May 25, 2012

gezildi, tozuldu

jardzy ile buluştuk dün. hatta tostumuzu yerken sarı kafalı solmeytim de gaipten çıkıp beliriverdi, bi çay içip gitti.

gün içinde girip çıktığımız birbirinden acayip dükkanlardan biri de yandaki "saççı" dükkanıydı, j. burdan gümüş renkli jöle aldı. eğer olur da bi gün takma kirpiklerimizi yapıştırmak için yardım istersek arayalım diye kartını da verdi bize dükkan sahibesi. j. de "bak ne güzel mint yeşili peruk, sen seversin, bi taksana ehihih" diye eğlendi o arada.
takmadım peruğu.

akabinde kendimizi bi batıl itikat rüzgarına bıraktık. bana sorsanız "hintçi" dükkanı diyeceğim yerler meğer bi yandan da feng-şui'ciymiş. bi tanesinde nerdeyse hayat hikayelerimizi anlattık karşılıklı.
j., dükkanın bereket köşesini tespit eder, ben her şeyi ellerken dışardan bi ses geldi; "çocuğa alfabenin başlarından bi harfle başlayan isim koyun, sonlardan olmaz!" diye. kardeşim z.'yi düşündüm.

tokacılara falan da girip çıktık, ve bahsettiğim bütün bu dükkanlardan sahiplerinin iyi niyet temennileriyle ayrıldık, hayatımda bu kadar pozitif bi şekilde dükkan gezmedim ben. yani tokacı adam neden herşeyin gönlümüzce olmasını diledi arkamızdan, hala anlayabilmiş değilim. sanırım ankara'nın zaman-mekan örgüsündeki spritüel bi deliğin içine düştük dün. loto gene çıkmadı bana yalnız, bunu da belirtmek isterim.

bunlar da benim feng-şui şeylerim, bunları conan'ın ofisine yerleştirmem gerekiyor ki frodo'nun mordor yolculuğu kadar zorlu olacağını tahmin ediyorum. çan falan neyse de bu kurbağa gerçekten conanlığın temel ilkelerine ters.


benim için gün, bi miktar bomonti birası ve üstüne çay içip j. ve BK ile kedilerden köpeklerden bahsederek nihayete erdi. j. için en uygun ev hayvanının bi siyam kedisi olduğuna karar verdik, kendilerini köpek zanneden çok zeki kedilerdir siyamlar. tek bi kişiye yapışırlar ve çok konuşurlar. bu aşağıdaki de benim siyam kedim koko, hayatımın en güzel 2 yılıydı, 2 hafta durmaksızın, bikaç ay da aralıklı olarak ağladım arkasından.

hemen arkasında en sevdiği oyuncağı şapkalı fili görmektesiniz. ve evet köpeğimiz koko'nun adı siyam kedim koko'dan geliyor, ben de böyle sentimental çöp yığını biriyim.



5 comments:

  1. miyav.

    beleşe hayvan dağıtan site buldum. giderken alabilirsem güzel olacak.

    ReplyDelete
  2. kurbağayı görünmeyen yere koyabilirsin :)

    ReplyDelete
  3. tamam kurbağayı kamufle edeceğim bi şekilde. kediyi de alırsan haber ver, vereceğim şeyleri vereyim sana.

    ReplyDelete
  4. merhabalar!

    bunlari boyle gorunce, ustune bir de mutlu ve pozitif saticilar oldugunu ogrenince sormadan edemedim: sahi ankara'nin neresinde bu feng-shuiciler carsisi?

    ReplyDelete
  5. sevgili huysuzakademik, kuğulu işhanı'nın alt katında bu dükkanlar. ben ilk girdiğimiz dükkanı daha çok sevdim, hem sanırım fiyatları daha ucuzdu. adını hatırlayamıyorum dükkanın, jardzy biliyor olabilir!

    ReplyDelete