September 19, 2014

(5) Beni Mutlu Eden Bir Kitap

Kitaplıklar arasında bir süre dolandım, işin içinden çıkamadım, gözlerimi kapayınca aklıma gelen ilk şey Shire'ın yeşil çayırları, sisli ormanlar, ikinci kahvaltılar, iyi tütün ve nefis tartlar falan oldu.

Bu yüzden 5. soruya cevabım Hobbit.

1996 yılında 17 yaşındaydım. Babam İstanbul'a gidip gelmiş, gelirken de bana bu sağ alttaki kopyayı getirmişti.

Eski arkadaşlarını görmüş, "Aaa senin kız o kadar büyüdü mü yav? Dur bi kitap bastık, ondan verelim, sever belki" diye gidip depodan getirmişler. Aradan bu kadar yıl geçti, kim bu arkadaşlar, Altıkırkbeş'ten mi, Mitos'tan mı bilmiyorum. Böyle havalarda uçarak geldi bana Hobbit.

Oturdum okudum, ağzım açık kaldı. Ondan sonra da Altıkırkbeş'in bastığı ne varsa aldım, hala da alırım. 17 yaşıma o kadar iyi geldi o Altıkırkbeş havası. Hobbit'in başındaki "kişisel toplantı notları"ndan alıntılıyorum;

"Vay canına sayın okuyucular, vay canına"

Hayatıma edebi kuulluk soktukları için bir kere daha teşekkür ediyorum kim olduklarını bilmediğim o İstanbullu abilere.

Diğer iki kopyadan üstte olan Hollanda'dan, alttaki Pakistan'dan alınma. Görünce dayanamıyorum.

Çok isterdim şurda oturup Tolkien'den, savaş sonrası ruh hallerinden, ne bileyim satır arası ırkçılık iddialarından falan bahsedeyim. Edemem. Kıçımla okudum hep o eleştiri yazılarını, yarım yamalak hatırlıyorum. Diyorum işte, gözümü kapayınca ormanlar geliyor aklıma, daha mutlu olunabilir mi?

Direnmeye gönülsüz, yollarda evini özleyen, kıllı ayaklı, ufak tefek bir hobbitin ve küllerinden doğmaya niyetli, inatçı keçi cücelerin saf kötülük karşısındaki halleri bana biraz ilham veriyor. Ve fakat, 5. günün şafağında Gandalf falan gelmiyor, başımızın çaresine bakmamız lazım. Biz hala "oradayız", "buraya" bir dönebilirsek hep yeşil çayırlar olacak.

Orta Dünya'yı da buralara bağladığıma göre artık gidip kendime yumurtalı ekmek yapabilirim. Meydan okumanın 5. gününden selamlar, şafakta Gandalf geldiyse de kapıda kaldı, köpenkler üstüme uyumuş, dünya yıkılsa duymazdım.

10 comments:

  1. Tam bir rezilim. Tolkien'in bir sürü yazılarını okudum, film uyarlamalarını izledim ama kitaplarından bir tanesini bile adam gibi okumamışımdır. Gel de tükürme bana. Öf. Kendi kendime kızdım gene.

    Altıkırkbeş'ten arkadaşlar ? Ooo :) Altıkırkbeş gerçekten enteresan şeyler basıyor. İletişim ve Sel'den sonra en sevdiğim yayınevlerinden biri. Fakat son zamanlardaki baskıları özensiz biraz. Çok fazla yanlış çeviri ve baskı hatası yapıyorlar ki bence kendilerine yakışmıyor. Burroughs'ları, Dick'leri onların sayesinde öğrendik neticede.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bu da ayrı bir tür yüzük kardeşliği :D Hobbit'i çıkar aradan bari, zaten bir kısmı şarkı, biliyorsun :D
      Valla o arkadaşlar tam olarak nerden bilmiyorum, o kadar zaman geçti ki aradan, sorunca boş bakıyor babam "Kimin hobiti?" diye. Ama bir depo Hobbit'in üzerinde oturuyorlarsa ya kitabevlerinden biriyle alakaları var ya da Smaug'la akrabalar. Her halükarda heyecanlı :)
      Çok uzun zamandır denk gelmedim Altıkırkbeş kitabına, çeviri hataları da genel bir problem haline geldi galiba. Çelınc sorularından birine saklıyorum, Türkçesini anlayamadığım için okuyamadığım bir kitabı.

      Delete
  2. Ne güzel bir etkinlik başlatmışsınız , ben kaçırmışım bu güzel etkinliği sayenizde yeni okuyacağım kitaplar öğreniyorum :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Zihnin Arka Sokakları'nın başının altından çıktı :) Ya valla, ben de bayağı liste çıkarıyorum okunacak kitaplar için, güzel oldu hakikaten.

      Delete
  3. Tanıştığımda neler hissedeceğimi en merak ettiğim yazardır Tolkien. Evet, ne hüzünlüdür ki hiç okumadım, diğer bir sürü mükemmel yazar gibi onunla da zamanı gelince tanışmayı bekliyorum.
    Yüzüklerin Efendisi aşk yaşadığım bir film, Hobbit'e de ısınma turlarındayım. Eminim ki kitabını filmlerinden çok daha fazla seveceğim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Peter Jackson'a Hobbit'i üç filme böldüğü için biraz gıcığım aslında ama başkası da çeksin istemezdim filmleri :) Kesin kitapları da çok seversin gibi geliyor bana.

      Delete
  4. sahafçıların bile tadı kalmadı azizim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Birileri bana Ankara'da sahaf tavsiye etse keşke.

      Delete
  5. Hobbit:) Offf beni bu sözcük bile o yemyeşil büyülü dünyaya götürmeye yetiyor. O dünya bambaşka. Kitaplarını okumadım ama ilk görüşte nasıl da içim ısınmıştı onlara. Kitapların anlatışını merak ediyorum aslında, gelince muhtemelen okurum:) Bu arada fotoğrafa bayıldım tam poster tadında olmuş valla o miniş sukulentler de öyle tatlılar ki çok iyi ikili olmuşlar hobbit ile. 3 baskı arasından bir favori seçmeye çalıştım resimlendirmesinden ötürü, ama başaramadım. Ayrıca ne şanslıymışsın mina yaa, o senin kıza kitap verelim desinler hobbit çıksın ahhh...Ben sanırım burada rast gelmedim hiç, belki hep kırtasiyeye bakmaktan da olabilir, sana bir sürpriz yapabilirim belki, söylemesem de olmaz yani, ah bir de becersem şu sürpriz işini, ne gerizekalıyım:)
    Yumurtalı ekmeğimi o ormanlarda serilip yiyebilirdim şu an, veya o şahane hobbit evlerinin birindeki büyülü kitaplara kendimi verebilirdim, o zaman hayat ne şahane olurdu o aptal tipsiz moron frodo olmayaydı iyiydi işte:) Hem savaşlar dövüşler çirkin yaratıklar olmadan sadece hobitlerin hayatını, mutlu dünyalarını anlatan bir film de yapsalar ya ay hiç de düşünmüyorlar yahu, şu an anne bana bi hobit al modundayım yalnız:):) Nefret ettim kendimden bir an, ama içimdeki şeytan yazdırıyor bana bunları minaaaa, Hobbiittt, hooobbiittt, hooobbittt, frodo baggins ölsün:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahahah niye gıcıksın yahu Frodo'ya? :D Hobbit'te zaten Bilbo Baggins var, belki onu seversin :)
      Ay allah hepimize hobbit evi versin, hobbit hayatı versin :) Yaa ama işte, kötülük durduğu yerde durmuyor ki, gariban hobbitlerin huzurlu köylerini de tehdit ediyor, naapsınlar, mecbur yollara düşüyor Bilbo. Bizim de dengemiz bozuldu zaten, arada filmleri seyrediyoruz tekrar tekrar, karakterleri günümüze uyarlıyoruz, kötülük her yerde aynı kötülük.
      İngiltere'den alamadım bir Hobbit kopyası. Aklıma son dakikada geldi, bir-iki sahafa sordum, kalmamıştı ellerinde. Tam filmin gösterime girmesine yakın bir zamandı, neyse, kısmet :)
      Miniş sukulentler çok tatlı hakikaten de beni kışın derdi sardı şimdiden, nereye koyucam ben bütün bu saksıları hava soğuyunca offf. Evde 1 santimetrekare yer yok :D

      Delete