August 5, 2011

içimdeki derin bozluk

mıhtarın ayılıp kaveyi açmasını bekleyip kendimi buraya attım, dolaptan bi aystii alıp modemi açtım.
birinci haftamı doldurdum kazıda, saçlarım keçeye, ellerim pençeye döndü bile. gözlerimin şişi inmek bilmiyor.

bütün kış okulda "yüksek çözünürlüklü arkeoloji" yapacağım diye dolanıp yazın arazide bu şekilde toprak örneği almak beni de çok üzüyor, ama knidos, sana sesleniyorum, doprakların betona dönmüş yıllar içinde. vesileyle bir arkeoloğun alet çantasına da göz atmış oluyoruz. şerit metre (bilim), sapı kırık fırça (toz-toprak), çapa (aylavyu çapa), ucu sivri arkeolog malası (az bulunur). benim katkım ise evden araklayıp getirdiğim şef bıçağı (özür dilerim, yenisini alıcam söz valla) oldu. görmedikleriniz ise bi çanta dolusu boy boy naylon torba, koli bantı, streç film, çeşitli teneke kutular, kalemler, su termosu falan.

fatma kamçılı'ya ait manikart ve ford marka araba anahtarı bulunmuş, anons etti şimdi belediye. neyse bugün daha ölen olmadı. ben de geçenlerde bütün arazi notlarımı tuttuğum defterimi bakkalda unuttum, bilim dünyası sarsılmadan koşup geri aldım hemen.

bi dahaki sefere ev hayatını belgelemeye çalışacağım. bir de arkeolog pembesi rengini literatüre kazandırmak istiyorum, bakalım kısmet.

2 comments:

  1. oha! arkeolog arkadaşım var yaa, çok havalı... ^.^

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bir de bana sor o havayı öh. Küçük ölçekli dedikodulardan dev skandallara, içim şişti kaç sene.

      Delete