January 19, 2012

vicdan

yıldönümlerini, doğumgünlerini unuturum ben. haftasonu conan'la "ne gün evlendiydik biz, 10 muydu 11 mi?" diye birbirimize baktık gözlerimizi kırpıştırarak. ama bazı günleri unutamıyorum.

19 ocak 2007 günü okuldaydım, sarı kafayla heritage management dersinin ödevini yetiştiriyorduk. ben göbeklitepe ve urfa'nın unesco dünya mirası listesine başvurusunu hazırlıyordum, sarman ani'yi yazıyordu. dönem boyu derste sümela'dan da bahsedenler oldu, akdamar adası'ndan da. 10 kişilik grubumuzla, kendi aramızda, çokkültürlülük falan. ne tahammüllüydü herkes, ne güzel dersti.

biz o gün ödevleri bitiremeden hrant dink'i öldürdüler. o an hissettiğim utanç 5 yıldır geçmedi. insanlığımdan utandım, patlak pabucuyla yerde yatan adamın kime ne zararı vardı diye düşünüp, çocuklarını, karısını düşünüp. 5 yıl sonra bi baktım ki aynı yerdeyiz, hatta üstüne bi de hakaret etmeye başlamışız. milliyet gazetesi haber vermiş, "vicdanlar bugün sokakta" diye, alın size okuyucu yorumları. olduğu gibi kopyalıyorum.

Yürüş yapanlar vicdanlıda biz vindansızmıyız
GERONIMO - 1 saat önce


o kadar esker şehit olurken bu vicdanlar nerelerde acaba?
2029498 - 1 saat önce


Adalet yerini bulana kadar her zaman haksızın yanında olmak insanlık borcumuzdur.
merhaba50 - 2 saat önce




bi de sinirle yazmışlar, ne yazdıklarına bile bakmadan, vicdan olmuş vindan. "hrank bey" vardı bi tane, onu görmezden geldim artık. bu "yeaaa asker de ölüyor, ona niye ses çıkarmıyorsunuz" tipi argümanlar hayatta en nefret ettiğim argümanlardır. bu tip insanlar karşınıza "yeaa aç insanlar varken hayvanlara niye acıyorsun", "yeaaa homoseksüellik hastalıktır, hem sana nooluyo" diye de çıkar. benim çıktı. çünkü bu gerizekalılar herkesi kendileri gibi dünya yıkılırken götlerini yayıp oturuyor zanneder. herkesi kendisi kadar aptal zanneder. hrant dink'in öldürülmesine isyan ettiğin için 18 yaşında çocukların dağlarda parçalanmasına isyan edemezsin çünkü. şu yukardaki son yorum gibi, kafası karışık insanların, dili sürçüyor, bilinçaltı fırlıyor, iyi bişey yapıp haksızın! yanında yer almak istiyor ama nerelolüyor, derken mavi ekran veriyor.


canım kardeşim, adam işinden evine giderken sokakta öldürüldü, biri canını aldı, anlıyor musun? ermeni diye, gazeteci diye. üstüne bi de katili övdü bu ülke, kafasına taktığı bere moda oldu. bu ne ilk ne de son, kimlerin evlerinin önünde havaya uçurulduğunu gördük, gene sadece gazetede yazı yazıyor diye. o zamanlar faili meçhul olurdu, şimdi meşhur oluyor failler. bunu kaldırıyor vicdanlarınız.


ben hrant dink için ağladım oturup, askerliğin mecburi olduğu bu ülkede dağlara gidip de dönemeyen çocuklara ağladım, bu ülkenin işkence edilen, açlıktan ölen, tecavüz edilen çocuklarına, kadınlarına, hayvanlarına ağladım. tekel işçilerine ağladım, beden eğitimi öğretmeni oğlu 9 yıldır atanmayan taksici "oğlum evde aklını kaçırdı" dediğinde ağladım. kendimi sorumlu hissediyorum, kötü hissediyorum. adalet, merhamet, hiç olmadı biraz aklıselim istiyorum. bunlar olana kadar da hem ermeni hem museviyim, ayrıca transseksüel ve işsizim, cizre'de vatani görevimi yapmak zorundayım ve kürdüm, üstelik dayak yiyen bi kadınım. ve hep burdayım. 

No comments:

Post a Comment