November 4, 2011

nothing is impossible

yıllar önce, ankara'ya ilk geldiğim zamanlarda ders çalışırken sürekli radyodtü dinlerdim. bi şarkı çalarlardı sık sık, kim olduklarını bi türlü öğrenemedim, aylarca tek derdim bu oldu, insanlara sadece nakaratını söyleyerek bilip bilmedikleri sordum falan. bi gün evde otururken gene çalmaya başladı o şarkı, telefonda izmir'den bi arkadaşımla konuşuyordum, "allahım gene çalıyor, aklımı kaçıracağım" dedim. arkadaşım telefonu kapattı, radyodtü'yü aradı, şarkının adını sordu, sonra beni arayıp söyledi. hayatım boyunca pratik bi insan olamadım. allahtan kafası çalışan insanlar tanıyorum.

neyse, şarkı the levellers'ın what a beautiful day'i. ne zaman duysam yüksek sesle eşlik ederim, güzel bi gün olsa da olmasa da. brighton'lı olduklarını ve 19 kasım'da istanbul ghetto'da çalacaklarını da ekleyip gidiyorum. biletler (ohha) 60 lira.

gene de yüksek sesle dinleyin hey heeeeeeey, what a beautiful daaaaaaaaaay! kardeşim Z. ve barda içerken devrim planlayan bütün arkadaşlarım için: "it was on the 5th of november, when time it went back, some say that's impossible, but you and i, we never looked back. and wasn't it incredible, so beautiful and above all, just to see the fuse get lit this time, to light a real bonfire, for all time."

2 comments: