November 9, 2013

Etsiz Gıdalar

"Akşama mangal yapıyoruz!" diye anons edilince dünya başınıza yıkılmasın, mangalın et yemeyenler için de faydaları var. Izgaranın bir köşesini işgal ederek aç kalmaktan kurtulabiliyoruz.


Bu tabak zayıf kalmış, son anda kalkışılmıştı mangala. Deniz börülcesi, patlıcan salatası, közlenmiş zzzebzeler ve pilavla falan çılgınca doymak mümkün. Salata da varsa daha ne olsun. Bizim ailede pilavdı, biberdi falan bunları yapması hep bana kalıyor ama belki siz daha iyi kalpli mangalcılara düşersiniz.

Ankara'da dışarda yemeye kalkınca seçeneklerden biri Cafe des Cafes, salatalar, sandviçler falan var ama esas vejetaryen hamburger yapıyorlar. Arada gidip yiyiyorum, beğeniyorum da.


Cafe des Cafes çok ucuz bir yer değil bence ama servisi çok kibar, yol kenarında bir kaç küçük masası var ve öğlen saatlerinde güneşli oluyor, bu havalarda güzel oturulur.

Dışardan yemek söylerken yeni dadandığımız bir yer var, Hoop Sandviç diye, yerleri Tunus Caddesi'nde sanırım, yemeksepeti.com'da da varlar. Yeşil sandviç ve Ege sandviç diye iki etsiz çeşitleri var. Yeşilde sote sebzeler, mozarella, zeytin ezmesi, domates falan oluyor, genelde bunu yiyiyorum. Ege sandviçin içinde taze soğan, brokoli, krem peynir, nar ekşisi, reyhan ve biraz daha sos var; peynirsizlik biraz "ekmek arası ot" havası yaratıyor ama değişik bir şey yemek isteyince bundan da söylüyorum. Galiba bir mesaj yazıp daha fazla çeşit talebinde bulunacağım.


Denk geldikçe yazarım etsiz gıda alternatiflerini, aslında evde sürekli pişi yapıyorum. Yazın kazıdaki aşçı abladan tarif almıştım, dünyanın en kolay şeyiymiş meğer. (Merhaba yanlarıma yapışan löpler!) Hamur mayalamaya üşenmemek sonun başlangıcı olabilir.

Hava güzel, iyi hafta sonları!

16 comments:

  1. Deniz börülcesini tabağın o nadide köşesine yerleştirip fotoğraflayarak, sokaktaki markete gidip deniz börülcesi için ağlama yakarma gibi bir takım işler çıkarttın başıma sevgili fermina. Neyse pişi tarifiyle olayı tatlıya bağlayabiliriz sanıyorum:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aaa yapma ya! :) Fotoğrafı da Urla'da çekmiştim, yoksa aramaya kalksam Ankara'da bulamayabilirim. Yaz gıdası bu, öyle kandıralım kendimizi, daha iki mevsim var önümüzde deniz börülcesine kadar :)
      Pişi tarifi de 50 kişiye kazanlar dolusu yemek yapan abladan alındığı için her şey göz kararı. Dur ben bir bardakla mardakla ölçüp yapayım da öyle yazayım onu.

      Delete
  2. Deniz börülcesi en sevdiğim şeylerden biri. Sarımsaklı ve sirkeli olarak sunuldu mu hele varmayın Zihnin keyfine :) Afiyet olsun efendim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de çok seviyorum, fotoğraf yaz günlerinden kalma ama :) Helloradio'yla gelip deniz börülcesine tezahürat yaptınız ya şimdi benim de canım istedi!

      Delete
  3. et yesen de yapışıyo o löpler, ah o löpler! :)
    patlıcan-biber köze bayılırım, o yüzden eve közmatik aldık misal... bi mangal değil ama kimin uydurmasıysa buradan teşekkür ediyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Közmatikte kestane kebap da oluyormuş, doğru mu?

      Delete
    2. oluyo evet... :) çok faydalı alet vesselam :P

      Delete
  4. Oyy oyy Cafe des cafes de ne yenilikler olmuş meğer:) Orayı çoook severdim okul yıllarımda. Tabi epey pahalı gelirdi öğrenci işi bütçeye ama arada keyif yapmaya giderdim. Bir keresinde sıkıntılı bir zamanda parama kıyıp kahvaltı yapmaya gitmiştim, gazetemi okuyup öğlene kadar vakit geçirmiştik tek başıma. Bahar aylarında da dışardaki minik masalarda oturup caddeyi seyre dalmak güzel oluyordu. En son üç kış önce sanıyorum arkadaşım fırında cevizli mantısından yedirmişti götürüp ve patlıcanlı pizzasından. Bahçesi de varmış artık harika, eskiden yoktu. Burada biz hep et yiyoruz. Çünkü işçiler başka türlü doymuyor, çorbada et yemekler de hep et üzerine. Neredeyse salataları bile etli yapacaklar. Sebze çeşiti o kadar az ki. İki gün önce manava gittim bir kabak bir de karnıbahar alabildim sebze niyetine o kadar işte. Pazılar berbattı alamadım. Canım deli gibi sebze yemek istiyor benim:( Bu kadar et yemek doğru değil elbette. Kimi zaman protein seviyem tavan yapıyor. Hatta bir ara kolestrolüm de tavan yapmıştı neyse ki düzelttim. Şimdi yine mangala ete sardık. Malum kocam da tam bir et canavarı, her gün yer. Hal böyle olunca löpçükler çoğaldı, ufak bir honştayn gibiyim. Burası beni çoook bozdu, ahh o eski fotoğraflar videolar canımı nasıl yakıyor anlatamam incecikmişim. Eti tamamen hayatımdan çıkartamam herhalde ama azaltmak temennim. Eldeki olanaklarla da pek azaltılamıyor. Bu yüzden de dönesim var artık sırf sebze yiyebilmek roka dereotu bulabilmek ve o tazecik sebzelerle dolu pazarlarda gönlümce dolaşabilmek için. Bu arada közmatiği ben taa oralardan taşıdım buralara. Çok faydalı bir şey yaa. Kestane denemedim ama patlıcan biber harika közleniyor. Eskiden o patlıcan közleme işi ne külfet gelirdi şimdi her gün közleyebilirim. Eve yaydığı kokuya da bayılıyorum. Köz patlıcan parfümüm olabilir mesela:) Bu gösterdiğin sandöviçlere de bittim. Şimdi işte bizim gözümüzde Türkiye bu konularıyla bir avrupa memleketi gibi:) Ama gerçeklerle döndüğümüzde yeniden tanışacağız sanıyorum. Gurbette ve hele de böyle bir yerde olunca o pis park bahçelerimiz bile bize bal dök yala geliyor. Sen iyi dayanıyorsun bu etsiz hallere. Ben olsam millet yerken kesin ucundan tırtıklardım. Offf canım tabakta tereyağlı döner istedi bak şimdi..Pöhhhhh:( Deniz börülcesini de gördüm zannetme sadece o konuda yorum yapmak istemiyorum şu an:):) Börülce börülce oynar gelin görümce diyebilicem ancak:) Sevgiler

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bir daha buraya deniz börülcesi koymayacağım, bunu anladım gelen tepkilerden ahahahhaha :D Ya da deniz börülcesi partisi vereceğim, hepimiz kilolarca yiyerek bu defteri kapatacağız :)
      Valla Cafe des cafes öğrenci olmayan halimle bile pahalı geliyor bana, geçenlerde öyle bir aydınlanma yaşadık bir arkadaşımla. Başka bir kafede oturuyorduk ve elmalı paya 18 lira verdiğimizi farkettik. Ve isyan ettik, çünkü:
      1. 18 lira edecek kadar güzel bile değildi.
      2. Porsiyon küçüktü.
      3.18 liraya evde 5 pay falan yapılabilir.
      4. Kredi kartı kullanmıyoruz, gereksiz harcama yapmıyoruz, ciddi bir mali diyet içindeyiz ama elmalı paya 18 lira veriyoruz.
      5. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
      Alışkanlıklar ne fena şeyler.
      Közmatik konusunda ikna oldum sanırım, mutfakta bir bardak daha koyacak yer yok gerçi ama yeni bir düzenlemeyle belki yer açılır :)
      Bu yukarda bahsettiğim mali diyet çerçevesinde giysi değiş-tokuşu da yapıyoruz. Arkadaşıma içine giremediğim kot pantolonlarımı verdim, "içine giremediğim" biraz hafif bir tabir ya, neyse. Sanki hiç benim olmamış gibi o pantolonlar :)
      Geçenlerde annemin iskenderinin pidelerinden yedim bir kaç tane :) Çok heyecanlıydı :)
      Dönünce semt pazarlarının en iyi müşterisi olacaksın gibi bir his var içimde :) Eh işte, bazı şeylere seviniyor insan, bazı şeylerden şikayet ediyor; sen de bir süre sonra "Neden bu parklar bu kadar bakımsız?!" diye delleneceksin büyük ihtimalle. Kendi bahçenle başlarsın güzelleştirmeye, beni böyle mikro çabalar mutlu ediyor bir süredir :)
      Öpüyorum çok!

      Delete
  5. Etsiz yaşayanlardan biri de benim, bir süre vegan kaldım ama son zamanarda iş şartlarımında etkisi ile 42 kiloya düşünce "bazı ürünlere" ağlayarak geri dönmek zorunda kaldım... Bu hiç hoş bir şey değil. Kısa vadede besinlerimin miktarını düzenleyip geri döneceğim. Ben de mükemmel yemek tarifleri var, bir dönem ciddili araştırma yapmıştım, linkler siteler yaşam koşulları besin değerleri ve basit ev tarifleri... Bunları bir ara paylaşmak isterim. Bir de bugün bir resim gördüm, aklıma sen ve kahve geldi. Umarım mutludur minnoş... Resim bu: http://instagram.com/p/gkRjDgPBK5/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yemek tarifleri çok makbule geçer valla :)
      Ay sarı gözlü kahverengi kütle! Yemin ederim kendimi kötü anne falan gibi hissediyorum, tek tesellim nedense bu avcıların Kahve'nin cinsine çok tezahürat etmesi, o yüzden iyi bakılıyordur diye kendimi avutuyorum. Biraz telefon edip son durumu öğreneyim bugün, silah sesinden korkuyor mu hala yoksa alıştı mı acaba?

      Delete
  6. ayyy kıyamam bir de silah sesinden mi korkuyor, ya doğası gereği onu bir komut gibi algılayıp alışacağını düşünüyorum ama silah sesinden korkması çok manidar olmuş :))) bu arada bu köpüşü görünce Fermina neden instagramda yok diye düşündüm, koko'yu ve güzel yemekleri burada yayınlayabilirsiniz, takip edilesi güzel hesaplar da var bunların dışında, tavsiye ederim ^.^

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya evet, ilk av seferi böyle geçmiş, adam ateş ettikçe toz olmuş Kahve, içim acıdı. Varım instagram'da, kokobella diye, seni de takip ediyorum üstelik :)

      Delete
  7. Aaaaaa inanmıyorum ay çok şaşırdım galiba hatırladım hesap kilitliydi, istek göndermiştim size, ben de isterim takip etmeyi sizi ve kokoyu <3 <3 <3

    ReplyDelete
    Replies
    1. Şimdi görüp şaaaptım hemen :)
      Lütfen bana siz deme, gözümden acı yaşlar süzülüyor :)

      Delete
  8. <3 samimiyetine güvenerekten bırakıyorum pekala :))))

    ReplyDelete