January 31, 2013

zelanda tavşanı

saat kaç olmuş, hala yatamadım. yatmadığım gibi bi de kanıt dizisini seyrediyorum.

bütün günü devasa sırt çantamla okulda, kütüphanede, toplantıda falan geçirdim. çantamda spor eşyalarım vardı. spora gitmeye muvaffak olamadım.

nihayet laptopumla okulda internete bağlanabildim. kütüphanedeki abi, çok iyi bi insansın.

yeni bi çerçeveci denedim güvenlik caddesi'nin aşağısında, çok memnun kaldım. bi finlandiya kartpostalı, bi munch reprödüksiyonu, bi de afiş. ucuza da yaptı. o da iyi bi insana benziyordu.

yandaki tavşan yeni zelanda'dan geldi, onu da çok beğendim. gönderen postcrosser da haftaya çanakkale'ye geliyormuş. "troya'yı gez mutlaka" diye mesaj attım.

hava soğuk. bunu da gerizekalı gibi yazdım ama gerçekten hiç sevmiyorum kış mevsimini.

gideyim de kitap okuyayım. bi bernie rhodenbarr polisiyesi okuyorum, edebiyatlı, gönülçelenli falan.

yarın, ayda bi dükkan değiştiren, telefonunu kapatan, ortadan kaybolup yeniden beliriveren asi ruhlu berber emre'nin peşine düşeceğim, şimdiden ruhum örselendi.


6 comments:

  1. Tavşan resmi yağlıboyayla yapılmış. Çok basit ama mükemmel bir resim çıkmış ortaya.

    ReplyDelete
    Replies
    1. evet, o basitliği çok güzel gerçekten. yağlıboyaymış çağatay bey, japon bi ressam, yuko murata diye. resmin adı da "arkadaşımın tavşanı".

      Delete
  2. kışş... üşümek istemiyorum artık ya :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. biraz daha dişimizi sıkarsak bitecek ness, bak ocak bitti bile. az kaldı bahara!

      Delete
  3. Replies
    1. uzun ve berbat bi kışın arkasından gelen bahar daha da kıymetli oluyor, haklısın. beklemesi zor işte :)

      Delete