August 1, 2012

mellaart

şimdi gördüm, çok üzüldüm. james mellaart ölmüş, çatalhöyük'ü bulan ve ilk kazan mellaart. doğru dürüst bi fotoğrafı yok ortalıkta, bu pul kadar şeyi koydum mecburen. elinde çatalhöyük'ünün bi fotoğrafı, arkasında kilimi. biliyorsunuz bu motifler bu toprakların binlerce yıllık mazisidir, mellaart bunu ilk söyleyenlerdendi. ah gözünü sevdiğimin 1960'lar arkeolojisi, yeni fikirlerin havalarda uçuştuğu, özgürlükçü 1960'lar.

müze gezdirirken çok da iyi şeyler söylemem mellaart hakkında, bi takım şaibeli durumlar içinde bulmuş hep kendini, içinde yayınlanmamış raporlarla yanan evler, havaalanında bavuldan çıkan eserler, nedense yerini unuttuğu mezarlardan gelme eserler, vapurda giderken elinden denize düşüveren eserler falan. bi konuda hakkını veririm, hep de vereceğim, dünyanın en güzel yerlerinden birini kazdı. ve kimsenin yapmadığı gibi yorumladı bulduklarını. çatalhöyük'te hayat hakkında konuştu, insanlar hakkında, mevsimlerden, çiçeklerden, inanç dünyalarından bahsetti. bunlar benim için çok önemli.

çatalhöyük'te onun kazdığı alanların üzerine çatı örttüler, gezebiliyorsunuz. çok heyecanlanmıştım görünce, nefesim kesilmişti "allahım mellaart'ın kazdığı yerdeyim!" diye.

mellaart'tan çok etkilenip lisans tezimi çatalhöyük hakkında yazmıştım, sonrası çorap söküğü gibi geldi, neolitik döneme bulaşmamın sorumlularındandır kendileri. iyisiyle kötüsüyle harika bi hayat yaşadığını düşünüyorum, önünde saygıyla eğiliyorum. çatalhöyük durdukça mellart'ı da hatırlayacak insanlar.




4 comments:

  1. Benim de aklıma çok küçükken okuduğum bir Bilim Çocuk sayısı geldi. Demek bu amcaymış ha kazan...
    Annem olsa "Nur içinde yatsın" derdi :D

    ReplyDelete
  2. yaa bu amcaydı, şimdilerde de bi öğrencisi kazıyor.
    çok öğrenciye ilham vermiştir, sırf bu yüzden yatabilir nur içinde.

    ReplyDelete
  3. hep bir arkeolog ile kesfettigi yer/nesneler arasindaki bagi anlamaya calismisimdir. annenin sahiplik duygusu gibi birsey gelisiyor olmali, bilim insanligi etigini dahi asan cok guclu bir duygu...

    ReplyDelete
  4. her arkeologda olduğunu söyleyemeyeceğim ama çoğu arkadaşımda var o duygu. 5 yıldır çalıştığım kazının akibeti de belli değil, çok endişeleniyorum. artık gitmek istemesem de, çok yılmış olsam da endişeleniyorum kim kazacak, nasıl kazacak diye. büyük ihtimalle hayatımın sonuna kadar da takip edeceğim o höyüğü.
    bilmiyorum başkaları nasıl tanımlıyor ama bende hep merhametle karışık bi duygu oldu o. o kadar eski bi bağ ki, bazen ağlatır beni.

    ReplyDelete