June 8, 2011

power to the flower

geçen haftaki çılgın rakınrol hayatı eve gelir gelmez domestik ve zirai endişelerle sarmalandı. terastaki çiçekler biraz büzülmüş sulanmadıkları için. kocamı arayıp "sakın fesleğeni sulamayı unutma, bak sakın çok su da verme" diye gözdağı vermiştim, bu korkuyla herşeyi sular nasıl olsa diye düşünmek benim hıyarlığım tabi. fesleğen ilgiden memnun çılgın atarken terastaki garipler boynunu bükmüş.

şu yandakileri çok seviyorum, ananem hep dikerdi bahçesine, adını da tabi ki bilmiyorum. bunu biri telefon eplikeyşını yapsa, telefonu çiçeğe tutsam, ekranda adı çıksa? alırken adam bin kere anlattı ama ben sosyal şeylerden fenalık geçiren biri olduğum için ışık hızında kafa sallayıp, evet evet, hı hı, dabi dabi deyip çiçekleri alıp kaçtım. zaten tuhaf bi yerdi, saksıların arkasından fırlayıp hısslayan kediler, birbirine açılan seralar, olduğu yerle bütünleşmiş yerinden kıpırdamak istemeyen kaktüsler falan.

velhasıl, ev tarımında hafif bi gelişme olduğunu düşünüyorum, botanik laneti kırmış olabilirim.

6 comments:

  1. çılgın atan fesleğini insan bi görmek istemiyo değil... :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kazıya gittim galiba o yaz, fesleğen mesleğen kalmadı. Esas şu İtalyanların yemeklere koyduğu iri yapraklı çeşidinden arıyorum, henüz bulamadım. Bir de onu öldüreyim bakalım nasıl olcak :D

      Delete
  2. Petunya len bunun adı da, ben senin botanik danışmanın mıyım, 6 yıllık yazıları okuduğum yetmiyor bir de bilgi takdimi yapıyorum, peh!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay ahhahhhahha :D
      Neyse bu da öldü tabii ki. Ama bu sene gene alıcam çünkü deneme yanılma yönteminden anlayan biri değilim.

      Delete
    2. Bana bile botanik danışmanlığı yapmışlığınız vasıtalarla Leylak Dalı'cım :)

      Delete
    3. Ay bak o çiçek neydi, onu da hatırlamıyorum. Niye gelip toplaştınız buraya yahu, lütfen dağılalım blogun bu çukur kısmından ühüühüüüh (biraz ağladı).

      Delete