October 31, 2013

Bolonezle Şaka Olmaz


Dün gece rüyamda Tom Hiddleston'ı gördüm, spagetti bolonezle ilgili bir şakaya gülüyorduk. Dün bütün gün adamdan bahsettim, 10 aydır da et yemiyorum, böyle oldu sanırım netice. Bolonez sos hasreti sardı her yerlerimi. Tom Hiddleston tam olarak nerden çıktı bilmiyorum, beğeniyorum.

Biraz fotoğraf falan bakayım derken The Crow filminin yeniden çekimleri için adının geçtiğini okudum bir yerlerde, hatta evde makyajı falan yapıp deneme fotoğrafları göndermiş yapımcılara. The Crow her ne kadar ergenliğimin kült filmi de olsa devam filmleriyle birlikte tam bir kariyer karadeliği, giren çıkamıyor. Biraz heyecanlandım gerçi, odam filmin posterleriyle kaplıydı, ilk filmin repliklerini hem Türkçe hem İngilizce ezbere biliyorum hala.

Neyse, içim dışım Hiddleston oldu, sizi de şu aşağıdaki videoyla başbaşa bırakıyorum, gerzek gibi dansedişine kurban.

16 comments:

  1. Et yememeye başladıktan sonra neler değişti hayatında anlatsana öyle bir karar aldım alıcam :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Pek bir şey değişmedi, ne kilo aldım ne kilo verdim mesela. İlk zamanlar ara ara halsiz hissettiğim oldu, geçti sonra. Belki biraz takviye bir şeyler almak lazımdır, B12 diyor herkes, bir kan tahlili yaptırıp bakmak lazım ama çok üşeniyorum kan tahliline falan :) Kendimi kötü hissetmiyorum yani genel olarak.
      En büyük değişiklik dışarda yemek yerken ve eve dışardan yemek söylerken. Çorba ve peynirli pide en yakın arkadaşım oldu :) Kaşarlı tost da öyle :) En bunaltıcısı eve yemek söylemek, pek çeşit yok et yemeyenler için. Ama çoğunlukla kimseyi bunaltmadan, garsonu bayıltmadan falan yiyecek bir şeyler buluyorum, en prensip sahibi kebapçılarda bile çorba oluyor, salata ve tatlıyla idare ediyorum. Görev bilinciyle yumurta yiyiyorum, onu da pek sevmem ama yemem lazım gibi geliyor.
      10 ayın sonunda et bana çok kötü kokmaya başladı, geçenlerde 8 kişilik kebap ve saire ile arabanın arka koltuğunda küçük bir seyahat yaptım, ölüyorum gibi geldi. Çok acayip, bayağı çürümüş organik bir şey gibi kokuyor.
      Şu anda ortalıkta patlıcanla kabaktan başka doğru dürüst sebze de yok, pırasa falan çıksın diye bekliyorum. Balkabağı var ama bak. Balkabağı köftesi tarifi aldım dün bir arkadaşımdan, onu deneyeceğim. Böyle yani vaziyetler. Sende durum nasıl?

      Delete
  2. Ben kronik migren hastasıyım 7 yıldır ve 2 yıl önce yediklerimle bağlantılı olduğunu bunun tetiklediğini söyledi doktorum. Ne olduğunu bulduk ; dışarda yediğim tüm kırmızı etler ve tavukların bütünü (kızartma ve şerbetli tatlılarda var) Ben de yaklaşık olarak 7 aydır dışarda hiç bir şekilde et ve tavuk yemiyorum.Tavuk zaten evde de yemiyorum.Ki bildiğin ciddi bir et oburdum ben , et yemezse öleceklerden. Şimdi bol bol salata yiyorum evde , sebze yemekleri yiyorum.Brokoliler ,avakadolar bir sürü yemek çeşitleri buldum. Ama 2 yada 3 hafta da bir illa ki evde köfte falan tırtıklıyorum. Şimdi ciddi ciddi vejeteryan olmayı düşünüyorum.Çünkü et kokmaya başladı,çiğ et görüntüsü sinirlerimi bozmaya başladı. Yumurta ve peynir tüketiyorum deli gibi ama . Benim durumum tamamiyle sağlık sorunlarımdan başladı ama şimdi hayvan sevgisine dönüşmeye başladı çiğ et görüntüsü ondan sinirlerimi geriyor galiba.Fekat balık konusunda geri adım atamıyorum tek düşündüren bu :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yakın çevrem "Keşke hayatının her alanında bu kadar disiplinli olsaydın!" diye laf sokuşturuyor bana bu vejetaryenlik konusunda :) Ki haklılar, çünkü ne iş-okul konusunda ne sporda yogada falan başladığımı bitirdiğim pek görülmüş şey değil ya da ağlaya ağlaya bitiriyorum. Et yememek çok doğal gelişti, sanırım hiç bir zaman çok meraklısı değildim, o yüzden kolay oldu. Yoksa yani bir irade zaferi falan yok ortada :)
      Senin de geldiğin nokta benziyor benim halime, burdan sonrası zorlamadan gelişebilir gibime geliyor. Peyniri, sütü, yumurtayı da bırakıp vegan olmak gibi bir düşüncem yok, veganlar da soya mamülleri tüketiyor ki bizim memlekette ya bulması zor ya da gdo'lu olma ihtimali var. Tofu mofu gibi şeyleri de ben bulamadım hiç buralarda. Ama anladığım kadarıyla veganlar hayvanların içinde yaşadığı kötü koşulları ve daha fazla ürün için öldürürcesine sömürülmesini reddediyor. Çok hak veriyorum, yumurtayı "serbest dolaşan tavuk yumurtaları"ndan alıyorum, 1-2 marka var marketlerde, diğerlerinden çok da pahalı değiller. Peyniri küçük dükkanlardan alıyorum, onlara da köylerden, küçük üreticilerden geliyor. Süt meselesini çözemedim henüz. Annem mesela Urla'da doğrudan 5-6 ineği olan birinden alıyor sütü, oralarda oturuyor olsam süt-yoğurt-peyniri tamamen kendim yapabilirdim, tanıdığım 5 mutlu inekle anlaşıp :)
      Multi-vitamin al, ben de başladım almaya, grip aşısı yaptırmak da iyi bir fikir olabilir. Ben de bir ara bi kan testi yaptırırsam eğer anlayacağım 10 ay et yememenin bir etkisi olmuş mu vücuduma diye.

      Delete
  3. Antalya'ya gel sana tahinli fasulye piyazı ısmarlayım şekercim :) Bahçe işi ev yapımı zeytin de yediririm, acılı domadiz reçeli de yaptım, epey idare eder seni :)
    Virginia Wolf ve Saatler filmini hatırlatan zarfın içinde gelen kartını aldım. Ne çare karttaki bitkiyi ben de tanımıyorum, bence fantastik bişi o, aslı yok. Sen ıspanak üzerinde çalışmaya devam et. Bir kart da benden Ankara'ya doğru yola çıktı, hafta içi ulaşır sanırım. Yılbaşı için de kart stoku yaptım, tabii ki internetten siparişle :) Öperim ki...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ouuvv nasıl bir şey tahinli fasulye piyazı? Okurken heyecan bastı yemin ederim ahhahaha :D
      O sizin zeytinlere az çok benzeyen zeytin buldum burda bir yerde ama çok az getiriyorlar, kaplan gibi pusuya yatıp takip ediyorum zeytin ticaretini.
      Ehhehehe karttaki bitkinin bilinmezliğine sevindim :) Belki de nesli tükenmiştir ya da Kuzey Avrupa'ya has bir bitkidir, ben boynumu büküp ıspanağa çalışayım evet :)
      Kartı bekliyorum heyecanla!

      Delete
    2. Bi güzel. bi güzel. Doğru dürüst mutfak kültürü olmayan Antalya'nın en spesiyal yimağı. İspir fasulyelerini haşlıyorsun. Sonra fasulyenin suyuyla tahini inceltip içine kimyon, sarmısak, pul biber, katıp karıştırıyorsun. Fasulye piyazının üstüne boca. Tabi soğan ve istersen domates ilavesiyle ve sirke. Üstüne maydanoz, yemeyip yanında da yatabilirsin :)

      Delete
    3. Ben yaparım bunu! (İspir fasulyesini google'da arattım, itiraf ediyorum.)
      Artık buldum ispirlen, bulamadım halkın normel fasulyesiylen :) Bu tahinli sosu patates salatasına yapsam nasıl olur acaba?

      Delete
    4. Normal fasulyeyle de olur yav, İspir şart değil. Valla patateste denemedim ama bir dene ne kaybedersin ki...

      Delete
    5. Yaaa bir kere ispir lafı çıktı ortaya artık, gece oturdum yöresel ürün baktım bir saat. İspirden kömeye, kömeden pekmeze gezdim durdum. Tahinle pekmez alayım dedim, gerçi onlarla da yediğim ekmeğin haddi hesabı yok ama neyse artık.

      Delete
    6. Bak bir de balkabaklı tarif vereyim sana ama tatlı değil bu meze-yemek arası bir şey, yapmadım ama Zeren'de gördüm fotosu pek şaaaneydi, belki denersin:
      "Şimdi efendim, balkabaklarını ince ve kısa şeritler halinde kesiyorsunuz. Hani patatesin kabuğunu soyar gibi düşünün, ondan az daha kalın olacak şekilde ince olması önemli. Tencerede yeterli gelecek kadar zeytinyağıyla etrafları kızarmadan kısaca soteleniyor. Sonra doğranmış bolca sarımsak. Sarımsak önemli. Çok kısa da sarımsaklar yanmadan o halde soteleyip az biraz sıcak su, tuz şeker az karabiber atıp tencerenin kapağını kapıyoruz. Kabak şekerli olmasına rağmen biraz şeker gerekiyor. Suyun miktarının az olması önemli sadece kabakların yumuşamasını sağlamalı, yemek kesinlikle sulu olmayacak. O nedenle su çektikçe yetmediyse eklemeli. Artık iyice yumuşadıktan sonra ve altı kapandıktan sonra çok ince kıyılmış dereotu ve çok az birşey sızma zeytinyağı gezdirip soğumaya bırakıyoruz. Sonradan üzerine eklenen zeytinyağı pişmediği için çok lezzet veriyor ama ilk sefer pişirmek için konanı ona göre çok tutmamak lazım fazla yağlı olmasın diye. "
      Bence güzeldir bu, henüz kabak bulup yapamadım ama ilk fırsatta yapıcam...

      Delete
    7. Tamam anladım ben bu tarifi, annem havuçla böyle bir şey yapıyor. Evden ilk çıkışımda kabak almaya niyetliyim ben de, en kötü cumartesi günü pazara giderim.
      Kartın da gelmiş ablacığım, biraz önce aşağı inip aldım. Bu "Son Akşam Yemeği"ni çerçeveletirim ben, ne kadar güzel bir kartmış yarabbi! Pullar da sağlimen geçti elime, Azeri kızın bir kısmını ayırıp kalanını da değiş-tokuş için kullanacağım, öbür küçük paketi de açmadım, cımbızım yok, ellerimle mıncırmayayım dedim. Hafta sonu ayıklar, deftere yerleştiririm. Çok teşekkür ederim, kart atanların eksik olmasın, allah ne muradın varsa versin Leylak Aplam! Yeni pullar aldım ben de Ptt'den, İstanbul Bienali pulu çıkarmışlar, sana bir kart atacağım bienal pullu.

      Delete
  4. oldum olası napolitan ve bolonez sosu birbirine karıştırıyorum... hangisi kıymalı hangisi kıymasız hep kafamda deli sorular... bi yerde çok zorlanırsam telefonla joker hakkımı senden yana kullanıcam menüyü okurken :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kullan kullan, bak mesela Kahramanmaraş resmi olarak Akdeniz Bölgesi'ne dahil, yarışmalarda falan çıkıyor. Böyle acıklı şeyleri hep biliyorum ben :)

      Delete
    2. hadi be! ben sana bişi diim mi, gör bak bu bilgi benim bi yerde işime yarıcak... na yazdım buraya :)

      Delete