August 21, 2014

Ne Güzel, Ne Güzel

DHA'nın ve akabinde Vatan Gazetesi'nin aşağıdaki haberden sorumlu çalışanlarına seslenmek istiyorum; siz gazeteci falan değilsiniz. Siz dükkanın önüne tabure atmış, geçen kızların kıçına bakan, osuruktan nem kapan, "Şöyle iyi bir linç olsa da iştirak etsek" cinsi birer insan evladısınız. Bende bıraktığınız intiba budur.


Hemen arkasından da Vatan Gazetesi'nin internet versiyonunu kim idare ediyorsa onu da tebrik ediyorum, zira bu haber ana sayfada da vardı, "ŞOK ŞOK ŞOK" diye.

Çocuk sağlık kontrolünden geçmiş, cinsel istismara dair bir bulgu yokmuş, neden hala bu başlıkla veriyorsunuz haberi? Bakın hala tıklıyorum gazetenizin web sayfasına, memeler, popolar, plajda frikikler arasından cımbızla seçip haber okuyorum, o haberi de böyle mi yazıyorsunuz?

Dün okuyup ekran görüntüsünü aldım, bugün yok haber. 14 yaşındaki Suriyeli B.S. için bir şey farkedeceğini sanmıyorum, yüksek ihtimalle mahallelinin gözünde tecavüzcü olarak kalacak. Çünkü misafirperverliğimiz, kardeşliğimiz falan hep yalan bizim. Kiraları yükselten fırsatçı ev sahiplerine değil, o eve muhtaç göçmenlere kin besliyoruz. İşçilerini kapının önüne koyup üç kuruşa Suriyeli çalıştıran açgözlü patronlara değil, o şartlar altında çalışmaya mecbur göçmenlere tepki veriyoruz.

Gözünüzü seveyim "Suriyeli göçmenlere ben de üzülüyorum ama..." diye gelmeyin bana, o "ama" ağızdan çıktığı anda kendinden önce gelen bütün fikirleri sıfırlıyor. O "ama"nın kendinden başkasına tahammülü yok.

Haberin devamında yerel bir politikacı Suriyelileri istemediklerini, halkın patlamaya hazır bir bomba olduğunu belirtiyordu. Bu halk, bir kere de patlamaya hazır bomba olmasın. Lütfen, bir kere de sakin olsun bu halk. Olamıyor, yarım yamalak laflarla haldır haldır koşturuyoruz, terliklerimizle dükkan dövüyoruz, ayağımızın ucuyla heykel dürtüyoruz, plastik Noel Baba bıçaklıyoruz. Bu sonsuz gerginliğin, her an adam dövmeye hazır halin falan anlaşılacak bir tarafı yok.

İki gece önce eski bir arkadaşımla yemek yedik dışarda, gidebileceğimiz en sokak arası, en sakin kafeye gittik. Yan masada kız arkadaşıyla oturan oğlan telefonla kavgaya tutuştu aniden, "ERKEKSEN GEAAAL BURIYAAA ANANI .İKERİM ULAN ERKEAKSEAN GİİAALL" diye. Sohbet ediyorduk, makarna yiyiyorduk, oğlan gelip masamızı devirse herhalde aynı etkiyi yaratırdı. Eve geldim, alt sokaktaki müzikli eğlence yerinde kavga çıktı. Bir tane de pavyon var, pavyondan bahsetmiyorum, gençliğin süslenip geldiği yemekli-"kafa nereye ben oraya" bir yer burası. Kahvemi alıp terasa çıktım, bu sefer başka bir oğlan "GAVAT MIYIM BEAAANN HAAA???" diye bağırıyordu, yarım saat kadar birbirlerini ittiler kaldırımda, sonra arabalara binip gittiler. Araba sürdü bu oğlan yani dün gece bir de.

Velhasıl kaçacak yer yok, gazeteden de bağırıyor bu insanlar, yan masanızdan da. Yazıp yazıp bu satıra geldim, umarım söyleyecek makul bir lafım, bir çözüm önerim var diye düşünmemişsinizdir. Yok çünkü. Bence insanlığın sonu geldi. Son bir büyük salgın hastalıkla kökümüz kazınsın, sonra eğrelti otlarına, arılara falan kalsın dünya. Onlar ne yapacaklarını biliyorlar, biz çok büyük bir hayal kırıklığıyız.


14 comments:

  1. Gözlerim dolu dolu öfkem burnumda. Ben yolumun sonunda sayılırım. Sen ve senin gibi güzel insanlar için nasıl üzülüyorum anlatamam. Yaşadıklarınızı, şahit olduklarınızı hiç hak etmiyorsunuz. Yazık. Çok yazık.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Estağfurullah, yolun sonu falan demeyin, daha uzun zaman hep birlikte üzüleceğiz.
      Benim kuşağımın çocukları ne yapacak, onu da çok merak ediyorum. Güzel bir şeyler olacak mı onlar için? Düşüne düşüne deli ettim kendimi, ben mesela çocuk yapsam, aynen kendim gibi bir gerizekalı yetiştireceğim, sonra bu kaldırımlarda "Gavat mıyım ben?" diye yırtınan adamın çocuğuyla aynı parkta oynayacaklar, aynı okula gidecekler. Kafası yarılan, kalbi kırılan herhalde benim çocuk olacak. Nasıl olacak bu işler?
      Hem 1. hem 2. Dünya Savaşı'nı yaşamış kuşağın hemen arkasından geliyoruz herhalde biz talihsizlik kulvarında.

      Delete
  2. hayır birde 14 yaşında suriyeli de çocuk tecavüz çok büyük bir kelime bence; ben haberi okudğumda aklımda 30-40 yaşlarda bir adam bir şey yapmış diye düşündüm sonra fark ediyorsun ki diğeri de çocuk.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay evet ya, allah bilir ne oldu, bunlar gibi hıyarlar gazetecilik işini yapmaya devam ettikçe asla öğrenemeyeceğiz gerçekleri. Hayatlar kayıyor, hiçbir şeyin kıymeti kalmadı, geceleri rüyalarımda vapurdan atlayıp kapkara denizin ortasında kalıyorum tek başıma.

      Delete
  3. Nasıl korkunç bir durum bu , saçma sapan bir yer halini aldı dünya, insanlar... Suriyeli olması, 14 yaşında olması çocuk olmasına engel mi, tecavüz lafını bu kadar fütursuzca nasıl kullanırlar, bırak gazetecilik etiğini, insanlıkları da yok bunların.düşündükçe dehşete düşüyorum, inan çaresiz bir dehşet duygusu öfff...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Evden çıkmak istemiyorum, bende de böyle tezahür ediyor dehşet. Neyin etiği kaldı ki gazeteciliğinki kalsın, bütün kurumlarıyla yerlerde sürünüyor memleket. Benim mesleğim mesela, içler acısı halde, tüm bağlantılarıyla beraber. Ben kaçıp kendimi kurtardım, hala çalışan arkadaşlarım bir lağım denizinde kulaç atmaya çalışıyor, ne kadar dayanacaklar bilmiyorum.

      Delete
  4. yine ne güzel yazmışsın.hepimiz bu toplumda birer ruh hastasına döndük.kim nereye hoop oraya saldırıyoruz.cahiliz ve aptalız.herkeste bir öfke var birikmiş ve boşaltacak yer arıyoruz ve doğamız gereği hep kendimizden daha güçsüz olana saldırıyoruz.dediğin gibi misafirperverliğimiz de yalan.o mahalleden dükkanını kapatıp giden suriyeliler olmuş bu olay üzerine.tek çözüm yok olmamız katılıyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kısa süre öncesine kadar böyle düşünmüyordum ama son zamanlarda okuduğum bir-iki yazı sonrasında hak verdim öyle düşünenlere, bu insanlar kötülükten rahatsız değil, tam tersi onaylıyor. Kendisi ev sahibi olsa fahiş fiyatla Suriyelilere kiralayacak, iş sahibi olsa üç kuruşa Suriyeli çalıştıracak, başbakan olsa çalacak. Biz sadece fakir ve cahil değiliz, yarımız ahlaksızmış bizim.
      Geçen gün taksici abiyle sohbet ederken konu Soma'ya geldi, abiye göre olabilecek en iyi şekilde halledilmiş mesele, işçilerin aileleri paralarını almış, daha ne olsunmuş. Ama madende önlem alınmadı, yaşam odası yapılmadı? Ama bir şekilde madenden canlı çıkanların borçları, tekrar madende çalışmak zorunda olmaları? Duymamazlıktan geldi beni.
      Böyle işte. Eboladan umutluyum.

      Delete
  5. Sosyal medyayı bu yüzden ana akım medyaya tercih ediyorum. Eğrisi doğrusu tek potada oluyor. Hepsine göz atıp "akla yatkın" olanı, doğru olabilecek bilgiyi ayırt edebiliyorsun. Ana akımda ise "onlar" ne koyarsa önüne gerçek o. Tecavüz mü etmiş; etmiştir. Hepsi bu. Sorgulamaya gerek yok. Seviniyorum aslında gazetelerin baskılarını durdurup, elektronik ortama geçmelerine. Kendilerine de çeki düzen verirler belki.

    BELKİ dedim çünkü bağzı gazetelerin sosyal platformları olsun, siteleri olsun memeden popodan geçilmiyor dediğin gibi. Bilmem kimin dekoltesi için tıklayın. Haber sitesi mi dediniz ?? Erkek halimle ben rahatsız oluyorum bundan. Sayfayı açıyorsun, gündeme dair üç beş olay öğrenelim diye, saçma sapan galerilerin arasında haber arıyoruz. Yok bu şunu yaptı, yok şu bunu yaptı. Tamam, bundan "haz duyan"lar olabilir. Ayır bir sayfanı ona. Peki ana sayfada işi ne ? Özellikle Kate Upton. Yani o kadın olmasa ekmek yiyemicek gazeteciler.

    Toplumun bu "histerik" durumu şaşılacak bir şey değil aslında. Büyükler tepişirse resmi kurumların ortasında, sokak ne yapar kim bilir ? Kavgadan geçilmiyor ülkede. Komşularla sıfır sorun politikası vardı hani bi aralar. Onu hiç olmazsa yurtiçinde hayata geçirebilselerdi.. En azından sokaktaki kavgalar azalırdı. Ama nerde..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kate Upton'la Cicişler kapışır. Bak şimdi açmıştım, bakınıyordum Vatan Gazetesi'ne, şu haber var:

      "Beşiktaş Itri sokakta, özel güvenlikli bir sitede Musevi vatandaşı çift Jak Karako ve Georgia Karako ölü olarak bulundu.

      Yaşlı çiftten haber alamayan konşuları polis haber verdi.
      ...

      80'lerde Türkiye'nin sosyetesini yaz tatillerinde tekne alışkanlığı kazandıran Jak-Georgia Karako çiftinin ölümü sosyeteyi şoka sokacak."

      Musevi ülkesi diye bir yer olsa gerek ki Musevi vatandaşı olunabiliyor. KoNşulara, düşük cümlelere falan hiç girmiyorum. Korkunç bir cinayeti "sosyeteyi şoka sokma" faktörü üzerinden değerlendiren gazeteciyi de tebrik ediyorum. Linkini de koyayım şuraya, bakalım ilerleyen saatlerde ne yazacaklar. http://www.gazetevatan.com/sosyeteyi-sarsacak-cinayet--670975-yasam/

      Ay baktıkça sinirleniyorum, Alanya'da Alman çift öldürülmüş, bahçıvanı gözaltına almış polis. Haber tabi ki şöyle veriliyor, "VAHŞİCE ÖLDÜRÜLDÜLER! BAKIN KATİL KİM ÇIKTI!". Çıkmamış daha katil, gözaltına alınmış, bir sakin ol.

      Batsınlar diyeceğim, matbaacısı var, çaycısı var, onların ne suçu var, di mi? Batacaklarına bir silkinip kendilerine gelsinler, batmasınlar diye habire gazete alıyordum, vazgeçtim. Birgün mesela, hala ve hala çamur gibi baskısı. Twitter hesabından okuyucu azarlıyor, laf sokuşturuyor. Nasıl kurumsal twitter hesabıdır anlamıyorum.

      Doğru diyorsun, yukardan aşağıya doğru normalleşti histeri. Keşke meclisten başlayarak herkese çiçek bakımı ve battaniye örme dersleri zorunlu olsa, herkes en az bir kedi ya da köpek baksa falan. El işler, kafa sakinler. Koca memleket topluca kuduz olduk.

      Delete
  6. Ya bence insanlık ergenliğini yaşıyor bu çağlarda, harbiden.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya kızım çok fena, dün gece gene kavga çıktı aynı yerde. O kadar uzun sürdü ki köpekler terasta yere yatıp uyuklamaya başladı, polisi aradık gene. Komşu Restoran'a açık mektup yazacağım, kavga eden sarhoş müşteriler umrumda değil ama bir gün biri silah çıkaracak, garson falan vurulacak, bundan korkuyorum. Sonra gidip camlarını indireceğim restoranın. Haftada 3-4 gece kavga çıkıyor, daha fazla güvenlik elemanı çalıştır, bir şey yap.
      İşletmecisinde iş yok, müşteride iş yok, gazetede iş yok, okuyucusunda da iş yok; yolla allahım salgın hastalık yolla, bitsin bu eziyet.

      Delete
  7. bunların sitesine girmişliğim yok da habertürkün sitesi ya bildiğin porno sitesi sonrada vay namusumuz diye haber yapıyorlar ya orda kopuyorum ne içiyorlar bunlar diye

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aynı ayarda ikisi de, baktım da şimdi habertürk'e. Bari böyle linçe teşvik haberler yazmasalar, memeleri popoları geçtim artık.

      Delete