December 10, 2013

5 Maddede Çeşitli Felaketler

1. Güne merdivenlerden düşerek başladım. Sabah Barbar Conan evden çıkarken Kudi bir fırsatını bulup kaçtı, apartmanın giriş kapısına kadar gitmeyi başardı, alıp yukarı çıkardım, tam eve sokacakken tekrar sıyrıldı elimden, o arada dengemi kaybedip yuvarlandım. Dev bir çöp torbası gibi. Bir alt katın sahanlığında durabildim. Kudi kaçmaya devam etti, topallayarak ve annesi hakkında ileri geri konuşarak gene apartman girişinde yakaladım, ite kaka eve çıktık. Neden evden kaçmaya meyilli bilmiyorum, Urla'da bahçe hayatı mı ahlakını bozdu yoksa sokak köpenki olmasından dolayı dışarlar onu mu çağırıyor? Yoksa benden bu kadar mı bıktı?

Bacağımın dizden aşağısı zonk zonk zonkluyor, yer yer derim soyulmuş, ayak bileğim şişti. Düşerken kafamı duvara çarptım, alnımda küçük ve pembe bir bombe var. Yürüyebildiğime göre kırığım yoktur, hala blog yazabildiğime göre beyin sarsıntısı geçirmiyorumdur diye düşünüyorum.

Babam gelip Kudi'yi aldı, annem romatizma kremi yollamış, ona da çok teşekkür ediyorum burdan, kahveme sıkacağım şimdi biraz, o şekilde değerlendirmeye karar verdim.

Bu olanlardan şunu çıkarıyorum, köpeğimizin "gel"den "git"ten anlaması mühim bir şeymiş.

2. Evanası'nın blogunda bir kitap görmüştüm, Bakırköy Akıl Hastanesi'nin Gizli Tarihi diye. Yaptığı alıntı çok güzeldi, merak ettim, orda yok burda yok, D&R'da var gibi görünüyordu, tabi ki yokmuş, stok bilgisini güncellememişler, bunu farketmeleri de 10 gün kadar sürdü. Paramı iade edecekler falan filan. O arada civardaki sahaflara falan da sordum, bulamadım. Dün gece kitapyurdu'ndan sipariş ettim, bakalım gerçekten var mı ellerinde yoksa gene mi şişecek sipariş. Daha önce alışveriş de etmedim bu kitapyurdu'ndan ama edenleriniz vardı sanki, öyle hatırlıyorum.

3. Yarın İzmir'den eski bir arkadaşım geliyor, kar fırtınası da geliyormuş. Bu yıl daha nasıl felaketlere gebe merak ediyorum. Halbuki plan falan yapmıştık, çilekli tart yiyip çay içecektik, bakalım nasıl olacak.

4. Annem her gün yeni bir taleple telefon açıyor. Kefirle başladı, sonra suluboya, sonra vernik, sonra yanlış vernik-değiştir vernik, sonra "gel suluboyanı al", ertesi gün "suluboyayı geri getir". Neyse, dün kahvaltı ettik beraber, o arada babamın masasında bu defteri buldum, biraz masanın yanına çöküp ağlaya ağlaya gülmüş olabilirim.

5. Bugün annemin doğum günü, yarın bizim evlilik yıldönümümüz. Sanırım kocam the barbarian'ın İstanbul'a gitmesi gerekiyor iş için, ben de zaten kar fırtınasında kaybolmayı planlıyorum.

Böyle yani vaziyetler, ne salı günüymüş pehey diyerek sözlerimi noktalıyorum. Bakın dün gece dudağımda çıkan uçuktan bahsetmedim bile.


17 comments:

  1. Ay annem kıyamam sana, hemen buz koysaydın çarptığın yerlere. Koymadıysan bile şimdi koy. Evde lasonil varsa sür, ne yazık ki bu mucize merhemi artık üretmiyorlar, bende eskiden kalana evlat muamelesi yapıyorum. Geçmiş olsun.
    D&R aynı numarayı bana da yaptı, paramı da neredeyse 10 gün sonra iade etti. Eski ve bulunmayan kitapların en iyi adresi Nadir Kitap'ın internet sitesidir canım, siparişlerini oraya ver. Sahaf işi güya ama bazen gıcır geliyor kitaplar.
    Babanın evrak-ı metrukesini açığa çıkarmaya devam edersen yakında evlatlıktan reddedileceksin, öyle bir durum olursa sırlarımı gizli tutman şartıyla ben evlatlık alırım seni.
    Annene uzun ve sağlıklı ömürler, size de birlikte geçecek nice yıllar diliyorum.
    Not: Uçuk için bir pamuğa limon kolonyası dök ve bastırırak sil. Biraz canın yanar belki ama şişmeyi kesin önler. Aslında çıkacağını farkettiğin an yaparsan daha faydalı. Kesin çözümdür, yıllarca kendi üzerimde tecrübe etmişimdir. Kendine iyi bak...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Koydum buz, jel mel tatbik ettim hep, morarmadı henüz hiçbir yerim. Uçuk için çok geç artık sanırım, şişti çünkü. Ama bir dahakine sürerim limon kolonyası, sıklıkla uçuk çıkarıyorum.
      Bakayım bu kitapyurdu da fos çıkarsa Nadir Kitap'a bakarım, sık kullanılanlar'a ekleyeyim.
      Babam da evrak-ı metrukesini ortalıkta bırakmasın :) Hadi ben gene ifşa ediyorum, köpek yese ne olacak? :D Ben zaten dünden razıyım Fermina LeylakDalı olmaya, bana hava hoş :)
      İyi dilekler için de çok teşekkür ederim, kafamı kırmazsam bu hafta sonu biraz kutlarız belki.

      Delete
  2. Huyy geçmiş olsun. O kadar sert düştüysen bence bir doktora görünmelisin. Ciddiyim, Allah saklasın ama dışardan anlaşılmayan ciddi bir şeyler olabilir. Buna benzer bir takım talihsiz serüvenler yaşamıştık da :(
    Annenin romatizma kremi şeysinde kıkırdadım. Gerçi benimki de başımın ağrıdığı bir gün -sivrisinek ısırıklarının kaşıntısını almaya yarayan- bilye başlıklı bi esansı 'mentollü iyi gelir' diye şakaklarıma sürmüştü. Ben ne yaptığını farkettiğimde çok geçti!
    Kitapyurdu'ndan 2 kere alışveriş yaptım, sorunsuz geldi. Ama bazı kötü deneyimler okumuştum, stok-tedarik-irtibatsızlık vs ile ilgili.
    Annen iyi ki doğmuş. O ve babandan bahsettiğin yazılarda çok eğleniyorum. Blogu olsa eminim zevkle okurdum. Realizm şöyle kıyıda dursun, tanışıp beraber gördüğümüz tüm eski apartmanların sahanlıklarına bakmak da çok zevkli olabilirdi

    ReplyDelete
    Replies
    1. Eski apartman sahanlığı diyerek anında yerini sağlamlaştırdın bence, ondan sonrası sürreal maceralar :) Valla "sür o annenin verdiği kremi, işe yarar" mesajları da geldi, annemle gıyabında tartışmaktansa çenemi kapatıp sürdüm :) Ahahhahah ay annenin mentollü müdahalesine de güldüm, kesin bir bildikleri var!
      Fena değilim sanki, çok üşeniyorum doktora gitmeye, pembe filler görmeye başlayana kadar bir sorun yok :)
      Kitapyurdu da 4 gün verdi tedarik süresi için, merakla bekliyorum bakalım.

      Delete
  3. Çok geçmiş olsuuuun. Yine de iyi tarafından bak ki hala eski yıldayken oluyor bunlar. Yeni yılda böyle yaralanmalara son! Bugün hep reklamlar tadında konuşuyormuşum yiğit öyle dedi içime geçmiş zamanlardan biri kaçmış herhalde gizlice. En son bisküvi yerden oreo bisküvilerini kaymağından kolayca ayırabiliyorsunuz dedim elimle de hareket yaparak. Sanırım bu sıra fazla tv izliyorum. Lasonil gerçekten mucize bir ilaçtı sana da çok iyi gelirdi. Pek bilmem ben düşünce falan ne yapılır. Ama ihmal etmemelisin çünkü anlamamış olabilirsin ve bir yerlerinde zedelenme olabilir. Yine de hemen geçmesini diliyorum umarım ciddi değildir. Kitapçılarla ilgili şunu yazabilirim net kitap diye bir yer vardı sanırım orada her aradığını bulabiliyorsun gibi görünüyor netten bakınca ama hepsi fos, aklında olsun. Bir de ben idefix'i sevdim oradan alıyorum geleceğim zamana hazır olsun diye. Babanın notlarını seviyorum matrak adam vesselam:) Hala hulusi kentmen izlenimindeyim onun için. Annenin doğum gününü kutluyorum daha nice güzel yılları olsun sizlerle, mutlulukla, macera dolu. Sizin de evlilik yıldönümünüz kutlu olsun. Hep güzel zamanlar yaşayın birlikte, aşkla. Zaman çabuk geçiyor. Sizinki kaçıncı sene bilemedim şimdi ama biz ne ara 6 yaptık bu zamanı anlayamadım. Oysa sanki ne biliym bir iki sene gibi. Belki de böyle hissetmek daha güzeldir. Siz de hep ilk günkü gibi kalın evliliğinizde, eğlenin gülün ve her daim birlikte olun..Evrenden güzel mesajlarımı sana yolluyorum şimdi yeniden:):) Nazar boncuğu takmalısın ben böyle zamanlarda yaparım iyi gelir, saçma ama çok salak insanların bile nazarı değebiliyor gördüm ve tecrübe de ettim..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay teşekkür ederim :) Hem geçmiş olsun dileğine hem de yıldönümü temennilerine. 3 yıl olmuş biz evleneli, bana da hiç o kadar olmuş gibi gelmiyor. Saat başı arayıp kontrol ediyor beni, bacağıma falan dertlenmedi, sanırım beyin sarsıntısı geçirip geçirmediğimi kontrol ediyor ahahaha :D
      Reklamlar gibi konuşman çok hoşuma gitti :) Kuzeyde Bir Yer dizisini hatırlıyor musun? Onun bir bölümünde karakterlerden biri sadece şarkı söyleyerek iletişim kurabiliyordu, çok güzeldi, aklıma o geldi.
      Nazar boncuğunu ve hatta kurşun döktürmeyi çok ciddi olarak düşünüyorum şu anda :) Umarım 2014 Lasonil'in yoluğunu hissetmeyeceğimiz bir yıl olur!

      Delete
  4. Öncelikle çok geçmiş olsun. Aman dikkat et. Şakası olmuyor bu işlerin. Yine de bir doktora gitseydin ? Bazen yürüyebilsen de ayakta kırık olabiliyor. Aman derim.

    Kitaptan yapılan alıntı çok hoşuma gitti. Aslında o adamdan çok farkımız yok. Yani şimdilik yol ortasında soyunmadım; ama duyarsızlığa karşı aşırı tepki göstermeye başladım son zamanlarda. Özellikle konu sokak hayvanları olunca. Eskiden sabrederdim; ama o faslı geçeli çok oldu. Şimdi biri hayvanlar hakkında kötü konuştu mu ya da yamuk yaptı mı barbar moda geçip kabalaşıyorum. Olsun. Hayvanlar mutlu olsun, bir kaç kişi dayak yese de olur :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bakalım yarın sabah nasıl olacak, birazcık da olsa hafiflemezse giderim bir doktora, şiş indi gibi sanki.
      Yok bir farkımız, biz de itelendikçe iteleniyoruz; bana da bir haller oldu son zamanlarda, her şeye müdahale eder oldum sokakta. Sonra akşamları evde ağlıyorum, ya üzüntüden ya sinirden. Hava da nasıl berbat, aklım ısınamayan herkeste.

      Delete
    2. Fermina koooş bizim ki yine Bush'la poz vermiş, hem de Mandela'nın töreninde ! http://assets.nydailynews.com/polopoly_fs/1.1543216.1386694931!/img/httpImage/image.jpg_gen/derivatives/landscape_635/article-bush-1210.jpg -__-

      Delete
    3. Bak hala! Bono artık başkalarına üzülmek için fazla zengin galiba. Valla şöyle bir baktım fotoğraflara da herkes pek neşeli, şakalar espriler, Michelle de kocasına gıcığı kapmış falan o arada. Ne biçim Mandela'yı anma töreni anlamadım.

      Delete
    4. Millet kopmaya gelmiş resmen. Dediğin gibi herkes bir neşeli bir neşeli. Obamagillerin çekişmesi çok komikti ama :D Michelle resmen kocasını kıskandı. Hoş, kadın da haklı. Devleti temsilen bir törene gelmişler, kocası kankası David'le bulmuşlar bir kadın başbakanı habire fotoğraf çektirmeye çalışıyorlar. Çocuk yapmaz yaptıklarını. Adamın kemikleri gömülmeden sızlamıştır eminim.

      Delete
  5. Ah Fermina! Alma okuma üzülme daha fazla.... Deli diye kapatılanları etiketlenenleri gördükçe dışarıdakilerden soğuyor insan iyiden iyiye uyumsuzun huysuzun teki oluyor insan. Benim de ağzımın içi aft doldu bu hafta üç gündür ılık tarçınlı sütle yaşıyorum. Bir gubik kitabım var pskio kinesiyoloji şeysi. Hastalık diye isimlendirdiğimiz ruhsal dışavurumlarımızın sebepleri falan var. Uçuk için baktım şimdi. Sebep olarak moral bozukluğu, karamsarlık, dile getirilememiş şikayetler falan diyor. İçinden sürekli her şey iyiye gidiyor, hayatımın her alanında olumlu değişimler yapmayı seçiyor falan demeliymişsin. Ayrıca gül pembe ojjeler aksesuarlar giysiler falan tut bir süre etrafında. Ben haşimato hastasıyım ve bazen çok feci boğaz ağrılarım oluyor kitapta mavi rengi önermişti bir şalım var deli gibi boynuma bağlıyorum o dönemde yaz kış demeden ister placebo ister pisikolojik ister çaresizlik de işe yarıyor sanki... Geçen hafta meşhur aftları çıkarmadan önce Jin'i, arkasından Dersim'in kayıp kızları belgeselini sonra da 7 yıllık evli biri olarak en son izlemem gereken blue valentine i izlediğimi söyleyeyim de niye ağzımda çıkmayan yara kalmadı sen anla!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Allahım belki de gene yoktur ellerinde kitap, belki vazgeçerim aramaktan. Dizi dizi kitap birikti, Metin Altıok'tan kızına mektuplar, 12 Eylül mektupları, Bir Dersim Hikayesi, elim varmıyor bir türlü, saçma sapan romanlar okuyorum. Jin'i de çok merak ediyorum, çok mu fena? Dersim'in kayıp kızları fenadır, tahmin edebiliyorum, okudum biraz hakkında.
      Uçuk için koyulan teşhisler gayet tutarlı, demek benim derdime uçuk da yetmedi ki bir de merdivenden atladım :) Bir tane gül pembesi gömleğim var, onu giyerim yarın; pembe eşarbım da var, boynuma sararım.
      Akşam banyoya girip sıcak suyun altında durdum, Mardin'e gitmem gerekiyor olabilir mi diye düşündüm. 4-5 sene önce orda bir abla fal bakıp "boynuna altın fil takman gerek" demişti, abla kiliseden falan çıkıp gelmişti, biliyordur ne dediğini diye tahmin ediyorum. Takmıyorum ne zamandır fili, bir gitsem de sorsam, şimdi ne yapmam gerekiyor acaba diye. Falcı falan da değildi aslında, öyle olaylar birbirini izledi, canı istedi, fal baktı. Fil yüzünden de ayrıca endişelendim şu anda :)

      Delete
  6. Gecmis olsun! Neler gelmis basina görmeyeli!!! :-( nazar mi degiyor ne? :-( Güzel seyler düsünelim, nazari kovmanin en iyi yolu bu bence. Kudi'ye de ne oluyor ya, anneni özledi bence kesin, ondan..
    Mardin'e gidersen ben de ziyarete gelirim. Hala gidemedim ben...
    Bu arada kitap tavsiyesi harikaymis... Tesekkürler.. Foucault'un deliligin tarihi var bir de benzer, biliyorsundur.. Istanbuldan karli sevgiler.. öpüyoruz, cabuk iyiles

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay teşekkür ederim, pek bişeyim kalmadı, yürürken inliyorum arada :) Annem kesin telepatik dalgalar yolladı Kudi'ye, işte fosfordu nazardı, başıma bunlar geldi :)
      Belki bu bahar beceririz Urfa'ya Mardin'e gitmeyi, böyle ölü bir zamanda rahat rahat.
      Ben okumadım Foucalt'yu, alayım da okuyayım bari.
      Size yılbaşı kartı attım bugün, anca gider kar mar :) Öpüyorum ben de!

      Delete
  7. Sana geçmiş olsun diyoruz Burcu ve ben. O yaşadıkların yüzünden dehşete düştü ama itiraf ediyorum, ben biraz güldüm :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok teşekkür ederim :) Burcu'ya çok selamlar; biraz alışsa bana, o da güler bence :)

      Delete