July 26, 2011

oyh.

şurdan alıp buraya yapıştırdım. baykuşu at.
etek çok güzel.
sandalların da rengi şahane.
ama yürünmez onlarla.
fondaki ahşaplar bi kafenin falan duvarıysa bi kahveyle yarım paket sigara içerim ben gölgede oturup.
sonbaharda spora yazılsam.
gecenin ikisinde sokaktan köfte söylemesek.
kazıya gidiyorum arazi pabucum yok.
tahminimden erken gidiyorum, yeni pabuç alacak vaktim yok.
anca kulak çubuğu, ıslak mendil falan alabilirim. onlar da çok hayati şeyler dağda.
thesartorialist'e düzenli bakıyorum, ara ara gıcık kapmıyor değilim new york'ta yaz mevsimi, capri'de fotoğraf sergisi, milano'da güzel kadınlar ve erkekler.
fatura yatırdım bugün.
evi bi topladım.
onlarca telefon konuşması yaptım ve hayatımda hiçbi şey değişmedi.
kediyi saksıda kum banyosu yaparken yakaladım.
osmanlar inşaatın bokunu çıkardı, artık o kadar yakınlar ki fotoğraf çekmeye utanıyorum.
yazın şehirde olmak hoşuma gidiyor.
seyahat öncesi sinirlerim bozuluyor, o yol bitmek bilmiyor. mobil hayattan nefret ediyorum. gideceğim yere varınca bi süre daha devam edip geçiyor bu hal. fakat yola çıkacağım kesinleştiğinden beri kafam kopacakmış gibi ağrımakta, sağıma soluma kramplar girmekte, durmaksızın kendimi sabote etmekteyim. durumum yok.gerçekten.

No comments:

Post a Comment