May 26, 2011

"you make me wanna pick up a guitar

and celebrate the myriad ways that i love you" tam olarak da interpol'ün bende uyandırdığı hislere tercüman oluyor. etrafımda seven bi allahın kulu olmamasına rağmen 2 adet bileti çıkar çıkmaz aldım itinayla, en sonunda da sister Z. istanbul modern'i de gezeriz falan diye rüşvet teklif edince ikna oldu. çok sevindim bu konser haberine, 1 haziran'da maçka küçükçiftlik park'ta sevenleri ve kardeşimle buluşuyor interpol.

Z.yi ikna turları çerçevesinde paul banks'e yoğunlaştım, oğlanın kaşı gözü hatrına gelir belki diye. 78 doğumlu olmasına şaşırdım, hiç yaşlanmayacak sanırım. helena christensen'le beraber olmasına ayrıca bozulduk, kadın ben küçükken videolarda falan oynardı, blue jean çıkartmalarını verirdi, o zaman yarattığı "allahım bu kadınsa ben neyim?" ruh hali geri geldi bu rakınrol birlikteliği gugıllarken. aralarında 10 yaş varmış diye usulca ekleyip geçeyim, yapabileceğim en büyük kötülük bu sanırım.

ispanyolcayı hafif bi meksika ve kastilya aksanıyla sular seller gibi konuşan paul banks'e anca jötem ille de jötem diyebiliyorum ve gidiyorum. kurşun griliği, monotonun huzur verir hali, evil, c'mere, roland, narc, melankoli ve daha çok melankoli, bekle bizi geliyoruz.

1 comment: