June 27, 2011

madder than the hatter

uyumak, çok uyumak ki enerji toplayıp evin altını üstüne getirebilmek. evin bütün saksılarının içine patiler sokuldu, bütün mama-su kapları devrildi, kim ne yiyiyor en ufak bi fikrim yok. koko'yu sessizce viskas yerken yakaladım dün gece. lens kapları, bozuk paralar, tokalar, alışveriş fişleri, herşey yürüyor geceleri tıkır tıkır. kedi çiş için kutuya girdiğinde koko da kafasını sokuyor kutuya, biri işer öbürü bakar, sonra tekrar koşmaya başlıyorlar.
biraz önce sucu geldi, ayaklarımın yanında bi kafa, kalça hizamda bi diğer kafa, su aldık.

yarın veterinere gidiyoruz. koko'nun bandajları çıkacak. 10 gün oldu, artık sırtını masanın kenarına sürterek kaşımaya başladı. kediye de aşı yapılacak. artık gerçekten bi isim bulmam gerekiyor çocuğa. berbere gitmem gerek, evden çıkamıyorum gündüzleri bu salakları başbaşa bırakıp. burdan böyle bi işe kalkışacaklara sesleniyorum: kalkışmayabilirsiniz. sardunya alın bunun yerine, sessiz sessiz büyür onlar.

1 comment: