May 20, 2013

ve günler yürümeye başladı

eduardo galeano, yeni kitabını gördüğüm anda aldığım yazarlardan. 1940'ta uruguay'da doğmuş. hayatının bi kısmını askeri darbelerden, hapisten ve ölüm mangalarından falan kaçarak geçirmiş. yazdıkları için "deneme" diyeceğim ama hafif kalacak. işin içinde hem edebiyat, hem tarih, hem gazetecilik ve tabi ki politika var. latin amerikalı olmakla türk olmak aşağı yukarı aynı şeylere sinirlenmeyi gerektiriyor sanırım.

galeano da kendisi için diyor ki, "ben hatırlamakla kafayı bozmuş bir yazarım, özellikle amerika'nın geçmişini hatırlamakla ve her şeyin ötesinde, hafıza kaybından muzdarip latin amerika'nın geçmişini hatırlamakla."

barack obama ilk başkan seçildiğinde şöyle demiş, "beyaz saray, önümüzdeki günlerde obama'nın evi olacak; o beyaz saray, siyah köleler tarafından inşa edildi. isterim ki, umarım ki bunu asla ama asla aklından çıkarmasın."

"latin amerika'nın kesik damarları"nı 2 gecede falan bitirmiştim, koca bi kıtanın başına gelenler ne kadar korkunçsa kitap da bi o kadar zihin açıcıydı. hugo chavez, obama'ya hediye etmiş bu kitabı 2009'da.

"ve günler yürümeye başladı" son basılan kitabı galeano'nun. 365 küçük hikaye var içinde, her güne bi hadise. kitap, mayalar'a göre yaradılışın hikayesiyle açılıyor:

ve günler yürümeye başladı.
ve onlar, yani günler, bizi yaptı.
ve bu şekilde doğduk biz,
yani günlerin çocukları,
sorgulayıcılar,
yaşamı arayanlar.

8 eylül'e denk gelen hikayeyi alıntılamak istiyorum, beni çok fena yaptı çünkü.

"sergipe, brezilya'nın kuzeydoğusundaki bir eyalet: paulo freire okuma yazma öğrenmekte olan çok yoksul bir köylü grubuyla birlikte yeni bir çalışma gününe başlıyor. 

-nasılsın joao?

joao susuyor. şapkasını buruşturuyor. uzun bir sessizlik ve en sonunda şöyle diyor:

-uyuyamadım. bütün gece gözümü kırpmadım.

ağzından başka sözcük çıkmıyor, ta ki şunları mırıldanana kadar:

-dün ilk kez ismimi yazdım."

kapaktaki ve sayfalara serpiştirilmiş ilüstrasyonlar da yazarın elinden çıkma.

bu 365 meseleyi sindirmeye çalışıyorum, mesela amerika'nın bütün uzay programının 2. dünya savaşı'ndan sonra işsiz kalan bi nazi mühendisin eseri olduğunu bilmiyordum, hem de öyle nazi döneminde çalışmak zorunda kalan bi adamcağız falan da değil, bayağı bildiğiniz nazi adam. kalbini koymuş ari ırk davasına.

çok güzel çantada taşımalık, fırsat bulunca açıp 2 sayfa daha okumalık kitap, aklınızda olsun.

2 comments:

  1. Kitap gibi blog okuma alışkanlığımın son adresi olan blogunuzu okumayı an itibariyle bitirdim. Muhtelif yerlerde bol bol güldüm. Ellerinize sağlık. Gözlerim kitabı aramaya başlayacak. Sevgiler :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. hayatımın son 3 senesi! çok teşekkür ederim 3 senelik mızırdanmalarımı kaale alıp okuduğunuz için :) ben de sevgilerimi yolluyorum, buralarda görüşmek üzere :)

      Delete