February 6, 2013

alo necdet abi nerdesin?

ankaralı taksicilerle aram iyi çok şükür. en favori hikayem, ben arkada ağlarken hiç sesini çıkarmadan beni eve getiren, ben inerken de "lütfen üzülmeyin, hiçbi şey için ağlamaya değmez" diyen taksici. birine alan bırakmanın, nezaketin falan doruk noktasıydı.

geçen cuma çok tatsızdı ankara, tunalı'ya indik, arkadaşım S. ile buluşup yemek yiyecektik. biz buluşamadan annem aradı, "eve dönün amerikan elçiliği'ni patlattılar" diye. akabinde de bi yarım saat panik atak geçirdim, S.'nin yürüyüş rotası üzerinde çünkü elçilik. aradım açmadı, soğuk terler falan derken aradı, bi sonraki sokaktan döndüğünü, yolda olduğunu söyledi. buluştuk, eve falan da dönmedik, oturup yemek yedik. böyle konularda kaderci olduğumu farkettim, intihar bombacısıyla aranızda 1 sokak varsa yapabileceğiniz pek de bi şey yok.

ayrıca prensip olarak korkup eve kapanma taraftarı değilim.

neyse, eve dönmek için yoldan geçen bi taksiye bindik. necdet abi çıktı taksici. meğer kendi çapında şöhretli biriymiş ama biz hiç denk gelmemişiz.

şeker ikramı:


kolonya ikramı:


neşeli gözlük ikramı:


çiçekler falan hep taksinin çiçeği, bizle bi alakası yok. "ooooo bayram sabahı gibi oldu" dedik, inerken arkamızdan "iyi bayramlaaar" diye esprisini de yaptı.

son zamanların en güzel insanlarından biri necdet abi'nin kartvizitini de ekliyorum aşağıya, zarfıyla falan. şurda da hakkında yapılmış bi haber var. çok şükür hayat hep berbat değil.


11 comments:

  1. f.d. Hanım; yazınız çok hoşuma gitti; insan biyokrafilerini çok seviyorum. Verdiğiniz linke de baktım.

    Necdet beye bir daha rast gelirseniz Çorum'dan selamlar.

    ReplyDelete
    Replies
    1. ben de çok seviyorum, okumaktan en çok hoşlandığım hikayeler bunlar galiba.

      tabi ki söylerim selamınızı, hatta bi dahaki ankara'ya gelişinizde ararız necdet abi'yi, anadolu medeniyetleri müzesi'ne gideriz mesela.

      Delete
  2. Anaaaa, yazın bu taksiye binmem şart oldu, hatta beraber binelim ayol harika olur:))

    ReplyDelete
    Replies
    1. binelim! cermodern'e gider, divan'da limonata içeriz :)

      Delete
  3. aynada necdet abinin mi?

    bende hiç denk gelmedim:)

    kadere inanıyoruz.varsa kaderde bombacı gelir bizim evde patlatır ne yapsak boş:)

    yıldırmasınlar bizleri .

    ReplyDelete
    Replies
    1. aynalar, günlük gazeteler, sarı post-it kağıtları, plastik gözlükler, saç bantları falan bunlar hep necdet abi'nin :)

      Delete
    2. Ay eksik yazmisim. Valla bana dokunsalar 3 saat araliksiz konusacak kadar doluyum, bi saatli bomba oldum oturdugum yerde. Yilmiyorum, sinirleniyorum :)

      Delete
  4. ben de bugün inmek istediğimde indirmeyen, burdan dönemem diyip beni yirmi dakka yürüten, aynadan sürekli bi kesme halinde duran bi öküz oğlu öküzün taksisine bindim. a ha! isyan etmem için bi sebep daha. niye bana hep hayatın kozalak yüzü ulan?!

    ReplyDelete
    Replies
    1. ankara-çankaya taksicileri genelde efendi insanlar oluyor. ama beni de okulun kapısından alıp ev yerine aşti'ye (buranın şehirlerarası garajı) götüren, ordan bi türlü çıkamayan, akşam karanlığında çıkmaz sokaklara giren, bi de üstelik bütün bu yolların parasını zorla alan bi hıyarla maceram oldu.

      bi sonraki taksici komik bi insan olur, merak etme :)

      Delete
  5. Ya ben bir film izlemiştim Fermina, İspanyol sinemasındandı, Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar diye çevirmişler Türkçe'ye. O filmde bir taksici vardı, o geldi aklıma. Sizin taksici gibi, taksisinde yok yoktu :D O da hal hatır soruyor, teselli veriyordu. Sonra işte filmdeki kadın karakter zırt pırt bunun taksisine biniyordu tesadüfen, bir bindiğinde göz damlası bulunmadığından yakınmıştı da adam alıp koymuş taksisine, birdahaki binişinde vermişti :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. almodovar! en sevdiğim filmi olabilir sinir krizinin eşiğindeki kadınlar ama taksiciyi hatırlamıyorum bak. tekrar seyredeyim ben.

      Delete