June 26, 2014

Yazlık Mim

"Mim Kardeşliğinin" parlak zırhlı şövalyesi Zihnin Arka Sokakları mimlemiş, yapıyorum. Zaten aklıma yazacak bir şey gelmiyor kaç gündür, içimden gelmiyor, üstümde bir tuhaflık var.

1- Meyve olsaydın, hangisi olurdun?

Şeftali olmak isteyip domates olurdum gibime geliyor.

2- Şu sıralar okuduğun kitabın 82. sayfasından bir bölüm seç.

"Leo Urbank robbed valuable time from his golf game to inspect the new structure, predicting that it would never be completed. 'Take it from me,' he warned. 'They're hot at the beginning, but they drop out halfway through.'"
Lilian Jackson Braun'un çok hastası olduğum siyam kedili polisiyelerinden birini okuyorum, The Cat Who Went Underground. Oğlak Yayıncılık 4-5 tanesini basıp bıraktı, mecburen orijinallerin peşine düştük.

3- Deniz mi havuz mu?

Bakın aşağıya sizin için bazı yaz fotoğrafları koyuyorum. Çeşitli yılların yaz ayları bunlar hep.









"Deniz mi, havuz mu?" sorusuna, "Duş" diye cevap vermek istiyorum. Şimdi lütfen sessizce gidin bu sorudan, beni yalnız bırakın.

4- Günün en ideal yüzme vakti?

Valla gün boyu ulaşma imkanım olsa suya, öğlen sıcağı dışında ayrım yapmam, girer girer çıkarım. Sabah herkes uyurken güzel oluyor, yani sanki öyleymiş gibi hatırlıyorum.

5- Plajlarda bu yaz ne çalmasını istersin?

The Smiths çalsın isterim. Bütün tatilciler içli içli ağlasın, kendilerini kessinler istiyorum.

6- En sevdiğin kahvaltılık?

Peynir-ekmek-domates ve yoğurt-meyve-müsli. Bu iki kahvaltıyı ediyorum. Gerçi geçen gün şeftali yedim bir adet, "Bu da kahvaltı sayılır" diye düşünerek, sonra gittiğim cenazede tansiyonum yerlere yapıştı. Aslında ne zaman cenazeye gitsem tansiyonum düşüyor, evet.

7- Yazlık mekanlarda en sinir olduğun şey ya da şeyler?

İnsanlar. İnsanlara sinir oluyorum. Hemen bir anımı anlatacağım.
Yıllaaaaar önce bir yaz, hafta içi Bodrum Kalesi'nde çalışıyorum, hafta sonları serbestim. Türkbükü'ydü galiba, plaja indim, tek boş şezlonga yüzüstü attım kendimi. Kafamı çevirince komşu şezlongun yanına park edilmiş apartman topuklu, altın renkli terliklerle göz göze geldim. Sahibi yoktu ortalıkta, dalmışım o arada ben de. Sonra şu sesle kendime geldim, "AŞKIAM GEAL!"

Kız şezlonga yatmış, cilvelerle döne döne telefonla konuşuyordu, süreç şöyle devam etti;

Telefondaki aşkıa: mırmırmırmırmırmır
Kız: AŞKIAM GEAL
Telefondaki aşkıa: mırmırmırmırırmırı
Kız: AŞKIAM GEAL
Telefondaki aşkıa: mırmırmımrı
Kız: AŞKIAM GEAALL
Telefondaki aşkıa: mımrırıırmırırmır
Kız: AŞKIAM GEAAALLL

Size yemin ederim en az yarım saat bunu dinledim. Size yemin ederim, kız başka hiçbir şey söylemedi. Sağır olmakla kalmayıp üzüntüden kör de olacağımı hissedince kalkıp denize girdim. Kendi halimde debelenirken, sörf tahtasının üzerine boylu boyunca yatmış, adeta dev bir su kaplumbağası gibi sağa sola seyahat eden bir adam yanıma süzüldü, "Merhaba, tatile mi geldiniz?" diye. Pıtır pıtır kaçtım uzaklara, adam da başka kızların yanına iteledi tahtasını.

Bu yazlık mimi, eğer okumayanız kaldıysa diye, hayatımın en terörlü 5 tatilini anlattığım yazımın linkiyle bitiriyorum: http://minoshka.blogspot.com.tr/2011/10/memleketimin-guzide-tatil-koseleri.html




11 comments:

  1. Ayyyy bu tipler yüzünden Aşkım lafından nefret ediyor hale geldimmm

    ReplyDelete
    Replies
    1. Of bir de yani yıl 1998 miydi neydi, benim ilk karşılaşmamdı herhalde "aşkıaam" feryatlarıyla :D Haklısın, bu kız tek başına sorumlu aşkım lafının cılkının çıkmasından ahhahha :D

      Delete
  2. çok affedersin güldüm yine okurken.uff.
    birde var ya şu mimler olmasamış ne yazacakmış insanlar çok merak eder oldum.
    ama seninkiler güzel oluyor.

    Benim bir arkadaşım var bi kere karı koca yanımda kavga ediyorlardı.
    Söze aşkımla başlayıp
    aşkım nabıyon ya..diyor adam
    kadın aşkım ben bişey yapmadım zaten öyleydi o
    aşkım..
    aşkım...
    aşkım...

    içimden küfür ettim valla.la kavga edeceğiniz bari yanımda düzgün edin değil mi?
    bana mı ayıp olmasın diye söze aşkımla başladılar aşkımla bitirdiler hala düşünürüm bunu.

    denizdeki abi iyiymiş,var böyle adamlar hala...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Denizdeki abinin tabi kendi çapında bir motivasyonu falan vardı, allah için peşime de düşmedi, kendine yeni mecralar aradı :)
      Herkes birbirinin aşkı, neden hayat bok gibi hala diye düşünmeden edemiyorum ben de.

      Delete
  3. Portatif bir duş hediye etmek istiyorum tüm arkeologlara :D

    Hıı Smiths'le galiba kıyım yapmak istiyorsun sahilde :D İnsanlar kederinden denizde açılıp boğmaya çalışırlar kendilerini. Çok fena yav :D

    Böyle sevgilisi olan insana Allah sabır versin diyorum..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bir ara duşların da fotoğraflarını koyayım :D Gerizekalı gibi hep uzun saçlıyım, portatif duşun 2 litre suyu yetmedi asla.
      Kıyım peşindeyim evet ahahhahah :D Eller havaya bitsin, eller iki yana sarksın istiyorum!
      Böyle sevgilisi olan insanı da ciddiye alamıyorum ama bir kalkıp geleydi o plaja, kız susardı en azından. Ya da daha mı fena olurdu, emin olamadım şimdi :D

      Delete
  4. İstediğim zaman denize girebilme hakkım olsa ben de kesinlikle sabah öğle ayırt etmez sürekli girerdim herhalde, deniz gibisi var mı ya :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Of evet :) Düşünsene, evden çıkıp yürüyerek gidebildiğin bir mesafede güzel deniz var! Sabah kimseler uyanmadan, deniz muhallebi gibiyken bir girilir: Sonra herkes gelince, ortalık şenlikliyken; herkes gidip de akşam olmaya başlayınca falan. Hayaller, hayaller :D

      Delete
  5. Artık uzun zaman oldu diyebilirim bende.. Neredeyse 2 yıldır bu blog alemindeyim, mim nedir bilmem, biliyormusun? Ama bu mim olayı sana çok yakışıyor..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yaaa teşekkür ederim :D Gençler yapıyor, aman eksik kalmayayım diye atlamıştım mimlere :) Güzel sorular olunca eğleniyor insan.

      Delete