January 20, 2013

metalika

bu yandaki metallica tişörtünün sweatshirt versiyonu vardı bende, ergenliğimde çok giydim, hatta doğum günü hediyesiydi galiba. çok hatırası var. yıllarca gözüm gibi baktığım halde sonunda paspas oldu, o yüzden bu fotoğrafla yetineceğiz, bi şey anlatacağım çünkü.

bi önceki yazıda bahsettiğim lise arkadaşım hayatıma önce kabus olarak girdi. çantamı 4. kattan aşağı atmalar, sandviçlerimi çalmalar, altımdan sıra çekmeler falan. şişman, gözlüklü ve diş telli bi kız olarak elimden geleni yaptım ama başa çıkmak mümkün değildi. sonra hormonlarımız biraz dengelenir gibi oldu, arkadaş olduk, hatta kazık kadar uzun tipler olarak sıra arkadaşı olduk. ha eziyet bitmedi tabi, gene attı çantamı pencereden aşağı ama ben umursamamaya başladım. ben ne kadar asi, rakçı ve yağlı saçlıysam o da o kadar mahalle delikanlısıydı. en sevdiğim sınıf arkadaşlarımdan biridir, hep öyle oldu.

hala anlattığımız bi kuşadası gezisine gitmiştik günübirlik. bütün gün kuduruldu plajda, bu arkadaşımın gözüne kestirdiği bi kız vardı, onun dikkatini çekeceğim diye beni sırtlayıp denize attı. o arada ayağı takılıp kendi de yuvarlandı suya. hava kararmaya başladı, kuruyamayacağımızı anlayınca bana birileri ceket meket verdi, bu hormon bombası kazık arkadaşım da benim çantamdaki yedek sweatshirte kaldı. metallica sweatshirtüne.

geçen cuma gecesi, herhalde yüzüncü kez gene bu kuşadası gezisini hatırladık. metallica'nın hayatımızdaki yerinden bahsettik, o sweatshirtle mahalleye girmenin delikanlılığını nasıl yerle bir ettiğini anlattı, güldük gene. annesi yıkayıp ütüleyip yollamıştı sweatshirtümü, ben en çok bu detayı seviyorum.

12 yaşımızdan beri tanışıyoruz, bunca yıldır hiç bi zaman ne ortak zevklerimiz oldu, ne de bi konu üzerinde anlaşabildik. ama o ortaokul-lise yıllarında yanımda olmasaydı ne yapardım bilmiyorum. süper bi sıra arkadaşı, okulu kırma partneri ve bodyguard oldu bana. eğer çantamın pencereden aşağı atılması gerekiyorsa bunu kendi yaptı, başka da kimse ilişemedi bana.

izmir'de buluşmak için sözleşip ayrıldık, uçağa yetişmesi gerekiyordu. bu şarkıyı gıyabında kendisi için çalıyorum. yaşasın pazar pazar hevi metal.




4 comments:

  1. Şişman ve telli olduğuna inanmıyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. aa tabi canım, ben sınıfta yürürken adımlarıma "dırrş dırrş" diye efekt yapardı bu hayvanlar :) 1buçuk sene kadar da sabit tel taktım. sporda berbattım, bi hayli miyoptum, sivilcelerden bahsetmiyorum bile bak :)

      Delete
    2. O zaman ne oldu sana ne oldu?!
      Nasıl böyle oldun?!
      Ya da eğer bu gerçekse ben kendimden umudu kesmeyeyim mi? :D

      Delete
    3. aslında her şey aynı :) gözlük takmıyorum, yarı kör dolaşıyorum. cildim bi türlü tamamen düzelmedi. liseye geçerken bi anda zayıflamıştım, öyle sopa gibi dolaştım uzun süre. sonra gene kilo aldım, daha doğrusu yağlanarak yaşlanıyorum.
      dişlerim düzgün allah için.
      senin neyin var yahu, ne güzel kızsın, üstelik bi de akıllısın? paspasın olsun senin herkes, peheyy.

      Delete