June 23, 2011

we're all mad here.i'm mad.you're mad.

böyle bi işe kalkıştık, bakalım sonu ne olacak. evdeki kuyruk sayısı ikiye, pati sayısı sekize, kafa sayısı dörde çıktı.
deneme süresindeyiz, bütün gün manyak gibi bunlara bakmaktan pestilim çıkmış. "kıhh yok, hav yok, aa çok ayıp koko, ay basma üstüne, ay o nerde, oh bu nereye işedi" diye diye aklımı kaybettim. geceyarısını biraz geçti, anca karşılıklı bayıldılar. hala ara ara tek göz birbirlerini kesip uyumaya devam ediyorlar.
koko'nun tek istediği şey kulaklarını yalayabileceği bi kediymiş, onu da anlamış olduk. kafa ve dil orantısı insafsızca kayık olduğundan kelli kedi biraz perişan oldu ama durduramıyorum bu hijyen seanslarını.
herneyse. deneme süresi bu. olmayabilir.herşey ters gidebilir.velhasıl kedinin adı yok.

2 comments:

  1. ay, ev patisi gibi "aman da bana yeni oyuncak geldi" diye içini dışına çıkarmasın çocuğun?

    adı paspas olsun mu :P

    ReplyDelete
  2. kedük hatun evet, anasını araba ezmiş. veterinerde koko'yu ciddiye almayan tek kediydi. bi gözüyle çaktırmadan koko'yu keserken bi gözüyle de bana "ay mereba mereba, ben de öyle oturuyordum burda, eve almaz mıydınız beni acaba?" yapıyordu. netice bu oldu. en iyi kedi adayı olduğunu eve gelir gelmez bi kere daha ispatladı zaten, yaptığı ilk şey koko'nun devasa yatağının tam ortasına yerleşip ordan koko'ya khhhlamak oldu. çok takdir ettim. küçük bi amazon kendisi.

    evet, sanırım esas problem koko'nun çocuğu oyuncak sanmasına mani olmak,"kedinin de sürünün bi parçası olduğunu köpeğe anlatmanız lazım" diyorlar. bi de kedinin mamasına ve kumuna ulaşabilmesini sağlamak lazım, zira çocuk o tarafa yürümeye başladığı anda koko "helelelele atlayak zıplayak" diye kesiyor yolunu çocuğun.
    fakat yani, koko'ya antibiyotik içir, kediye mama yedir, devamlı gözün üstlerinde olsun, çiş kaka, uçuşan tüy yumakları, devrilen saksılar falan, ben bütün gün başka hiçbişey yapamıyorum. neyşınıl ceografik oldu ev.
    şu deneme süresini bi atlatalım, isim konusunu tartışmaya açacağım. öküz gibi köpeğe koko adını veren biri olarak, el kadar bebeye konstantinopolis falan derim diye korkuyorum.
    ve tabi, 4 pati değil, 8 pati oldu, aklım başımda değil yeminlen :)

    ReplyDelete