October 3, 2014

(18) Hayalkırıklığı ve (19) Filmi Çekilen Sevdiğim Bir Kitap

Azılı bir hayranı olarak biraz hayalkırıklığına uğramıştım bu yandakini okuyunca. Evde bile tutmamışım, idefix'ten aldım fotoğrafı. Konusunu hatırlamak için de gugıllamak zorunda kaldım.

Ev-ofis arası ite kaka bitirmiştim. Bunu okuyacağıma eski kitaplarından birini iki kere okurdum, daha iyi olurdu. 18. sorunun cevabı bu.

Filmi çekilen sevdiğim kitaba da Hobbit deyip biraz işin kolayına kaçacağım bugün, barbar kocam dün gece yarısı duvar boyamaya başladı. Can havliyle baza falan boşalttım, kışlıkların üzerinde uyuyakalmışım. Bu sabah eve değil, bir harabeye uyandım.

Gece bir kitaba başlamıştım, okumak istemediğime karar verdim. Çok sanatlı cümleler içimi kıyıyor benim, "Nazende güneş kendini ısıtmaktan aciz, sağ yüzüne ılık ılık, demli nemli. Pürtelaş adımlar kaçamak, özürle bahane arası insanlar kendi kuytularında Araf." Gereksiz kafiyelere çok gıcığım, bir hayli de düz bir insanım, istiyorum ki cümlelerin birer yüklemi olsun, güneş ısıtmıyorsa, efendi gibi ısıtmasın.

Neyse evet, Hobbit. Bir kitaptan üç film çıkarttığı için Peter Jackson'a da gıcığım ama beğenerek izledim filmleri, sonuncuyu heyecanla bekliyorum.

Hiçbir yerde bulamayınca Migros sanal marketten klima temizleyicisi aldık, biraz önce getirdiler. Naylon torbanın yanına et bulaşmış, köpekler akıllarını kaçırdı. Torbaya bulaşan koyunun bizle bir alakası olmadığına ikna edene kadar canım çıktı, rüşvet olarak kemirme kemiği falan verdim.

Maskeleme bantını erken sökünce, boyanın da bir kısmı sökülmüş. Ellerimi arkama bağlayıp duvara dertlendim. Telefonumu şarja takamıyorum, çünkü şarj aletine ulaşamıyorum, çünkü kazak yığınından odaya girmek mümkün değil. Koko biraz önce kemik gömdü kazak yığınına, öyle düşünün.

Bayram arifesinde halimiz budur. Giderken, ikinci filmden çok havalı bir sahneyi bırakayım aşağıya, Tauriel'in tokat gibi cevapları, "Biz bu dünyanın bir parçası değil miyiz?", "Savaş, tabi ki bizim de savaşımız.", "Ne zaman kötülüğün bizden daha kuvvetli olmasına göz yumduk?" falan.


6 comments:

  1. (Karşısında Gönül Yazar'ın koltuktan düşmesiyla şoka giren Nükhet Duru tonlamasıyla) "Allahım yarabbim niye öyle oldu, ay korktum" :D Ben sevmiştim aslında Hüzünlüleri. En sevdiğim Marquez kitaplarından biridir hatta (efsane kitaplarının yanından geçemez tabii).

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahhahhaha ayyy videoyu bulayım da bir daha seyredeyim, ne manasız bir düşüştü o :D
      Hiç böyle bir kitap yokmuşçasına devam ediyorum hayatıma, o kadar iz bırakmamış yani, bana da acayip geliyor :/

      Delete
  2. allasen şu absürd betimlemelerle dolu kitabın adını yaz da (istersen özelden) satın alma şapşikliğine düşmeyeyim

    ReplyDelete
    Replies
    1. Buraya yazamam, aile meselesi var işin içinde ehihiihiih :)

      Delete
  3. kemik çıktı mı kemik? çıkmadıysa muhtemelen saneye yaz tshirtlerin arasından çıkacak ^:^

    ReplyDelete
    Replies
    1. Fotoğrafını çekmeye kalkıştım ben, bozulup çıkardı kemiği, başka bir yere götürdü :D
      Duvar boyarken yatağı çektik, altından 2 tane yarısı yenmiş kemik, yarım oyuncak top, bir adet kültablası ve Albert Camus'nün Veba'sı çıktı. Gözümden yaşlar geldi gülmekten :D

      Delete