June 19, 2013

Müzik Susmasın

Evde 45'liği vardı bu aşağıdaki şarkının, odamda tek başıma döndüre döndüre dinlerdim, en azgın rakçı zamanlarımda bile. Fikret Kızılok'un şarkı yazıp söylerkenki sadeliği ve sükuneti kimselerde yok.

Hallarımız böyle yazılsın; rivayet sanılır belki.

12 comments:











  1. Sadelik,sükunet ve naiflik Kızılok için sahiden de çok uygun tanımlamalar. Özlemişim çok hoşluma gitti.

    Sevgiler...







    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de sevgilerimi yolluyorum. Pupa'nın yeni resimlerini bekliyorum biraz da :)

      Delete
  2. bazen "beğen tuşu olsa ya burda da" diyorum... sonra "ne diyorum ya ben, iyi ki yok" diyerek kendime geliyorum :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Senden de Bastet fotoğrafı bekliyorum, nerde kedi? En son kafesin içinden pis pis bakarken gördüm, şüpheleniyorum!

      Delete
  3. Bugün bir kargo postalayacağım sana . Lakin adresinde değişiklik var mı yok mu bilmiyorum ?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yok değişiklik. Burda duruyorum :)

      Delete
    2. Peki o vakit gönderdim yarın elinde olur :)

      Delete
  4. Ah Fikret Kızılok, ah gençliğim...
    Ne temiz bir ses, ne güzel şarkılardı, çok erken gitti. Ahmed Arif'in kitabı ise elimin uzantısı gibi taşıdığım bir kitaptı, şiirlerin çoğu hala ezberimdedir. Şu anda kulaklıktan dinliyorum ve nasıl hoşuma giderek dinliyorum anlatamam, özlemişim sesini.
    Şeker kız, bir ara bir kahve içelim. Ekim'e kadar Ankara'dayım ben, öperim...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Annem sabah erkenden kalkıp son yazdıklarımı okumuş, arayıp aynı şeyleri söyleyip çot diye kapattı telefonu :)
      İçelim kahve, yandaş olmayan kahvecilerden birinde :)

      Delete
    2. Diyorum işte annene blog aç da arkadaş olalım diye :)

      Delete