June 5, 2011

taken on a cruise

bir süre boyunca her sabah geçen çarşambaya uyansam, inanın hiç şikayet etmem. deniz kenarında kumpir yemeyi başardık, boğaz turuna çıktık ve akabinde dolmuştan konser alanına yakın bi yerde inmeyi de becerdik. bebek yerine ortaköy'e kadar gidebilmiş olmamızın, boğaz turunda kimsenin nerde olduğumuzu söylememesinin ve akabinde 3 adet sincap gibi insanların yalılarının camlarından içeri bakmakla yetinmiş olmamızın, dolmuş şöförüne alışkanlıktan hocam demiş olmamın da bi zararı yok. çünkü dolmuştan indiğim anda konser alanına doğru koşmak istedim, sanırım hayatta en sevdiğim his de bu.

konseri çok beğendim, hiç ummadığım bikaç şarkı bile vardı, ara ara gözlerim doldu. interpol canlı dinlendiğinde evdekinden daha melankolik ama insanın kalbine daha yakınmış. bis şarkıları içinde take you on a cruise vardı, daha ne isterim. bikaç temennim var tabi; lütfen bira almaya gitmeyin lan konser sırasında, kucağınızda 8 birayla geri dönmeyin, ne ara dinlediniz müziği? bazılarınız da çok konuşuyor, 8 kişi daire oluşturup geyiğe dalmayın, ben ankara'dan geliyorum, burda sadece bülent ortaçgil ve cem adrian var, bana da acıyın. bi yandan da özeniyorum bu istanbullu havasına, konserlere alışık olma haline, bi çarşamba gecesi interpol dinleyebilmenin rahatlığına falan. ben sevdiğim bi grup geldiğinde bavul toplamak, işten kaçmak zorundayım.

mor ve ötesi ise utanmadan kendilerine alt grup yerine "özel konuk" dedikleri için ayrı bi paragrafı hakediyor. harun bey'in hopa'da öldürülen emekli öğretmen yüzünden sabahlara kadar düşünmekten helak olduğunu açıklaması, ama ne hopa'nın ne de emekli öğretmenin adını hatırlayamaması çok enteresandı. siz gene fantayla tura çıkın en iyisi.

daha önce yazdığım gibi etrafımda kimse sevmediği halde interpol'e gitmeyi ve dönmeyi haneme artı puan olarak kaydediyorum. her interpol çaldığımda "editors mı bu?" diyen ve akabinde interpol'e hakaret eden kocam evde kalıp koko'ya baktı, konser sonunda "ay bi yerden sonra hep aynı şarkı çaldı ehihi" diyen verba volant konser sırasında 2 saat beton üstünde dikilmekle kalmayıp bize tam pansiyon evini açtı, konser boyunca her şarkı girişinde hayali uzaktan kumandayla kanal değiştiren kardeşim Z. ben daha iyi göreyim diye çabaladı, elimi tuttu, en sonunda kendine bi şarkı bile beğendi. benim müzik sevgim anca bu komünal çabalarla varlığını sürdürebiliyor, küçük komünüm içinse Z.'nin sevdiği tek interpol şarkısı geliyor.

"it's in the way that she walks
her heaven is never enough
she puts the weights in my heart
she puts, oh she puts the weights into my little heart"

No comments:

Post a Comment