July 5, 2012

burada yağmurlar yağıyor

fermina daza'yla depresif ankara turları kaldığı yerden devam ediyor.
ulucanlar cezaevi müzesi'ne gittik bugün. keşke sağa sola mankenler yerleştirmeselermiş, bina zaten olduğu gibi can sıkıcı. ama derli toplu buldum bi müze olarak. mektuplar, belgeler, kişisel eşyalar vardı.


koğuşlardan biri, dipteki yatakların üzerinde balmumu mankenler oturuyor.

adnan cemgil'in oğlu sinan'a mektubu.

öğretmeninden hep aferin alan 6 yaşındaki sinan'ın babasına mektubu.

bu 2 mektubu okuyup ağladım. sinan bu mektubu yazdıktan 20 sene kadar sonra arkadaşları ulucanlar'da asıldı, kendisi nurhak'ta öldürüldü. karlı masala ne oldu, hiç bilmiyorum. dünyanın her yerinde bu tip müzelerde bi "bi daha asla" havası olur, burda yoktu o hatalardan ders almış olma hali. türkiye'de ölüm cezasının 2004 yılında kalktığını söyleyen bi yazı vardı darağacının üstünde sadece.

çıkışa yakın küçük bi kafeterya yapmışlar, burnumu çeke çeke çay içtim. çay yapan kadının kızıyla sohbet ettim biraz, düşüp elini yarmış, 2 dikiş atmışlar. "revani yaptım yer misiniz?" dedi annesi, çok sıcaktı hava, yiyemedik.

çıkıp dolmuşa atladık, cermodern'deki escher sergisine gittik. onu da yazayım bilahare.

No comments:

Post a Comment