January 2, 2012

baklava dediğin fıstıklı olur

dün gece annemlerde sahte yılbaşı kutladık. 31 aralık sabahı annemi acile kaldırmak zorunda kalınca yılbaşı partisi iptal oldu. annem bi günde kendine gelip pazar akşamı bizi cebren ve hileyle evlerine çekti. çok yemek varmış, atsın mıymış onları.

çılgınlar gibi yedik, trt eski yılbaşı programlarını gösteriyordu, zeki müren çıkınca herkesin kafasını çevirip "saat 12 oldu mu yav?" diye duvar saatine bakması gecenin en komik anıydı sanırım. sahte yılbaşı olduğu için zeki müren 9 civarı çıktı, benim canım feci baklava istedi. conan'la çıkıp mado'dan aldık. yerken de düşündüm, baklava kendi kulvarında en sevdiğim tatlı. sonra aklıma rick stein'ın antep macerası geldi, videosunu buldum, aşağıya koyuyorum.

rick stein pazarda acı biber salçası tattıktan sonra öksürürken yandan uzatılan kayısı kurusuna dikkat edin, böyle küçük şeyler insanlığa inancımı koruyor. imam çağdaş da gerçekten efsane olmuştur antep'te, fekat geçen yaz gittiğimizde kapı duvardı, nereye gittiler bilmiyorum. bi de ramazan'da nazi kebapçı oluyorlar, "iftar açanlara ayırdık hanfendi" diye bize bi tas çorba vermedikleri oldu. biz de bu yaz boş vakitlerimizi öğretmen evinin çay bahçesinde ve yeni restore edilen dünya güzeli bayaz han'ın içindeki shakespeare pub'da geçirdik.

baklava gerçekten de kendi çapında bi mucize, o havada uçuşan incecik yufkalar, o dünyanın en güzel yeşili, şerbeti şurubu. şu noktada rick stein'a da bi çift lafım var, yunanlılar baklava yapacak sabra sahip olsalardı şu anda batıyor olmazlardı. (merhaba, ben fermina d., mutfak milliyetçisiyim.)

rick stein'ın lahmacun tarifini de denedik, çok güzel oldu bu arada.

No comments:

Post a Comment