March 23, 2013

bi adagio

berbat bi hafızam var, olmayan detayları katıp anlattığım da oluyor. ama hisleri hatırlıyorum, yani neden gıcık kaptığımı hatırlamasam da gıcık kapmış olduğumu asla unutmuyorum. bu da bi şey, en azından tutarlı. katır inadının temelleri de bu noktada atılıyor sanırım. inat konusunda tek hedefim annaanemin yüksek standartlarına ulaşmak, vesileyle onu da anmış olayım, 2 gün önce yıldönümüydü gidişinin. bu yıl çok güzel hatırladım onu, çok güzel bi yerde. yıllarca kalburabastı diye yedirdiği tatlı da kalburabastı değilmiş ama olsun annaanem pratik bi insandı, türkçesi de biraz kırıktı.

annanemin bi hemşerisinden bahsetmek istiyorum aslında, girizgah aldı başını gitti. vedran smailovic, sarajevolu bi çellist, operada, filarmonide falan çalıyormuş. savaş sırasında şehir kuşatma altındayken, bombaların, keskin nişancıların arasında çellosunu alıp sokaklarda, yıkılmış binalarda, cenazelerde çalmış.

bu fotoğraftaki o, milli kütüphane binasından geriye kalanların arasında çalıyor. yıl 1992.


vedran smailovic bu hassasiyetin, deli cesaretinin, gururun ve direnişin bi araya geldiği haliyle benim gözümde bütün şehrin ruhunu temsil ediyor. nerdeyse 4 sene ateş altında yaşayıp hala insan kalabilmek aklımın alabildiği bi şey değil.

nisan ayı başları kuşatmanın başlangıcının 21. yıldönümü olacak. isimleri, tarihleri, yerleri ha deyince hatırlayamıyorum ama dehşeti hiç unutamıyorum. bosna'da olanlar, kişisel takıntılarımdan biri, kimse de unutsun istemiyorum.

cumartesi gününüzü karamsarlığa boğmayayım dedim ama zaten dün gece kar yağdı burda, baharın falan geldiği yok, çok bozulmazsınız diye düşündüm. hem öyle dövünerek de yazmadım bunu, dinle, milliyetle ve nefretle kafayı bozmadan bi arada yaşayabilmenin evrensel hayaliyle yazdım.

vedran smailovic, albinoni'nin adagio'sunu çalarmış, dinleyince size de tanıdık gelecek.

2 comments:

  1. geçenlerde unutkanlığımdan dem vuran arkadaşlarıma seslenmiştim "sadece anıları, kişileri ve olayları unutuyorum bıraktıkları hissiyatları asla!" diye... yalnız olmamayı seviyorum >_<

    ReplyDelete
    Replies
    1. işte bak bi gün her şey uçacak, geriye sadece hisler kalacak, o zaman evden çıkamıycaz.

      Delete