December 19, 2011

but burn burn burn

ilkokuldayken kitaplık koluydum. kütüphanecilik haftası için döviz hazırlamamı istedi öğretmen. babam çizim malzemelerini yaydı masaya, babalık vazifesi gereği bi seri döviz hazırladı, kitapların önemini anlatan. bunca yıl sonra anlıyorum, karı-koca o kadar eğlenmişler ki bu kütüphanecilik haftasında, yıllarca "tanrım, bana çiçek dolu bir bahçe ile kitap dolu bir ev ver!" diye gülüştüler arkamdan. kitaplık kolu ciddi bi müessesedir oysa ki.

çiçeği, kitabı geçtim, tanrım etrafımı sıkıcı olmayan insanlarla çevir lütfen.


4 comments:

  1. çok biyendim. aklıma zizek geldi, konuşmalarını falan dinleyince hep uyuz tiplerin "dostum sakin ol, ne kadar sinirlisin" diyeceği bir adam oysa ki sadece tutkulu ve
    azcık kaçık. (of yea çok saçma oldu böyle söyleyince ama anla işte) bişeyi konuşurken/savunurken terleyen, bağıran, heyecanlanan insanlar olsun etrafımda istiyorum ben de. paşınıt olalım. öyle olmak bir meziyet olsun. sakin olmak değil.

    ReplyDelete
  2. sakin olunabilir, uyuz ve sıradan olunmasın, yüreğim daralıyor.

    ReplyDelete
  3. üf yazdığım komentin bütün gazını indirmişsin bi anda yürek daralmasıyla ahah

    ReplyDelete
  4. hayattan beklentilerim çok yüksek değil.

    ReplyDelete