September 20, 2014

(6) Beni Hüzünlendiren Bir Kitap

Bu sorunun cevabı Soljenitsin'in yazdığı "Ivan Denisoviç'in Bir Günü".

Roman, Rusya'da Stalin dönemi çalışma (toplama?) kamplarından birinde mahkum olan İvan Denisoviç'in bir gününü anlatıyor, başlıktan anlayacağımız üzere.

Hüzünlendirmek hafif kalıyor, üzüntüden öleceğim sanmıştım, lisedeydim okuduğumda. Yaz tatiliydi, İzmir'de hayat hafif ve dertsizdi, geceleri yatakta okudum kitabı. O yatak bir mezara döndü, Ivan bir kuru ekmek parçası peşinde koştukça ben de açlıktan öleceğim sandım, gece yarıları kalkıp mutfakta kuru ekmek köşesi kemirdim. Ivan -30 derecede tuğla dizdikçe ne İzmir yazı kaldı ne tatil, pikeye sarınıp tırnaklarımı kemirdim.

Stalin dönemi baskılarından haberim yoktu, böylece oldu. Kitap bittiğinde kapağını kapatıp bir sonrakine geçemedim; Soljenitsin ruhumu ezdi, ağzımı burnumu kırdı anlattıklarıyla. Adımı alıp yerine bir numara vermişler gibi, kafamı kazıyıp zorla çalıştırmışlar gibi, kendime gelemedim.

Arkadaşlarına yazdığı mektuplarda Stalin'i eleştirdiği için 8 senesini bu kamplarda geçirmiş olan Soljenitsin, Sovyet Rusya'da bu dönem hakkında yazdıkları basılıp dağıtılan ilk yazarmış. 1974'te sınırdışı edilmiş, ancak 20 sene sonra Sovyetler dağılınca geri dönebilmiş. 2008'de de ölmüş, saygıyla anmış olayım, aldığı Nobel anasının ak sütü gibi helal olsun, bir kitapla hayatımı kararttı.

Ben bu fotoğraftaki kopyasını okumuştum, mahallemizin bakkalı gazeteyi almadığım halde verirdi kitapları. Kitap herhalde Urla'daki evde, gittigidiyor'da buldum fotoğrafı, yanında bir Bernard Shaw kitabıyla beraber 4,5 liraymış.

Sizin cumartesinizi de gam ve kederle doldurabildiysem ne mutlu bana.

12 comments:

  1. Bak bugünkü soruyada cevabım hazır. Beni hüzünlendiren, hatta kanımı donduran "Bin Muhteşem Güneş" olmuştu. Bir kadının acıya ne kadar dayanıklı olduğunu orada görmüştüm. Bu kadarda olmaz deyip, okudukça hep daha ağırını yaşayan kadınları okuduğumda çok hüzünlenmiştim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hem onu hem de uçurtmalı olanı okudum, ikisini de havaalanlarından almıştım, cep boy :) Beni de üzdü Khaled Hosseini ama bu bahsettiğim kitap kadar beni içine alan çok az kitap oldu. Hiç abartmıyorum, açlıktan öldüm kitabı okurken.

      Delete
  2. Offf yine o pis bıyıklı adamın (Stalin emmi) terörü çıktı karşıma. Yazdıklarını okuyunca aklıma eskiden okuduğum Anna Ahmatova'nın Requiem şiiri geldi. Fena oldum. Düşün bak şiir, kitap bile değil. Kadın dizelerle öyle bir anlatmış ki baskıyı, dizeler arasında on defa ölüp ölüp dirilmiştim. Hemen not alıyorum kitabı.. Bütün baskıcı rejimlere, liderlere de burdan -afederin- kafam girsin demek istiyorum izininle. İnsanın insana ettiğini başka hiçbir canlı etmiyor valla.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de şiiri bulup okuyayım. Of benim de kafam girsin, hiç de ders almıyoruz insan ırkı olarak. Şu Swastika Geceleri de sanki dün yaşanmış olayları anlatıyor yarabbi, o da geceleri dar etti bana.

      Delete
  3. Bu kitabı bir arkadaşımdan ödünç alıp okumuştum, kitabı bana verirken "yemek yemekten zevk almayı bu kitaptan öğrendim" demişti. Demek ki herkeste hem benzer, hem farklı duygular uyandırıyormuş. Ben biraz öküz modunda okumuşum galiba pek etkilenmemişim hatta okuduğumu sen koyunca farketttim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Arkadaşını da aynı yerlerden vurmuş :) Ben okuduğumda 15-16 yaşlarındaydım, tazecik dimağım toplama kampıydı, soykırımdı falan, bunlara henüz o kadar maruz kalmamıştı. Belki o yüzden çakmıştır tokatları peşpeşe :)

      Delete
    2. He doğru, benim ilk okuduğum bu tarz kitap 25. Saat'ti, sanırım ortaokuldaydım, halk kütüphanesinden okumuş ve aynı senin duygularına kapılmıştım. Sonra filmini izlemiştim başrolünde Antony Quinn. Bir de babam Ulus ve Cumhuriyet'le büyüttü bizi :) İlkokuldayken toplama kampları ile ilgili bir yazı dizisi okumuştum, Mengele rüyalarıma girmişti günlerce :)

      Delete
    3. Bilmiyorum ki iyi bir şey mi bu, kötü mü? Yani evde, çocuğun ulaşabileceği yerlere soykırım bırakmak? Soljenitsin'in arkasından Kuznetsov'un Babi Yar'ını okumuştum, iyice büzüldüydüm. Beni bir sen anlarsın Leylak Dalı :)

      Delete
  4. Bu kitabı anımsayamadım ama Sabah gazetesinin bu kitaplarından bizde de var, hala durur, belki içlerinde bulursam bende bir günümü karartırım. Kitaplarını satmak fikri beni en çok üzen fikirlerden biri herhalde, kitapçılar dışında satıldıklarını görünce hep kederlenmişimdir sessizce, çünkü sanki kitap satma işi sadece onlara ait gibi gelir, herkes kitaplarını saklamalıdır, benim en dandik gazetenin verdiği dergiden bozma masal kitaplarımı bile sakladığım düşünülünce..30'lu yaşlarımdaki dualarımdan biri de budur, allah kimseyi kitaplarını satmak zorunda bırakmasın:) İyice anneanneme döndüm ben artık..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Varsa evde, oku hakikaten Tuğba. Hayat tecrübesi gibi kitap. Biz de aldık hemen hemen bütün seriyi bakkaldan, herkes alıyordu mahallede, ne acıklı geldi şimdi düşününce. Yolda kitap görse ayağının ucuyla dürtmeyecek insanlar bayağı kalabalıklaştı o günden bugüne. Kitap sevmeyen insanları ciddiye alamıyorum, bunu da buraya yazmış olayım.
      Ben biraz gevşedim kitap biriktirme konusunda, elim titremeden dağıtıyorum okuduklarımı :) Küçük bir grup var, eski baskılar falan, onları saklıyorum sadece. Bir de şöyle düşün, kimse kitap satmasaydı, biz sahaflardan hiçbir şey alamayacaktık :D

      Delete
  5. Okuma hissi uyandırmakla beraber, anlattığın acıyı kaldıramıyacağımı hissediyorum.
    Yanlız 'Kolera Günleriınde Aşk'ı, Bir de 'Yüz Yıllık Yalnızlık'ı aldım, okumaya başladım (önce 100 Yıllık Yalnızlık'ı). Bu listeyi çok sevdim ben. Sonra Yedinci Gün'ü de okuycam, Küçük Karabalık'ı da. Liseli bir genç kız hevesi ve mululuğuyla yazdım :) Bebem doğduğundan beri okuyamıyordum, o uygun vakit, sakin kafa, konsantrasyon bir türlü oluşamıyor:) bu listelerle heyecanlandım, elinize sağlık (sorana da-cevaplayana da).

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yukarda Tuğba'ya "Oku hakikaten" demişim ama tekrar düşündüm, okumayın. Valla okumayın. İnsanlıktan çıktı mahkumlar, eksi 30 derece, eksi 40 derece, açlık. Ben özetlemiş olayım. Eve de sokma bu kitabı, çocuk büyüyecek, bir boş anında elini atar, okumaya kalkar, o da yanmasın.
      Ben de aynı hislerle not alıyorum diğerlerinin yazdığı kitapları, biraz daha biriksin sipariş vereceğim. Pek memnun oldum bu kitap çelıncı münasebetiyle :)
      Bir fırsat bulursan yazsana bu aldıklarını okuyunca, merak ediyorum beğenecek misin diye.

      Delete