October 15, 2011

blisters and bruises

akşama topuklu ayakkabı okazyonu var, evde ekmek yapıyor olmamın sorumlusu arkadaşım evleniyor. dün can havliyle bi tane dantelli etek aldım, altına babet falan giysem "içimde çocuk ölmedi" gibi bi kız olurum diye korktuğumdan mecbur topunklu giyeceğim. sevimli olmak hayatta en son istediğim şey.
çok seviyorum topuklu ayakkabı ve fekat sevdiğim kadar giyemiyorum. rahatsızlar, acıtıyorlar, sürekli ayaklarımı düşünmekten hiçbişeyin tadını çıkaramıyorum. ama çok beğeniyorum. evde biriktiriyorum, nadiren giyiyorum. içimdeki white trash içimdeki çocuğu dövüyor yani, her taraf panter desenli pump doldu. neyse.

bu fotoğraf louis vuitton 2012 bahar defilesinden, arada takip ettiğim bi hardcore feşın stayla web sayfasında bile "yazıktır bu kızlara" yazmışlar, artık siz düşünün. ayağın sahibi model daha 20 yaşında; londra moda haftası, paris moda haftası derken 1 ay podyumda topukluyla dolaşmaktan ayağının geldiği hal bu.


bu sağdaki de aynı defileden başka bi kızın ayağı. ayakkabı bi de küçük gelmiş, zira defileler için genelde 40 numara ayakkabı kullanılıyormuş, ayağınız daha büyük ya da daha küçükse de başınızın çaresine bakmanız gerekiyormuş. kız demiş ki "büyük modaevlerinin defilelerine hazırlanırken tek bi şey söylüyorlar, daha hızlı yürü, daha hızlı, daha hızlı." hakikaten kabus gibi. başka bi model de son bi ay içinde saçlarının yarısının döküldüğünü, föndü möndü itilip kakılmaktan kopup gittiğini söylemiş. "tekrar çıkarlar, bu da benim işim" demiş sonra da.
ben podyumda düşen model videolarına da gülemem, bu kızlara üzülüyorum, bütün glamour'ının falan yanında bayağı berbat bi iş bu, ayrıca çok kolay yani tek işi elbise taşımak olan 20 yaşında bi çocuğa gülmek. (bizim memlekette ayrı bi model ırkı var, mafyayla düşen kalkanlar, silikonlar falan; bikaç masumu tenzih ederek söylüyorum.)
tabi "eh madem bu kadar acılı, yapmasınlar bu işi o zaman" diyor olabilirsiniz, aynı şeyi başkaları siz her şikayet ettiğinizde de söylüyor olabilir. şu noktada işe konversle gidebiliyor olmama şükrediyorum. son sözüm de sana louis vuitton, ayakkabılar inanılmaz çirkin.

4 comments:

  1. Rahatları da var bunların;
    hafif topuklu hoş olanlar. Bir tanesini Akçaabat'tan aldımdı, 1 seendir giyiyorum yaz kış.

    ReplyDelete
  2. bu ayakların bu hale gelmesinde kötü beslenmenin/hiç beslenmemenin de etkisi büyük, kan dolaşımları düzgün işlemiyor ve her türlü morarıklık, yara bereye çok açıklar. üstelik keşke ayaklar bu hale gelse ama buna değse; çok büyük bir kısmına para ödenmiyor, hediyeler verilip geçiştiriliyor. 3-4i hariç hiçbirinin beş kuruşu yok. hardcore feşının yiyip bitirdiği bu kızcağızlar oluyor. çok fena.

    ReplyDelete
  3. Blogunuzu nasıl keşfettiğimi yazmak istedim :) "etek altına ne tarz ayakkabı giyilir yahuu" diye google da arama yaparken bu korkunç ayakları gördüm ve tıkladım ve bikaç yazınızı okudum, çoook beğendim blogunuzu :) boş vakitlerimde tüm paylaşımlarınızı okumayı planlıyorum ;)
    sevgilerimle...

    ReplyDelete