September 10, 2012

"spinning on that dizzy edge"

arkeoloji teorisi, bazen çok zorlamasın, bazen de çok özenti. bu fotoğrafta da çok atarlısın. ki beğenmişim zamanında. satır altı çizen halimden hiç hoşlanmıyorum. huyum değildir pek çizmek.
bu kitabı da 4 yılda 1 falan açıyorum, vicdan azabı gibi dolaşıyor benle yıllardır.
bunun dışında;
- berbere gitmem lazım hem de çok acil.
- ya bi kartpostal blogu açacağım ya da burayı dönüştüreceğim, bilmiyorum. bu çok acil değil.
- d&r'da sepetten 5 liraya aldığım polisiye çok güzel çıktı, hayretler içindeyim.
- bayağı sonbahar geldi ankara'ya, buna da hayret ettim, yaz hiç bitmeyecek gibi geliyordu.
- ben gene böyle kitaplarla boğuşurken the cure konseri kaçırmıştım, o kadar üzülmüştüm ki annem bile üzülmüştü.

şunu ekleyeyim gideyim, en sevdiğim 3 the cure şarkısından biri.




12 comments:

  1. -D&r da kesinlikle sürprizlerle dolu.Tecrübelerle sabittir :)
    -Bence karpostal bloguna gerek yok burda görmek güzel olur.İlgi dağılmasın :)
    -Ankara'nın sonbaharlarını bile özledim :)
    -Bu arada şarkı da güzelmiş.Yorumu yazarken bilgisayara inmiştir bile :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. -ben daha dikkatli bakayım o 5 lira sepetlerine :)
      -güzel bi vaşak kartpostalı geldi, onu koyayım o zaman bi sonraki yazıya.
      -hava güzel ama ne giyeceğimi bilemiyorum :)
      -ben de bi daha dinleyeyim :)

      Delete
  2. Yaşasın, ankaradaymışsın! =) Gelsin sonbahar ankara'ya, çabuk gelsin, hiç gitmesin =)
    Sanırım postcrossing üyesisin. Ben de yeni üye oldum ama nereden kartpostal alabileceğimi bilemiyorum. Sen nereden alıyorsun?
    Sevgiler ;)

    ReplyDelete
    Replies
    1. bahar kalacaksa bi şikayetim yok ama arkasından başka bi arkadaşını getiriyor, esas ona gıcığım ben :)
      kızılay'da, karanfil sokak'ta gür kırtasiye (copy-center oldu tabi artık) var, orda 50 kuruşa güzel türkiye kartpostalları ve manzaralar var, keskin color kartpostalları. konur sokak'taki küçük dost kitabevi'nde bi miktar ankara manzarası, siyah-beyaz atatürk fotoğraflarından kartlar, güzel büyük bi takım desenli kartpostallar, dali'nin falan resimleri, bi de kedili-köpekli karikatürlü kartpostallar var. bunların da çoğu 50 kuruş. tunalı hilmi'de bi tane süvenirci amca var ya, kesin biliyorsundur, böyle vitrini turistik ıvır zıvır dolu hani, onda da türkiye kartpostalları var, geçenlerde 80'lerden kalma ankara kartları aldım ordan, üstünde ankara yazamasa anlamazdım neresi olduğunu :) süvenirci amca da 50 kuruşa satıyor. gene tunalı'da mango'nun sırasındaki pasajlardan birinde bi kırtasiye var, onda da az sayıda resim kartpostalı buldum, bi tane manet, bi-iki tane de türk ressamın manzara resimleri, suluboya istanbul manzaraları falan aldım.
      bunlar dışında gördüğüm her kırtasiyeye dalıyorum. esas lise yanı kırtasiyelerinden umutluyum, eskiden yakınlarında okul olan kırtasiyelerde gençsel kartpostallar olurdu, şarkıcılar, siyah-beyaz romantik fotoğraflar falan :) bulursam öyle bi yer, yazarım kedicik :)

      Delete
  3. ben de o arkadaştan pek hoşlanmıyorum. 4-5 ay kalkmıyor o kar örtüsü özellikle yüksek yerlerden, sonra tıntın yürümeler, üşüyüp titremeler, kayıp düşmeler falan :/
    keskin color'ın dışkapıda bir şubesi açılmış, ona gitmeyi düşünüyordum ben de ama daha merkezi bir yeri tercih ederim tabi. ben internetten araştırma yaptığımda keskin colordan on kuruşa aldıklarını söylemiş bazı postcrossing üyeleri. 50 kuruşu pahalı bulmuşlar ki 100 tane falan aldığını düşünürsen pahalı oluyor. keskin color'a gider yüz ikiyüz sömürürüm diyordum =)
    tamamdır ben de bi keşfe çıkıyım, bulursam hoş kartpostallar bulabileceğimiz yerler yazarım.
    bir de bu süvenirci amcayı bilmiyorum ben, tam olarak nerede?
    kocaman teşekkürler ;)

    ReplyDelete
    Replies
    1. okudum ben de o dışkapı'daki keskin color'u ama gözüm yemedi oralara kadar gitmeyi :) süvenirci amca da dahil bahsettiğim bütün türkiye kartları zaten hep keskin color, o yüzden kaynağa gidersen hem çeşit bol olur hem de ucuza alırsın. süvenirci amca'nın dükkanı tunalı'da mango'nun karşı kaldırımında, belki biraz çaprazında kalıyordur. o kaldırımdan yürürsen kaçırmazsın, vitrininde çini tabaklar, gümüş takılar falan var.
      en çok çeşit gür kırtasiyede bu arada :)

      Delete
  4. Ben geçen gün bir de sanırım Kamil Koç Kızılay şubesinin olduğu sokaktı-İnkılap ya da Bayındır-orada bir kırtasiye gördüm. Önünde eskiden olduğu gibi kartpostal dizili bir stand vardı, gözden kaçırmayın derim.
    Fermina sen nerelerdesin, her blog açışımda gözüm seni arıyor, tembellikten vazgeç, yaz lütfen, özledik:)
    Evet Ankara'nın en güzel mevsimi geldi geliyor, ben de ay sonuna kadar tadını çıkarıp uzatılmış bir yaz için Antalya'ya, evime döneceğim. Sonra gelsin festival, gitsin konser:)
    Sevgiler...

    ReplyDelete
    Replies
    1. aaa bakayım ben bi kızılay'a indiğimde. böyle meşhurlu kartlar olsa ne güzel olurdu, en son urfa'da gördüm ibrahim tatlıses'li, sibel can'lı falan ahahhaha!

      tamam yazacağım daha sık, böyle bi içim kaçar gibi oldu, geçmiştir herhalde :)

      Delete
  5. Bir de The Cure mu?!
    Haklıymışsın! *.* Ruhlarımız -bir ihtimal- ikiz değilse kuzen! Ama kesin bir akrabalık var!

    ReplyDelete
    Replies
    1. o sana bahsettiğim kasetler de the cure kasetleri zaten ahhahha :)

      Delete