April 9, 2013

mostari - bir köprü bekçisinin günlüğü

hayatımda ilk defa bi kitabı, aldığım dükkandan çıkar çıkmaz okumaya başladım, çok acayip. kendimi flamingo pastanesi'ne atıp 100 sayfa kadar okumuşum.

geceleri uyumadan başka bi şey okuyorum, mostari'yi gündüzleri bi nevi iş ciddiyetiyle okumaya devam ediyorum.

gündüz vassaf 2011'de kalkıp mostar'a gidiyor, "köprü'yü sahipleniyor, köprü de onu zapt ediyor". mostar köprüsü'nün duvarına koyup defterini, gördüklerini, hissettiklerini yazıyor. gelip geçenler, turistler ve mostarlılar, köprüden atlayan dalıcılar, bi kedi ve bi köpek, köprünün gecesi ve gündüzü.

kitabın göbeğinde bi yerden alıntı yapacağım, bu paragraf bosnalıları ve o ruhu o kadar güzel anlatıyor ki; "bosna haritası şeklinde, ağaçtan oyulmuş duvar saati aldım. çalışmadı. dükkana gittim. boş. sahibi yok. oğlu geldi. mekanizma çin malı. tamir edecek. adı zaim. "otur" dedi. şarkı söyledi. sözlerini defterime yazdı. yazısını okuyamadım. tekrar yaz diyemedim. annesi altı defa ameliyat olmuş. şarapnel yaraları. saati bıraktım. yarın kahve içeceğiz."

gündüz vassaf'ın saatçi dükkanındaki halini de şarkı söyleyen saatçiyi de alıp bağrıma bastım, mostari ne zamandır okuduğum en güzel şey. her yerinde bi incelik, insaniyet ve merak var.

şimdi içimden bi şarkı söyleyerek kahve yapmaya gidiyorum. daha doğrusu kahve pişirmeye, annaanem "kahva bişirirdi" hep, tek başına bi öğün gibi.

8 comments:

  1. güzel okudum yazını,merak ettim kitabı da.dokunur bu yazılanlar yüreğimize.

    ReplyDelete
    Replies
    1. dokunuyor çok fena. ama güzel taraflarından biri ağlatmaya kanırtmaması, bosnalılar da öyle çünkü, kimse acılarını yüzünüze sıvamıyor, kalbi olana kendiliğinden dokunuyor her şey zaten.

      Delete
  2. Anaaa, imrendirdin şimdi kız, yok kahveye değil kitaba :) Gündüz Vassaf okumayı severim zati, gezi yazısı olunca iyice seveceğim belli oldu. Şimdi mi sarımsaklayıp da saklasam, Ankara'ya gelince sarımsaklayıp da mı saklasam bilemedim yalnız. Şimdi elimde çok kitap var, Haziran'dan hatırlat bana Ankara'dan alayım, hem Flamingo'yu da özledim, ben de orada oturur okurum :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. ben seni flamingo'da kitapla beklerim ablacığım, bi de yakama kırmızı karanfil, beni o şekilde tanırsın :)

      Delete
  3. ne güzel anlatmışsınız kitabı hemen alıp okuyasım geldi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. çok sevdim, o yüzden anlatmayı becerebilmişimdir :) tam çantada taşımalık, fırsat bulunca azar azar okumalık kitap.

      Delete
  4. Benim de hemen alıp okuyasım geldi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Benimkini vereyim ama önce bulmam lazım, annem alıp Urla'ya götürmediyse buralardadır.

      Delete