November 4, 2013

Kahve'den Haber Var, Peki Ama Buzdolabında Ne Var?

Kocam the Barbarian buzdolabına bir kutu bırakıp gitti, dolaptan sesler gelirse kaale almayacakmışım. Şaka yaptığını umuyorum.


Müzik ruhun gıdasıdır diyerek bir klasik müzik radyosu buldum, onu dinliyorum. Keşke bu kadar cahil olmasaydım klasik müzik konusunda, Kuğu Gölü'nden öteye geçemedim. 

En sevdiğimiz grup Yüzyüzeyken Konuşuruz hakkında güzel bir yazı okudum, hislerime tercüman olmuş. Albümü arkadaşım S.'ye vermiştim, o da kuzenine vermiş, en güzel albüm böyle yolculuğa çıkan albümdür diye düşünüyorum. 19 Kasım'da Ankara Passage'da konser varmış, ziyadesiyle memnun oldum.

Bu arada Kahve yeni evine kavuştu. Çocuğun av köpeği olduğu gerçeğiyle barıştık, Urla İskele'de hafta sonları domuz avlayan bir talibine verdik. İki köpeği daha varmış adamın, annem Kahve'yi alırken kafasını öptüğünü söyledi. En kısa zamanda gidip teftiş edeceğim, nerde yatıyor, doğru dürüst yemek yiyiyor mu merak ediyorum. Adam domuz yahnisiyle besliyormuş köpeklerini, Kahve'nin Ankara kaldırımlarından Urla İskele'de domuz yahnisine uzanan hayatı pek acayip oldu. Umarım mutludur, değilse geri alırım zaten.

Çürüyen Almancamı canlandırmak için bir web sitesi buldum, ödev falan veriyor, testler yapıyorsunuz, level atlıyorsunuz. Şurdan bakabilirsiniz, İspanyolca, İtalyanca falan da var fakat en azından birini bilmek gerekiyor bu dillerin ikincisine çalışabilmek için.

Okula giden yol çökmüş sabah, 15 gün kapalıymış A4 kapısı, yolu düşenlere haber vermiş olayım. Ne yolu, hangi kapı diye soranlara da ODTÜ'ye deniz geldi, göl geldi diye müjdeyi vereyim. İnadım inat prensibiyle 8 şeritli yolu üj-bej günde bitirmeye kalkınca yol çökebiliyor, çukurlara sular dolabiliyor, içine öğrenci düşebiliyor. Kendi kendine çıkmayı başarmış ama çocuk, çok takdir ettim. Ağaçlar kesildi, kirpiler öldü falan diye yazasım var ama halim yok; her yer alışveriş merkezi olsun, biz kirpiye ağaçkakana layık değiliz zaten. 

Akşam trafiğinin başlamasına dakikalar kala kahve yaptım, sigara yaktım, camı açtım, dağların biraz uçları görünüyor, onlara bakıyorum, iki tane saksağan var terasta, onlar da bana bakıyor. Ne istiyoruz hayattan bilmiyorum.


9 comments:

  1. elimde su şişesi yazını okudum.ütüye içme suyu götürüyodum.ne ara bu koltuğa oturup yazını okudum bilmiyorum.hayat çok karışık bir mesele.çıkılmıyor içinden.boşverdim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çıkılmıyor hakikaten. Evimin tospağası olacağım, buna karar verdim, en azından saksağan var.

      Delete
  2. Ay kutuda ne var çok meragettim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gizemli kafatası!
      Biraz önce aynı hızla gelip geri aldı dolaptan, evden de koşarak çıktı :) Floresan reaktif varmış kutuda, alabildiğim cevap bu oldu. Ajan herhalde kocam diye tahmin ediyorum.

      Delete
  3. ben balığa çıkmak için yem olarak mamun aldı, seni "bak nereye gidicez" diye kandırıp bu sefer kesin suya itecek diye tahmin etmiştim. bence ajan olması daha kuvvetle muhtemel :))
    Kahve'ye pek sevindim :) Urla'da domuz varmış ha! nasıl yaşadım koca yaz öyle günahkar bir kasabada, vay anasınıııı...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Beni suya itmek için okula kadar götürse yeter aslında, bu hımbıllıkla patlayan su borularında da boğulurum ben :)
      Var valla domuz, oralarda dağ-tepe gezenler hep söylerdi zaten. Ay bir gidip baksam Kahve'ye çok içim rahatlayacak, şüpheler içindeyim iyi midir değil midir diye.

      Delete
    2. tam, bizimkileri kandırıp çeşmealtına götürürsem ben bakarım dicektim ki... sen gel sen.. ben o kadar iyi bakamam zaten :P

      Delete
  4. Hımmmm kocan ajan demek:) Ahhh benimki de ajan olsaydı ne iyi olurdu hayatımıza biraz renk gelirdi. Bu sıra yine pek gri gri ilerliyoruz. Dolabımda esrarengiz kutular görmeye bile açığım yani o derece:) Kahve için çoook ama çoook sevindim. Hadi bakalım hayırlısı diyorum bir teyze edasıyla. Umarım mutlu mesut hayatına devam eder. Yazdığın şu dil linkine ben de tıkladım fransızca için belki biraz yardımı olur diye umuyorum. Kursu bıraktığımdan beri öğrendiklerimi de unuttum dönene kadar az çok ilerlerim diyordum ama sanırım günden güne geriliyorum. 6 sene böyle bir yerde yaşayıp dil öğrenemeden dönen bir ben olacağım sanıyorum. Tek başıma çalışmaya da hiiiiiç mecalim yok. Kocamın sular seller fransızcası da bana dek uzanmıyor ne yazık ki. Adamcağız bıkmış her dakika konuşmaktan bir de bana mı öğretsin eeeen başından:) Arada bulmaca çözer gibi eski verilen fransızca testleri falan çözüyorum ben de. Bakalım belki bir arpa boyu yol alırım önümüzdeki yıl sonuna değin. Domuz olayına ben de çooook şaşırdım bilmiyordum oralarda olduğunu. Bu arada ben sana uzunca bir mail yazmıştım soru falan da yollamıştım görmedin sanırsam:) Yoksa cevap yazardın:) Bu karışık cd mevzusunu hepimiz aynı anda düşünmüşüz. Ben gedizden sonra sana da yapmıştım bir tane zarfa koydum umarım seversin en çok dinleyip sevdiklerimi çektim sana:)Keşke eski kaset olayına yeniden dönebilsek. Evime taşınayım ilk iş kendime kasetçaları olan bir müzik sistemi bulup alacağım:) İki gündür kahve içemiyorum canım istemiyor nerden aklıma geldi bilmem ama şaşkınım bu halime o yüzden yazmak istedim. Öpüyorum kocaman

    ReplyDelete
    Replies
    1. Gördüm email, görmez miyim, soruların da yarısını cevapladım ama yollayamadım sana bir türlü. Whatsapp'ta da bir sorun var, mesaj geldiğini duyuyorum ama uygulamayı açamıyorum, telefon genel olarak ayvayı yemiş vaziyette bir süredir. Hala tezimi bastırıp teslim etmedim ve onun stresi de bitmek bilmedi, bir yandan da onla uğraşıyorum.
      Yabani domuzlar memleketin faunasında hep var aslında, açık açık tüketilmiyor belki ama nüfusu kontrol edebilmek için avlanıyor, tersi pis bir hayban olduğunu duydum :) Yiyen de yiyiyor tabi, adını vermeyeceğim bir takım bölgelerimizde salyangoz da yeniyor. Bana kalırsa ıstakoz, kalamar ve özellikle karides yeme fikri daha korkunç. Karidesin gözü, bıyığı falan var, aklım almıyor! :)
      Kahve tüfek sesinden korkup kaçıyormuş, en son öyle bir haber geldi. Yeri sağlam değil sanırım bu şekilde, silah sesinden korkan köpekle nasıl ava çıkacak adam bilmiyorum. Bakalım, gelişmeleri yazarım.
      Yaşasın yeni müzikler! Dinlerim tabi seve seve, ben de sana bir kart attım ev yapımı zarfla, ulaşır bu aralar herhalde.
      Dil sitesi de her gün email atıyor "Eee nerdesin, bugün de çalışmadın?!" diye, çalışacağım ama şu öğrencilik bir bitsin tamamen, anca öyle. Öpüyorum ben de, email yazacağım en kısa zamanda!

      Delete