlamam, gelirken getiriyorum bi tane sana morundan, bundan sonra annesi sensin. oğlanlar yirse müsebbibi de gene sensin.

    ReplyDelete