November 22, 2013

İki Kitap ve Kedilerde Sınıf Bilinci

Son zamanlarda bitirdiğim kitaplar arasında bu ikisi de var. Namık Kemal Behramoğlu'nu televizyonda bir sohbet programında görüp kitabın peşine düştüm, Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu'nu annem vermişti okumam temennisiyle.

Bir Savcının Anıları, Behramoğlu'nun İstanbul'da avukatlığı bırakıp memleketin ücra köşelerine savcı olarak gitmesinin hikayesi. Behramoğlu racon bilir üslubuyla, delilikle cesaret arasındaki ince çizgide işini yaptığı yılları anlatıyor, fonda 70'lerin siyasi olayları, taşranın doğası ve memleketin halleri var. Samimi bir dille yazılmış, çabucak okunup biten bir kitap.

Sevgi Soysal da 12 Mart sonrası tutuklanışını, cezaevinde geçirdiği günleri, koğuş arkadaşlarını anlatıyor; okurken kendimi onlarla beraber koğuşta otururmuş gibi hissettim. Çok güzel bir dili var Sevgi Soysal'ın, kitabın her sayfasından insanlık fışkırıyor; her gece aralarından biri işkenceye götürülürken, dışarda kan gövdeyi götürürken, memleket aklını kaybetmişken falan "kendimizi salmayalım" diye sabah erken kalkıp cimnastik yapmanın, şarkılar söylemenin, cezaevinin askeri yönetimine kendi çaplarında direnmenin, camın önündeki bir çiçeğin, gizlice koğuşa alınıp bakılan siyah beyaz bir kedinin hatıraları bunlar.

Sayfa 134'ten alıntı yapıyorum aşağıya:

" Hülya ile Emine de TÖS davasından tutuklular. Hülya ufak tefek. Emine ise uzun, değişik bir kız.
Hem taşları boyar, hem de hikayeler anlatır. Çocuk hikayeleri. Her hikayenin sonunda da sorar.
Bundan çıkan sonuç?
'Çizmeli kedi prensin hizmetinde.'
Bundan çıkan sonuç?
'Kedilerde sınıf bilinci yok.' "

Hehheh çok tanıdık geldi bana bu Emine, hala çakıltaşı boyuyor ama gözleri bozulmuş biraz, öyle duydum. Kitapta bahsi geçen kızların bir kısmı bu aşağıdaki fotoğrafta, kedi Feliks de en solda, kareye girebilsin diye havaya kaldırılmış vaziyette.


Feliks'e ne oldu, Yıldırım Bölge'den kimler gelip geçmiş, pantolonunuzun fermuarı patlakken tutuklanmanın dayanılmaz hafifliği falan, bunlar hep kitapta var; şimdi başlasanız bu hafta sonu bitirirsiniz.

Bu hafta da bitti çok şükür.


8 comments:

  1. siyah beyazın gücünden mi yoksa bunca kadının böyle pedro almodovar filmlerinden fırlamış gibi mağrur güçlü duruşlarından mıdır niyeyse çok dokundu bana bu fotoğraf. Hemen ekliyorum okunacaklar listeme :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bir kısmını tanıyorum fotoğraftakilerin, bir Almodovar filminde sırıtmazlardı hakikaten :)

      Delete
  2. Ne tuhaf, bugün ölüm yıldönümüydü Sevgi Soysal'ın, ben de Face'de andım, sende layk yapmışsın hatta. Benim için çok özeldir. Gençliğimin, en atak, en hayalci, en dağları devirebileceğimizi sandığımız zamanlarımızın sevgilisiydi. Hala çok severim, hala çok yanarım. Yıldırım Bölge'deydi sanırım, bir hayat kadınının kedisi miydi, adı Mimşirik. İkinci okuyuşumdu Yıldırım'ı ve oğlum yeni doğmuş, perişan haldeyim, ağrılarım var, bebek zır zır zırlıyor ama ben fırsat buldukça elime kitabı alıyorum ve oğlanı "mimşirik de mimşirik" diye seviyorum. Bugün onu hatırladım. Huzurla uyuyordur umarım ve eğer okumadıysan Yenişehirde Bir Öğle Vakti'ni kesin okumalısın...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yazdıktan sonra gördüm senin anmanı, laykı bastım. Tuhaf aslında çünkü kitabı bitireli de bayağı oldu, ya biliyordum bugün olduğunu yıldönümünün kafamın gerilerinde bir yerlerde ya da Sevgi Soysal anılmak istedi. Geçen gün de ortalığı toplarken Çağatay Bey'in kolleksiyonuma yolladığı pullar çıktı, küçük bir not da yazmış falan, bir kötü oldum.
      Okuyacağım kitaplarını, galiba şimdi benim için çok iyi bir zaman, daha iyi anlayacağım.

      Delete
  3. Bir de bu Emine tahmin ettiğim kişi mi acep :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay evet :) Heyecanlandım okuyunca "oha meşhur olmuş" diye ahhahahah :)

      Delete
  4. o degilde ben daha cok anneni merak etmeye basladim:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Uzun ve değişik bir kızdır :) Dün arayıp Zeki Müren'in şiir kitabı Bıldırcın Yağmurları var mıdır bizde diye sordum, şöyle bir cevap aldım:
      "Vardı ama biliyorsun anneannen bütün kitaplarımı termosifonda yaktı bir gün, o arada yanmıştır, yıllardır görmedim."
      Bıldırcın Yağmurları'nın da baskısı bitmiş, bulamadım internette bakınınca. Anneannemin temizlik kampanyasının kimseye bir faydası olmadı anlayacağın :)

      Delete