December 12, 2011

you want commitment? take a look into these eyes.

dün evlilik yıldönümümüzdü. 1 senedir evliyiz kocam the barbarian'la ve inanılmaz çabuk geçti o bi sene, noolduğumuzu anlamadık.

biz barda tanıştık, yani öyle masallar gibi tesadüfler, kelebekler falan yoktu. tek tuhaf şey conan'ı ilk gördüğüm anda evleneceğimizi anlamam oldu herhalde. kendimi bi anda hasta kedimi anlatırken buldum, ki yapmam bunu tanımadığım insanlara. ben gece deri pantolon giyip dışarı çıkan rakınrol biriyim, yeni tanıştığım insanlara kedi anlatmam ama o iki metrelik "boş zamanlarımda amazonlarda ağaç kesiyorum" kılıklı adama anlattım işte o gece. ertesi gün evlenelim dedi, tamam deyip eve döndüğümde 15 yaşındaki tekirim ölmüştü.

üşengeç insanlar olduğumuz için gidip kan vermemiz, gün almamız falan 8 ay sürdü. o arada insanların danaya girmesi gibi köpeğe girdik, koko öyle girdi hayatımıza. nikahtan 4 gün önce nikah şekeri siparişi verdim internetten, nikahtan bi gün önce hala birilerini arayıp nikaha davet ediyordum. küsenler oldu. gelinlik giymediğime inanamayanlar oldu.

nikahın da her anında ayrı fenalık geçirdim sıkıntıdan. biz içerde beklerken kardeşim Z.'nin yarattığı panik dalgası ulaştı bi ara, "yarabbi içeri giriş şarkısı olarak "evli mutlu çocuklu" çalıyor, ablamın haberi var mı?" diye. tabi ki yoktu, can havliyle müzik çalan amcaya ulaştık, birileri arkamızdan "hadi sıra sizde" diye itelerken elvis costello'dan she çarptı gözümüze, ona razı olduk. oysa conan şunu istermiş, dün gece itiraf etti:



müzik skandalları öyle bitmedi tabi, arkadaşlarımız akşam yemeğe gittiğimiz yerdeki müzik grubuna evlendiğimizi söyleyip şarkı istemiş, grup bize "kapı açık arkanı dön ve çık, istenmiyorsun artık"ı hediye etti ahhahhaaha!

yılın ilk karı yağdı o gün, eve dönerken kayıp düştüm bi de. conan sırtında taşıdı eve kadar. böylece evlendik biz bundan bi sene önce. bi senelik deneyimimden de şunu anladım, yanında rahat ettiğiniz biriyse, kafanız aynı şekilde çalışıyorsa, komplekssiz problemsiz tiplerseniz bi şey yok evlilikte, güle oynaya geçiyor vakit birlikte.

fakat yeri gelmişken şu tektaş meselesi hakkında bi senedir içimde tuttuklarımı söylemek istiyorum. benim gibi sakin birini bile delirtecek hale gelebiliyor zira.

benim hasbelkader 2 tane var, ikisi de aile yadigarı. babanem istanbul'da çok iş yapan bi terziydi, sabahlara kadar dikiş dikerek aldığı pırlanta yüzük bana geçti evlenirken. diğeri de kayınvalidemin yüzüğü, bana hediye etti kadın. şu noktada lafım "aaaiiiyy ne gerek var tektaşa falan, çok kıro" deyip her gün 5 defa yüzük mevzuu açan, "bence çok saçma yağğne tektaş" derken kendi parmağındaki kocanın boğazına çökülüp aldırılmış dandik pırlantadan hiç utanmayan bi takım kızlara. valla çok çirkin bu yaptığınız, ben kimseye göstermedim bile "baaaak bu da benim yüzüğümmmm" diye, ayıptır çünkü öyle şeyler. tektaş umrunda olmayan insan benim ayrıca, siz değilsiniz. bu iki yüzük ortaya çıkana kadar aklıma bile gelmedi benim tektaş mektaş. conan'ın ailesi istemeye gelsin de istemedim, nişanlanmak istemedim, hiç tanımadığım akrabaları bi otele doldurup evlenmek de istemedim. tek istediğim nikah gününün bir an önce bitmesi, normal hayatımızın başlamasıydı.

kızlar çok tuhaflar. en ummadığınız kızın içinden delirmiş sindirella çıkabiliyor, hiç tanımadığınız kızlar size ayaküstü hakaret edebiliyorlar. babanemin astragan kürkü de var, tiksinmesem onu da giyerim, size nooluyor?


2 comments:

  1. ahaha danaya girmek gibi kopege girmek. ay cok guldum.
    ayrica o sarki "evli mutlu cocuklu" degil "teklif ediiiyoooorum, benimle evlenirrr misiiiin, cok dusundum son kararim kendimden eminim"di. gercekten oydu, yani demet akalin olsa daha anlamli olurdu. ayrica senden onceki gelinin dunyanin en mutsuz gelini olmasi ve en sonunda aglamaya baslamasi, bizim hasktir noluyo kiza bakislarimizi da hic unutamiyorum. yemekten sonra yanyana yuruyenlerin kayarak got ustu duserken domino etkisiyle yanindakini de dusurmesini, bu sekilde zincirleme bir got ustu dusme seromonisi yasanmasini da arada hatirlayip guluyorum.

    ReplyDelete
  2. benim aklımda kase donduran soğuk dışında, inanamadığım kuaför fiyatı da kalmış. angara farkı :)

    ayrıca nikah masasında kikirdeyip durmanızı da fotoğraf makinesiyle kayda geçirmiş bulunuyorum. neyse ki nikah memuru zevzek espriye meraklı cinsinden değildi.

    conan the barbarian ile deri pantelonlu rakınrol minoshka'ya mutlu yıllar, böyle eğlenceli devam etsin :)

    ReplyDelete