February 3, 2014

Cennetle Cehennemi Ayırmak Mümkün Mü?


Ali İsmail'in renkli, neşeli, müzikli, barışlı tişörtleri geçen yazdan beri hayalet gibi peşimde.

Yıllardır üniversitede çalışmaktan, kazılarda kamp hayatından falan o kadar aşinayım ki bu jenerasyona, aklımı kaçıracağım. Biten kontörler, ders notları, kız meseleleri, anneye aldırılmış en ucuzundan gitar; bildiğim en masum, en şaşkın hayatlar. 20 yaş ve civarıyla aram iyidir. Ama Ali İsmail'i ne yapacağımı bilmiyorum. Arkeoloji öğrencisi olsaydı, bir kazıda çalışsaydık mesela, arada bira ısmarlardım, onun ısmarlama çabalarının önünü keser, sağda solda unuttuğu çizimleri falan çaktırmadan arkasından toplardım. Hastalanınca evhamlı teyzeler gibi depoladığım ilaçlardan verir, ertesi gün araziye çıkartmazdım. Söküklerini diker, sorularını cevaplar, ayrılırken de termosumu hediye ederdim.

Paralel bir evrende bunlar olabilirdi. Şu anda olamıyor, hiçbir şey yapamıyorum. Döverek öldürmek nasıl bir iştir, aylardır onu hazmetmeye çalışıyorum, henüz başaramadım.

Şunu dinliyorum, Ali İsmail de dinliyordur gibime geliyor.


How I wish, how I wish you were here.
We're just two lost souls swimming in a fish bowl
Year after year,
Running over the same old ground.
What have found?
The same old fears.
Wish you were here.






Ha zannetmeyin ki böyle Pink Floyd dinleyip iç sesimle sohbet ediyorum evde. Ruh hastası gibi twitter'a yapıştım, duruşmayı takip etmeye çalışıyorum, bir yandan da telefonuma plönk plönk şu aşağıdaki mesaj geliyor.


Mansur Yavaş'la zamanında çıkıp ayrıldık herhalde ki sms yoluyla bana ulaşmaya çalışıyor. Böyle olmaz Mansur, Kemal'i de alıp eve gel. Ya da Devlet'i al gel, bilmiyorum. Köpeklerle bekliyoruz. Lütfen gel.

11 comments:

  1. Aynı mesaj az önce bana da geldi :D Teknolojiyi bu şekilde kullanması sevindirici. En azından kötüye kullanmıyor. Yoksa kolaydı yedi yirmi dört tweet atıp ona buna "aklınca" laf sokmak. Akşam izleriz artık. İnşallah projelerini açıklar da biz de rahatlarız. Güya üç tane büyük partinin adayları var ama hiçbiri daha projelerinden bahsetmedi.

    Ah Ali İsmail.. Söylenecek söz çok, ama söylemeye takatim yok. Sosyal medyadan ben de ara sıra takip ediyorum ve kahrolmaya devam ediyorum. Birileri hala ölülerden korkuyor. Acıları küçümsüyor. Bir evlat gitti be ! Ötesi ne ? Hala kem küm. Bana ne siyasi görüşünden, ateist olup olmamasından. Gencecik bir insan öldü lan. Bizim yaşlarımızı tadamadan göçtü gitti. Teoman'ın "çoban yıldızı" geliyor aklıma hep. Bu ölümün "ama"sı ne olabilir artık ? Sanırsın çocuk elinde silah bunların üzerine yürüdü, canlarına kastetti. Nasıl bir "Terminatör"se o çocuk, evire çevire dövülerek oracıkta can verdi. Yuh olsun ! Nasıl bir toplum olduk ya ? Biz yurdumuzu işgalcilerden korurken karşı cephedeki askerlere kin gütmemiş, yeri gelmiş onlara misafirperverlik göstermiş bir milletiz. Nasıl bu kadar soğuk kalpli insanlara dönüşüverdik bir asırda ?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bir tane daha atarsa aynısından, akşam programa bağlanacağım. Ama haklısın, konuşsunlar, elle tutulur bir şeyler söylesinler, yoksa yani "buralardan oylar nasıl olsa garanti" fikri beni çok rahatsız ediyor. Geçen yazdan sonra da hiçbir şey garanti değil bence buralarda.

      Bir yandan da çok kızgınım hala, bir politikacıyı diğerinden ayıracak noktaya da gelemedim. Hem sinirli hem kararsız seçmenim.

      Kalpsiz, insanlıktan çıkmış güruh hep vardı bence ama hiç bu kadar el üstünde tutulup sırtları patpatlanmamıştı. Nerde var bu rahatlık, ne mahkemesi mahkeme, ne medyası medya.

      Delete
  2. ali ismail'in bu kadar tanıdık olması yüzünden canımız yanıyor herhalde, tehlike o kadar yakın ki, sen, ben, o yani hepimiz olabilirdik, çıldıracağım.
    mansur bana da mesaj atmış, istemiyorum diyorum halaa mesaj atıyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Evet, öyle galiba. Yaşının küçüklüğü, başına gelenin korkunçluğu. O video görüntüleri. Bir şeylere canım sıkılınca, dertlenince falan hep aylar sonrasını düşünürüm. İşte tez yazarken mesela, eylül ayında hepsi bitmiş olacak diye kendimi avuttum hep. Bu taktik işe yaramıyor, hiç bilmiyorum, avunamıyorum.
      Mansur kocama da mesaj atmış, ne yapmaya çalıştığını anlamadım.

      Delete
  3. Yaşıyor olmaktan utanıyorum düşündükçe. Ömrümce unutamam bunu. Düşündükçe öfkeleniyorum. Hayatımın pişmanlığı olacak sokaklarda olmamış olmak. Ailesini düşünmek istemiyorum, ellerinde kala kala bir heykel kaldı, neyi telafi eder. Gencecik insanlar öldü, insan bir pişmanlık görmek istiyor, bir durup düşündüklerini en azından, ne yaptıklarına baksınlar istiyor. Onlar yaşıyorlar, biz utanıyoruz, onlar adına da utanıyoruz.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Nereye koşacağını bilemeyecektin, sokakları bilmiyorsun; evin çok uzak, dönemeyecektin. Annenler endişeden delirecekti ya da yalan söylemek zorunda kalacaktın onlara. Oy kullanacaksın di mi bu sene? Oy kullan.
      Çocukların aileleri, televizyonlarda gerine gerine "emri ben verdim" dediği için başbakan da hesap versin istiyor, olabilecek mi öyle bir şey bilmiyorum. Ali İsmail'in davasında sanık sandalyesinde oturan o allahın belası 3 herifin yanına o gece görevli polisler, amirleri ve vali de eklensin isterim. Her yerde yazdılar, o gece Eskişehir'de dövülen o kadar çokmuş ki. Ali İsmail'le beraber bütün gecenin hesabı verilse keşke.

      Delete
  4. babamın bir arkadaşı da gençliğinde, sırf elinde cumhuriyet gazetesi var diye bir kalabalık tarafından dövülüp öldürülmüş. ve belli bir sayının üstü linç olduğu için kimse de ceza almamış...
    ben de ölmedim ama, lisedeyken hiç tanımadığım bir grup tarafından sadece hoşlarına gitmedim diye dövülmüştüm sokak ortasında misal...
    demem şu ki aslında bunlar yeni değil... bizim o misafirperverliğimizin yanında böyle yanlarımız da var bolca... şuan tek fark teknoloji sayesinde daha fazla şeyden haberdar olmak ve ne yazık ki yargıdan daha az korkuyor olmak...

    yazdıklarını gerçekten yapacağını bildiğim için tüylerim diken oldu... şarkıyı da dinleyemedim ama içimden söylüyorum hala...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Of yarabbi ne biçim hikayeler bunlar. Yok ben de senin gibi düşünüyorum, bu yeni bir canavarlık değil. Linç etmenin her türlüsü var buralarda, en azından artık o kadar sinirlerim bozuk ki korkum azaldı. Yani çantamda biber spreyi var ama sesim biraz daha yüksek, öyle bir korku azalması.
      Ay yazdıklarım zaten tamamen kazılardaki oğlan çocukları, ufak tefek kızlar falan; hep gözümün önüne geliyorlar, çok fena oluyorum. Bir kaç yaz önce kazıda tatil gecesiydi, herkes bir yerlere dağıldı. Biz de arkadaşımla çocukları basalım diye eğlencesine kazı evinin etrafında karanlık köşeleri turladık. Bula bula bir adet kız çocuğu bulduk, o da telefonda annesiyle konuşuyordu.
      Çok canım sıkılıyor.

      Delete
  5. http://www.radikal.com.tr/turkiye/iste_bimin_mozaikleri-1174313

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay gördüm, valla iş başa düşüyor artık, İzmirliler mozaiklerini yedirirlerse yazıklar olsun bunca zamandır attıkları havalara :)
      Ben yerinde koruma ve sergileme taraftarıyım, aslında taraftar olunacak bir konu da değil ya. Kemalpaşa'nın bu bölgesini biliyorum, taa Neolitik döneme kadar giden bir yerleşim de var burda, ama öylesine fabrikayla bok püsürle dolu ki zorlukla kıpırdıyorsun.
      İzmir'in Koruma Kurulları bu aralar sık gündeme geliyor, sit dereceleri havalarda uçuşuyor falan. Benimkisi küçük bir talep ama bu kurullarda görev yapanların isim listesini görmek isterdim. Aynı şekilde Urla'daki o villalar için 30 bin lira karşılığı sit raporu yazıp dereceyi 1'den 3'e indiren üniversite hocaları kim, onu da bilmek isterdim. Çünkü hukuk mukuk, öyle şeyler çalışmıyor, bari kendi aramızda ayıplayalım.
      Mozaikler de o kadar güzel ki, insan aklını kaçırır.

      Delete
    2. Bu sabah kahvaltı ederken düşündüm. Ne büyük bir hazinenin üstüne konmuşuz. Orta Asya'nın kurak topraklarından medeniyetlerin beşiğine oturmuşuz. Şimdiyse kıymetini bilmiyoruz. Dinlerin buluştuğu, kültürlerin kesiştiği, insanların kaynaştığı müthiş bir coğrafya ! Ama heyhat cehalet yönetir olmuş bu toprakları. İlber Ortaylı'nın güzel bir sözü var: "Cahillere kızmam. Yarı cahillere kızarım". Çok haklı. Bu ülkede ne insanlar var, okullar bitirmiş mürekkep yalamış ama kör cahilden daha kör.

      Delete