November 14, 2013

Seri Sonu Ayılar

Fotoğrafçı Mark Nixon, sevilmekten canları çıkmış oyuncak ayıları, tavşanları falan fotoğraflamış, bir kitap haline getirmiş. Kitabın sayfalarını şurdan karıştırmak mümkün; herkesin adı, yaşı, kısaca hayat hikayesi mevcut. Çok hoşuma gitti.




Oyuncak ayıları çok severim; hayatımın en önemli iki ayısından daha önce bahsetmiştim, anne yapımı olan burda, uzaklardan gelen ise burda. Bu ayı dünyasına en son eklenen iki üye de aşağıda.


Küçük olanı son İngiltere seferimde bir kilise kermesinden aldım, cebinde ingiliz anahtarı var. Bir tezgah dolusu ayı vardı, satan kadın hepsinin akraba olduğunu ve ayrı ayrı hayat hikayeleri olduğunu izah etti. Ben "aaa yaaa? evet. ne güzel." falan derken kardeşim bir anda toz oldu ortalıktan, hiç gelemez böyle yarı deli insanlarla sohbet etmeye. Ben bu tamirci ayıyı almaya karar verdim, yanında 3 sayfalık özgeçmişini takdim etti kadın. Anasından babasından, eniştesinden falan ayırıp getirdim anlayacağınız. Özgeçmişini de kaybetmişim, bulamıyorum; asimile etmiş oldum çocuğu böylece, bundan sonra sana sütlü çay yok, soslu-soğanlı dürüm var.

Büyük ayıyı da İkea'da indirim köşesinde bir kenara fırlatılmış görünce dayanamayıp aldım, çok yumuşak. Kıçında şöyle bir etiket var, baktıkça gülüyorum.


"İndirim Nedeni: Seri Sonu"ymuş,  türünün son ayısı. Akşam oldu o arada, ayıları yerlerine kaldırayım da gidip çorba yapayım.

14 comments:

  1. Demek Yorgi de sendeki bu ayı sevdasının bi yansımasıııı!
    Ben de onu çantamda taşıyorum ^.^

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaaa bak demek ki bir 20-30 sene sonra Yorgi de böyle bir kitaba konu olabilir :) Çantayorgisi ehehehe :)
      Seviyorum ayıları, içimden geliyor, durduramıyorum :)

      Delete
  2. senin ayılar çok şeker fermina:) hele İngiliz anahtarlı çook şeker....yalnız yukarıdakiler bir korku filmi için başrol mücadelesi verirler sanırsam:) düşündüm de bende gözümü bir ayıyla açtım dünyaya, benimde kahverengi bir ayım vardı artık yırtılmaktan ve içindeki pamuklar dışarı fırlamaktan ve annemin dikişlerinden o da bu kitaba layık bir hale gelmişti.. bazı anılarım böyle aklıma geliyor beynimin derinliklerinde saklamışım bulunca çok mutlu oluyorum, sende böyle yaptın şimdi bana:)))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Heheheh yukardakiler aynı zamanda mikrop yuvası da olmuştur ama öyle şeyleri düşünmeyelim :) Benim eski ayılar da patladıkça dikildi, daha güzel öyle sanki, değil mi? Maceracı korsanlar gibi.
      Ve yaşasın saklandığı yerden çıkıp gelen güzel anılar! :)

      Delete
  3. yazının başından sonuna Koko bunları nasıl yemiyo diye düşündüm... ay gözümü Koko bürüdü galiba ^.^

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bazen, eğer ortalıkta bıraktıysam, kulakları ıslak oluyor bazı ayıların :) Ama öyle bariz saldırılar olmadı hiç, bu aralar kazak çalıyor zaten.
      Tanışsanız da senin de kulaklarını ıslatsa ehhehehe :D

      Delete
  4. La ne asortik bebelersiniz, ayıymış. Bize güççükken bannak (Anneannemce parmak anlamına gelir) kadar bi bebek aldılar, onunla ortaokulu bitirdik. Pek severdim kendisini, 3 ayda bir ismini değiştirir çeşit çeşit enteri dikerdim. Senin kilisedeki ayılı hatun gibi yaşam öyküleri de uydururdum. Kardeşin benim yanımdan da kaçar eminim :) Sonra vandal kardeşim doğdu ve hepiciğini paraladı. Şimdi evde bi sürü ayı var, terfi ettim. Biri gözlüklü ve kitap okuyor. O benmişim, komşum doğum günümde hediye etti :) Bir kusuru var yalnız erkek, olsun ben de erkek olsam ayı olurdum zaten. Oku bakiyim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. AA-YI!
      Kardeşim bütün iyi arkadaşlarımla iyi arkadaş oldu, oysa ki onların da akıl sağlığı konusunda şüpheler içindeyim :) Vandallık konusunda da kardeşlerimizi yarıştırabiliriz, bütün bebeklerinin kafalarını koparırdı, her yere de götürürdü o başsız bebek kalıntılarını, seri katil gibi.
      Benim esas bir pazen bebeğim vardı ama uzun zamandır görmedim onu, o da çok güzel, bordo yünden saçları var.
      Erkek ve ayı olsaydın da seni çok severdim, ben erkek olmadığım halde içimde bir ayı usul usul yaşıyor galiba :)

      Delete
    2. Hahahha ay çok güldüm bu yazına da yorumlara da. (Vandal kardeş)

      Delete
    3. Oha 3 sene sonra kardeşim beliriverdi blogda!? Bak şimdi evden çıkıp babama gidiyorum (saat 20:24) çünkü emaille bir dosya göndermesi gerekiyormuş, 48 mb'ymiş, olmuyormuş, babam versus google drive 101. Seninki ne biçim hayırlı evlat olmak anlamıyorum ben. Artık sana ulaşmaya çalışacağıma kocana mesaj atıyorum, hemen cevap veriyor.

      Delete
  5. Replies
    1. Aklıma gelmedin değil fotoğrafları görünce :) Artık bu kış benim dikiş makinasını çalıştıralım da azıcık bir şeyler yapalım, artık kumaş falan biriktiriyorum. Mısır'a Koko'ya kostüm oluuur, ayı oluuur, Mars'tan gelen iyi kalpli canavalar oluur :)

      Delete
  6. Ayıcıkları ben de çoook severim hele yeni moda yani çocukluğumda olmadığı kadar yumuşak olan ayıcıklara bayılıyorum.(malum ben çocukken ayıcıklar daha korkunç misal yumoş, daha topak ve sert tüyleri olan çaki'den bozma şeylerdi) İkea'da ki her hayvancık muhteşem yumuşaklıkta ne güzel. En son bir baykuş ve iki tilki kardeş gördümdü ama alamadım ne salağım. Aklım feci halde tilkilerde kaldı. Gelince ilk iş ikea'ya koşup o tilkileri alıcam. Her gittiğimizde nerede olursak olalım bu oyuncak ayıcıkları mıncırıyorum. Bir adet sandöviç ayım vardır üniversiteden kalma ufacık ve kahverengi. Ona sandöviç dememin nedeni avuçlarımın arasında sıkıştırıp ağzıma sokabilmem:) Mütemadiyen sevgi gösterisi olarak yapıyorum bunu, neden bilmem. Artık salyalarımdan tüyleri bozuldu. Yani demem o ki benim de koko'dan pek farkım yok. Büyük oyuncak ayılarımı da severken ısırırım. Yiğit nişanlıyken doğum günümde boyum kadar bir pooh ayı yollamıştı bana kocaman bir paketle gelmişti, onunla dans videosu bile çekmiştim. Yani ayılar benim için de bir başkadır. Evimizdeki ayı popülasyonu epey fazla olacak gibi görünüyor. Kedicik de peluşları seviyor. Ona ıce age'deki uzun pofuduk kuyruklu şu meşe palamutunu kovalayan yaratıktan almıştım deliriyordu şimdi kayboldu bulursam yine alacağım. O zaman sana bir ayıcık icat etmenin zamanı gelmiş demek:) Bekle bakalım yakında gelir yanına:) Öptüm

    ReplyDelete
    Replies
    1. Vuhuuuuu ayı geliyoor! Ay çok heyecanladım :D
      Yalnız Yiğit'in doğum günü hediyesi çok etkileyiciymiş, çok takdir ettim. Ayı sektörü çok gelişti haklısın, biz küçükken aynen anlattığın gibilerdi, yüzleri de yamrı yumru oluyordu, var bizde öyle bir-iki tane çaki suratlı ayı. Birileri el attı herhalde yıllar içinde, yumoşlaşıp sevimlileşti ayılar :)
      Ay sandöviç ayısına da güldüm :D Koko'yla tanışınca konuşacak ortak mevzularınız varmış demek ki :)
      Sen gelene kadar İkea'ya gitmeyi başarırsam tilkilere bakarım ben, zaten bakıyorum hep oyuncak kısmına. Esas arkadaşımın kedisine bir tane fare aldım ordan, biraz oynar sonra bıkar diye düşünüyordum, bir aydır evin içinde kovalıyor o fareyi! İnanılır gibi değil, daha önce aldığım hiçbir oyuncağa bu kadar ilgi göstermemişti. Tanıdığım bütün kedilere alıp test edicem bu teoriyi :)

      Delete