July 8, 2011

"a little nonsense every now and then is relished by the wisest men"

roald dahl'ın çalışma kulübesiymiş bu. masada envai çeşit ıvır zıvırıyla ki aralarında küçüklüğünden beri biriktirdiği çikolata folyolarından yapılma bi top ve ameliyatla alınan kalça kemiğinin bi parçası falan da varmış. 


dahl'ın her yazdığını nefes almadan okudum, en çok da otobiyografisini sevdim. gittiği okullarda ruhunun ne kadar sıkıldığını, 10lu yaşlarda bi oğlan çocuğunun maceralarla dolu dünyasını ve şekerci dükkanlarını ondan başka kimsenin yapamayacağı gibi anlatır. kafasında ayrı bi yerde sadece şeker kavanozlarından oluşan kendi çapında bi evren olduğunu düşünüyorum dahl'ın. yalnız değilim anlaşılan bu konuda ki ingilizler mavi plakasını doğduğu ya da büyüdüğü eve değil, küçükken en sevdiği şekerci dükkanının duvarına çakmışlar.


ne güzel gezi rotaları bunlar allahım, gerçi 1920lerin şekercisi bugün çin lokantası olmuş ama olsun. temennim bi gün koşturmadan, rahat rahat gezebilmek ingiltere'yi. bi diğer temennim de tim burton'ın roald dahl kitaplarından uzak durması. bıktım senden tim burton, filmlerinde devamlı yarı deli gibi dolanan johnny depp'ten de bıktım.
çocuklar okusun kitaplarını, sıcak yaz günleri başka nasıl geçer? çocukken hayal kurmayanlar büyüyünce dünyanın en kuru insanları oluyorlar, iş arkadaşınız, sevgiliniz falan oluyorlar. evlerden ırak. 

bu da şu anda benim masamın hali. bilim yapmam gerekiyor ama kedi izin vermiyor. o yüzden kalkıp kek yapmaya gidiyorum.

1 comment:

  1. kablolara dolanacak 4 pati daha geldi, pek heyecanlı :)

    ReplyDelete