August 3, 2012

aylavyu ptt

trala laaa laaaaa! bunları posta kutusunda buldum bugün! yanlarında iki tane de postcrossing kartpostalı vardı, üstelik biri taaa brezilya'dan gelmiş. nasıl sevindim anlatamam, bi yandan yürüyüp bi yandan zarfları açarken kar küreme kamyonunun altında kalıyordum. bilmiyorum neden ortalıkta dolaşıyor belediyenin kar küreme kamyonu, şöförün de bildiğini pek zannetmiyorum, tuhaf tuhaf baktık birbirimize. sonra yolumuza devam ettik sessizce.


bayram tebriklerine çok sevindim, çünkü çok nazikçe düşünülüp seçilmiş kartlar, içlerine yazılanlar da öyle. sevgili sinem, ben o çömleklere sarılıp yatar şiiri de yüksek sesle okurum! çok güzeller! sevgili seda, kartı çoook beğendim, ben de benzettim fermina daza'ya. bu marquez referansını hep kalbimde saklayacağım! sevgili leylak dalı, bu yaştan sonra selçuklulara ve çinilere merak salmışken çok güzel bi sürpriz oldu bu, çok beğendim! size ayrıca bizi organize ettiğiniz için de çok teşekkür ederim. tekiri de karşıma koydum, birbirimize bakıyoruz şu anda.

sol kenardaki london kartı da saçaklı'aanım tarafından yollanmış. tam "oh oh ne güzel" diye okumaya başlamıştım ki blogunu hop ortadan kayboldu, sonra hop kardeşimin yanında brighton'da ortaya çıktı. bu çılgın macerasını yakinen takip ediyorum, kardeşimle buluşabildiler mi bilmiyorum. saçaklı kedisi, senin bi de bana bi adres vermen gerekiyor!

ayh. çok mutluyum.

bugün bi de kartpostal bastırmayı başardım. aslında çok üşenirdim ama kart atmam gereken adres 82 yaşında yaşında bi hollandalı'ya ait çıktı. postcrossing hesabını torunu açmış, ananesi öldükten sonra dedesi çok yalnız kalmış, kartpostallara çok seviniyormuş. bi de atları çok severmiş. yok hiçbi yerde atlı kart, o yüzden oturdum internetten onlarca at resmi indirdim, kartpostal arkası buldum, onları microsoft publisher'da kestim biçtim ve bugün office 1 superstore'a gidip bastırdım. toplam 8 kartpostal için 4 lira ödedim.


bayağı oldu kartpostal gibi, varmış ellerinde kalın kağıt. beyaz atları internetten buldum, diğerini de british museum'da ben çekmiştim. bi copyright felaketine yol açtım mı bilmiyorum ama bi yanda atlı kart bekleyen 82 yaşında yalnız bi dede vardı diğer yandan da atlar herkesindir, hele bi de elalemin memleketinde bulunup ingiltere'ye taşınmış at heykeliyse.

kızılay'da dolandım biraz, eski küçük dost'tan biraz kartpostal aldım, kırtasiye gezdim. sonra sağanak indirdi, kocam the barbarian'la bi şeyler yiyip eve döndük. güzel bi gün oldu bu.

5 comments:

  1. eneee ulaşmış :D
    yok daha buluşamadık yauww, el kadar Brighton'da bir türlü denk getiremedik :))
    ama wlla da billa da dünya küçük! (:

    ReplyDelete
  2. mrehaba
    benimki de yola çıkcak yakında elınde olur

    ReplyDelete
  3. Kartın ulaştığına ve beğenmene çok sevindim, buarada kart yapma fikrin ve ortaya çıkan emeğine bayıldım, süpersin:)

    ReplyDelete
  4. Sevgili Mina, kartın ulaştı, yazdıklarına bayıldım. Mesafeler hiç sorun değil inan! Umarım benim kartım da yakında ulaşır. Ve umarım bu kartpostal etkinlikleri hiç bitmez, inanılmaz büyük bir mutluluk. :)

    ReplyDelete
  5. Ay çok sevindim ulaşmasına! E tamam o zaman ben burdan yetişirim meselelere :)

    ReplyDelete