November 23, 2011

cer modern çok modern

bugün kartopu gibi büyüyen bi ekiple cer modern'e gittik. annemle yola çıkarken önce hayatımın diğer sarı kafası, akabinde de babam dahil oldu plana. esas hedefimiz meclis ve gar gibi ankara'nın mühim binalarının mimarı clemens holzmeister'in suluboyalarını ve eskizlerini görmekti. girişteki çok informatif masada oturan görevli kıza serginin yerini sorduk, kaldırıldı cevabını aldık, ama daha 3 gün oldu açılalı sergi dedik, tavşan gibi gözlerini kırpıştırdı sadece. bıkkın bıkkın mercan dede'nin kolajlarını falan gezerken yanlışlıkla holzmeister sergisini bulduk. güzel peyzaj suluboyaları ve sahne eskizleri vardı. dördümüz arasında resimlerin satılık olabileceğine dair bi şüphe uyandıysa da soracak kimse yoktu, broşür yoktu, yıldık. bundan hiç ders almamış gibi bi de hediyelik eşya dükkanına gittim. plastik küpeler ve polyester kil midir nedir, o korkunç malzemeden yamrı yumru biblolar, 3-5 çok pahalı kitap ve pahalı kırtasiye malzemeleri vardı ki kırtasiyeye para veririm ama ne müzeyle ne de sergilerle alakalı şeyler değillerdi. holzmeister reprödüksiyonu bulma hayallerim dükkanın 80 derecelik sıcaklığıyla eridi gitti. çıkarken informatif kızı gördük, annem "ee sergi açıktı alt katta" dedi, kız tahmin edeceğiniz üzere tavşan gibi gözlerini kırpıştırdı sadece.

holzmeister, naziler iktidara geldikten sonra türkiye'de epey vakit geçirmiş, hatta itü'de ders vermiş bi süre. yukardaki resim 1949'da adana. 

bi de meksikalı jorge marin'in melekleri vardı cer modern'de. fuentes'e kitap yazdıran bronz heykellerden ben en çok bu alttakini beğendim, telefonumla fotoğrafını da çektim kabzımal gibi. broşürde 32 kilo olduğu yazıyor, niye bilmiyorum.


sanatsal çarşambamız gar restoranında japon turistlerle yemek yiyerek devam etti. sonra annemle babam nedense sarı kafalı arkadaşıma asker pazarını göstermek istedi. yeşil donlar atletler, postallar arasında yürürken annemin "ay burda ruj var mıdır acaba, rujumu unutmuşum" dediğini duydum. annemin kendisini, mercan dede'nin kolajlarını havada çırpıp yere çarpacak şiddette bi sanatsal özgürlükle ifade ettiğini düşünüyorum.
netice itibariyle güzel bi gün oldu.

2 comments:

  1. ehehhe

    tavşan kız ve anne süpermiş.

    kız belki telaffuzdan anlayamamıştır.

    ReplyDelete
  2. bilmiyorum ki j., zaten toplam 3 sergi vardı, birinin yerini sorduk holzmayster diye. pek sosyal becerisi olan bi tavşan değildi galiba. ideal bi dünyada böyle yerlerde, ne bileyim, sanat öğrencileri falan part-time çalışmalı bence.

    ReplyDelete