September 18, 2012

bi film, bi şarkı ve başka şeyler

dün akşam wild bill'i seyrettik, beğendim ben. konusunu yazayım, belki ilginizi çeker.

bill 8 sene sonra uyuşturucu, adam öldürmeye teşebbüs gibi suçlarla girdiği hapisten çıkar, anneleriyle sandığı 2 çocuğunun onca yıldır bi başlarına yaşadığını farkeder. anne başka bi adamla basıp gitmiştir, çocukların biri 11, öbürü 16 yaşındadır ve ne çocuklar baba ister ne de bill'in babalık yapmak gibi bi niyeti vardır.

o arada sosyal hizmetler duruma uyanır, çocuklardan büyük olan koruyucu aileye gitmemek için bill'i tehdit ve ikna eder: sen bize bakacakmışsın gibi davran, ben de hapisten çıkar çıkmaz eski günlerine döndüğünü polise ihbar etmeyeyim.

bu zorunlu babalık müessesesi çerçevesinde olaylar gelişir. küçük mutlu anlar, dramlar, gençlik aşkları, ingiltere'nin fakir tarafı ve normal insanların dünyasından kendine küçük bi parça isteyen bill'in başına gelenler.

oynayan herkesi pek beğendim. andy serkis'i küçük bi yan rolde görünce güldük, en son sanat belgeselinde van gogh olarak seyretmiştik. meh meh meh her rolün adamı diye takdir ettik mr. gollum'u. andy serkissssssss. ehihihiih.

yarın güzide üniversitemizde kayıtlar başlıyor, kişilik bölünmesi çerçevesinde sekreterlik de yaptığım için gidip kayıtlara bakacağım. dı özgür ruhlu kuaför emre, tam da korktuğum gibi gene ayrılmış son çalıştığı yerden. en azından telefonu çalışıyor diye sevindim, pazar gününe randevulaştık, bi arkadaşının dükkanında bu kafamın tepesinde havaya dikilen 2 tel beyaz saçtan kurtaracak beni.

2 tane mektup arkadaşım var artık benim, postcrossing forumundan buldum, onlara cevap yazmam lazım. katrin'le müzik zevkimiz uydu, kai'la da hayattan beklentilerimiz. k.'lerden amerikalı olanının mektubun sonuna "obama'ya oy vereceğim ben" diye eklemesi hem hüzünlendirdi beni, hem hoşuma gitti. ben nasıl dandik bi film seyredip elçilik yakan kuduz biri olduğum düşünülsün istemiyorsam, o da obez ve aptal bi amerikalı olduğu düşünülsün istemiyor demek ki. hayat, bizi nelere mecbur bırakıyorsun. ha obama çok mu şahane diyor olabilirsiniz, en azından hakaret etmiyor herkese. benim standartlarım çok düştü geçtiğimiz yıllar içinde ahhahaha!

gideyim bari. çinli bi kıza çok süper karışık cd yaptım, onu yollayacağım, 3 tane de kart var atmam gereken. kızılay'dan çerçevelettiğim reprodüksiyonları alayım. giderken şu çalıyor çinli kız miksinde, siz de dinleyin.

morrissey geliyor ve diyor ki, beni yaşayan bi ölüye dönderiverdin.



No comments:

Post a Comment