January 26, 2014

Mısır, Yün, Güzel Esnaf, Kazak

Dün akşam çay içip kedi sevmeye Deniz'e gittim, şansıma ıspanaklı börek de varmış.

Mısır iyice tüylenmiş, yürüyen bulut gibi bir şey olmuş, çok yüz vermemekle beraber ara ara gelip sağımı solumu kokladı, beni köpek sanmış olması çok muhtemel. Çantamdan oyuncak fare çıkardım, iyice kafası karıştı, o arada bir kaç makas almayı başardım.

Deniz'in bir battaniye projesi var, şurdan çizimlerine göz atabilirsiniz. Renkli kareler bitişip battaniye olacak, bazı karelerde çeşitli hayvanlar var, hayvanları benzetip benzetemediğini test ettik. Deniz kareleri kaldırıp gösterdi, ben hayvanı tahmin ettim, sadece balinayı salyangoz sandığıma göre proje olması gerektiği gibi ilerliyor diye karar verdik. Fotoğraf çekmek aklıma gelmedi, belki o bloguna koyar bir ara.

Yün atkım yokmuş benim, kalkıp Güvenlik Caddesi'ndeki yüncüye gittim, yukarı taraftakine. Tek hedefim dışardaki sepetlerden alabildiğim en ucuz düz renk yünleri almaktı. Fiyatını sordum, 1,5 liraymış. 3 yumak alıp kasaya gittim, birden " aaa bu 100 gramdan fazla o yüzden 3,5 lira, bu da cart curt olduğu için 2,5 lira" oldu. Sırtım ürperdi, gözüm seğirmeye başladı. Sevgili yüncü abla, eminim o yün 100 gramdan fazladır ve gerçekten 3,5 liradır ama ben çok gıcık kaptım. Çok özür dileyerek bir daha alışveriş yapmayacağımı burdan bildirmek istedim.

Esnaf mesnaf demişken, dün J.'nin blogunda gördüm, güzel esnaflardan bahsedebileceğimiz bir site kurmuş 2 genç. http://www.guzelesnaf.com adresine gidip başkalarının hikayelerini okuyabilirsiniz, kendi güzel esnafınızın hikayesini yazıp gönderebilirsiniz. Hep şikayet mi edeceğiz, işini iyi yapanlara da iltifat edelim fikri, çok güzel bir fikir. Ben de hemen taksici Necdet Abi'yi yazıp yolladım, yayınlandı bile.

Bir de Kazova Tekstil işçilerinden haber verip gidiyorum. Daha önce de yazdım, hatırlamak isteyenler için hikayeleri şurda da var.

Artık gidip kazak alabileceğimiz bir dükkanları var Şişli'de. Merkez Mahallesi Abide-i Hürriyet Caddesi Hanımefendi Sokak No:4/A tam adresleri.

Patronları kaçarken iyi durumdaki makineleri de götürdüğü için kırık dökük ne varsa onlarla üretim yapıyorlar. Anladığım kadarıyla yeni makine alabilmek, bu dükkanın masraflarını çıkarmak ve kendi ayakları üzerinde durabilmek için esas şimdi desteğe ihtiyaçları var.

En havalı desteği Bask ve Küba genç futbol takımları atmış, forma siparişi vermiş Kazova'ya. 15 Şubat'ta Havana'da oynanacak dostluk maçında o formaları giyeceklermiş.

Dünkü açılış etkinliğine katılan ve kazaklarla küçük bir defile yapan Ece Temelkuran, Tuba Ünsal ve Met-Üst'ün de dahil olduğu "meşhurlar"ı da çok takdir ediyorum. Ben anca 3-5 kazak alıyorum, onlar bambaşka bir etki yaratıyor.

(Fotoğrafı arkadaşım yolladı, o da sanırım Vasıf Kortun'un sayfasından almış. Referans vereyim, üstüne yatmayayım.)

Çok şükür yağmur yağıyor Ankara'ya, umarım daha da yağar. Sonra yazın susuz kalınca leğen meğen diye çirkinleşecek ortalık, şimdiden Melih Gökçek'in atacağı tweet'leri düşünüp darlanıyorum.


7 comments:

  1. Destekliyoz onları!
    Ankara'ya şube açsınlar, bütüüün kazaklarımı oradan alayım.

    ReplyDelete
    Replies
    1. İşler yolunda giderse açarlar belki, ne güzel olur. O arada ben gidersem alırım sana fosforlu kazak :)

      Delete
    2. Ehehe :D
      Canlı renkler favorim ivet.

      Delete
  2. Negzel! Afferim çocuklara hemen yayınlamışlar.

    Ben de, eşe dosta etamin işliyorum bir zamandır. En basitinden şu an karmaşaya ilerliyorum. Hediye olacağı için de, gönderdikten sonra yayınlamaya başlayacağım.

    Şu yağmur şakır şukur yağaydı da, yağdığını bileydik.

    Kazova tekstilden kaza almak istiyorum. Belki kırmızı memeli kız alır, yollar bana parasıylan.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla ben de şaşırdım görünce, umarım yayılır bu iş.
      Etaminde de gözüm var, şu atkıyı öreyim belki ben de bulaşırım çarpı işine.
      Hala yağıyor galiba, yarın da durmadan yağsa keşke.
      Kırmızı memeli kız olmazsa ben sana alırım ilk gittiğimde.

      Delete
  3. "yürüyen bulut" tam on ikiden vurmuşsun :D Çok şeker kedi. Zaten çirkin kedi yoktur, bakımsız kedi vardır :p

    Yağmur-kahve-kedi üçlemesi romantik filan ama hep aklım dışarıda. Bir yandan mis gibi toprak kokusunu içime çekiyorum bir yandan da sokakta yaşayanlara dua ediyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sokakta doğan onlarca kardeşten en küçüğü ve cılızıydı, hakikaten çirkin kedi yok, bakımsız kedi var :)
      Kara kış geliyor diyorlar, hiç sevmiyorum kış mevsimini, hayat kat kat zorlaşıyor.

      Delete