January 7, 2012

mutfakta conan var

markette kavgaya karıştım sabah sabah, kadınlar size sesleniyorum, lütfen market arabalarını kasa sırasına sokup alışverişe devam etmeyin! bi de elinizde domateslerle koşup niye öne geçiyorum diye atar yapıyorsunuz ya, aklımı kaçıracağım yemin ederim.

conan tavuk marine etmeye karar verip mutfağa kapandı. "BURAYA GELMEN LAZIM!" diye seslendiğinde şüphelenmiştim ama bu "sabaha karşı barda kızlar tuvaleti" sahnesini hiç beklemiyordum. marineli tavukların yarısını yerden, bi kısmını da conan'ın üzerinden kazıyıp çöpe attığımız halde hala orduya yetecek kadar tavuk var. arayıp annemleri çağırmak zorunda kaldık.

conan bi miktar kusmuk şakasından sonra "hah bloguna malzeme çıktı, yazarsın bi sayfa" diye hakaret etmeyi de ihmal etmedi. ve akabinde evi süpürmeye başladı. koltukları itince koko'nun zulalarından birini patlattık istemeyerek de olsa. özenle saklar kemiklerini saftirik.


süper gerizekalı domestik bi cumartesi geçiriyorum, 10 dakikada bi de kalkıp koko'ya teras kapısını açıyorum, allahım o yılbaşı piyangosunu kendim için değil gerçekten koko için istemiştim ben. doprak lazım köpeğimize, bahçe lazım, köpenk kapısı lazım.


2 comments:

  1. götüreyim yarın onu ben. ofisin bahçesine salarım. gelir alırsınız sonra.

    ben de çok istiyorum bir hayvan besliyim. kuşlarım da yok artık.

    ReplyDelete
  2. al götür, havai fişeklerle uğurlarız sizi ahahaha! ama ben sana olacakları söyleyeyim; bahçeye salarsın, on dakka koşar orda, sevinir falan, sonra üşüyünce gelip kucağına çıkmaya çalışır, o arada kıçıyla kompüteri devirir, telefonla konuşmanı kıskanıp boştaki kulağına ulur, yalar. camdan dışarı bakıp ağlar, dışardan içeri bakıp ağlar. yemek yedirmez, ağlar. gece de gelip kaşık yapmaya çalışır, olmadı sen uyuduğun anda beline konar iri bi tavuk gibi.
    nihai çözümün bi köpek daha alıp birbirlerine bela olsunlar diye ummak olduğunu düşünüyorum.

    ReplyDelete