October 8, 2014

(21-24) Kitap Meydan Okumasında Nal Topluyorum

Bütün bayramı, duvarları boyayan barbar kocama zoraki çıraklık ederek geçirdim. Yetmezmiş gibi dün de doğum günüydü, ekmek almaya gidiyorum diyerek pasta ve hediye almaya çıktım. Bu seneyi böyle atlattık ama seneye 40 olacak, artık direk dansçısı mı çağırırım eve naaparım bilmiyorum. Bu meydan okuma sorularını şu anda yazmaya başlamazsam asla yetişemeyeceğim.

Son 15 soruyu falan HİÇBİ ŞEY HATIRLAMIYOROAAM diye dövünerek cevapladım ve hatta sizin bloglarınıza gelip oralarda da dövündüm, okuduğum ilk romanı da hatırlamıyorum. Şu olması çok muhtemel. (Kapağı şurdan aldım.)


Tom Amca'nın Kulübesi değildir belki. Onlarca Ömer Seyfettin ve Kemalettin Tuğcu kitabı, Şeker Portakalı, Beyaz Yele, İki Sene Okul Tatili, Robinson Crusoe, Aya Seyahat falandan oluşan bir küme hatırlıyorum. Zaten hepimiz aynı şeyleri okumuşuz aşağı yukarı.

22. soruya beni ağlatan bir kitapla cevap vermem gerekiyor, iki kitap arasında kaldım. Düşününce aslında bir farkları olmadığına karar verdim. Bosnia 1992-1995, bir fotoğraf kitabı.


Sarajevo'da kitap bakarken, dükkanda çalışan oğlan gelip tavsiye etmişti. O üç yıl içinde foto muhabirlerin çektiği fotoğrafları bir kitapta toplamışlar. Bırakın bütün fotoğraflara bakmak, kapağını kaldırmak yürek ister. Sarajevo'da geçirdiğim beş günü sokaklarda ağlayarak, insanlara sarılıp ağlayarak, mezarlıklarda ağlayarak geçirdiğim için yapabilirim sandım. Ama hala bütün fotoğraflara bakabilmiş değilim. Ortasına gelmeden ölesim geliyor, ağlamaktan önümü göremez oluyorum.

Sarajevo'nun küçük havaalanında bavulumuzu tarttı görevli, kilo sınırını aşmışız. "Ay aşmamışızdır, valla yok bir şey içinde ağır çekecek" falan diye miyavlamaya başladım. Abi ısrar etti, "Bir aç bavulu, bak ben halledeceğim, sırt çantalarınıza paylaştırırız" diye. Yere çömüp açtım bavulu, en üstte bu kitap duruyordu. Abi güldü, sessizce alıp kucağıma verdi 8 kilo kadar çeken kitabı. Hayatımın en duygulu, en travmatik, en güzel seyahatinden kucağımda bir halkın üç yıllık kabusuyla döndüm.

Diğer ağlatan kitap ise şu:


Bu kitabı alalı oldu aslında bayağı, sepetten almışım üstelik, 15 liradan 9 liraya inmiş. Geçen yaz okudum, üç gecede. Üç gece rüyalarımda bombardımandan kaçtım, mağaralarda öldüm, annemi kaybettim, babamı öldürdüler. Bir sabaha karşı ağlayarak uyandım. Nasıl oldu bilmiyorum ama resmen avladılar beni rüyalarımda, üç gece boyu.

İçindeki her hikayeye kefil değilim, bazılarını beğenmedim, bazılarını kurgusundan dolayı okumak zordu, bazısını çok zorlama buldum. Ama çoğu iyi hikayelerin, özellikle de Gaye Boralıoğlu'nun Pepuk Kuşu'nu çok beğendim, bana biraz ananemi hatırlattı bir yandan. Bir de işte, hepsi birleşti o hikayelerin, sabahlara kadar canıma kastetti.

23. soruya ne zamandır okumak isteyip de okuyamadığım bir kitabı yazmam gerekiyor. Buyrunuz, bunlar da benim utanç kulelerim.


Bir kısmının rafta bekleme süresi üç seneyi geçti. Bir de bunlar satın alıp da bir türlü başlayamadıklarım; sanal alışveriş sepetlerindekiler, defter kenarına not alınmışlar, arkadaşlarımın kütüphanelerindekiler de var. Maşallah.

24. sorunun cevabı Spencer Holst'un Kedilerin Dili kitabı.


Kısa hikaye sevenler, Roald Dahl meraklıları, kedi sevenler-sevmeyenler, kedilerin bizzat kendileri ve geriye kalan herkes keşke bunu okusa. Başka öyküleri de çevrilse, onları da okusak. Kitaptan alıntı yapıp kaçıyorum.

"Çünkü gerçekten de kedilerin bir dili vardır. Ama tüm siyam kedileri delidir. Her zaman zihinsel telepati, kozmik güçler, müthiş hazineler, uzay gemileri, geçmişteki büyük uygarlıklar gibi şeyler hakkında konuşup dururlar. Ama tümü de miyavlamaktan ibarettir, hiçbir güçleri yoktur, sadece miyavlarlar!"

19 comments:

  1. Buna benzer bir yorum yazmıştım vakti zamanında, kediler sümerlerin yazıtlarında; dünyayı koruyan kozmik aracılar olarak bahsediliyor. Uzaydan gelmişler ve insanları gözlemliyorlarmış. Hahahahahahahahah patatese benzeyen kedim, bu görevi layıkı ile yerine getiriyor mu, ben şahsen çok şüpheliyim.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Demek ki kediler tarih boyunca köpeklerden daha zeki gelmiş insan ırkına :D Köpeklere anca cehennem bekçiliği düşüyor efsanelerde, üzülüyorum :)
      Bence patates elinden geleni yapıyordur da aniden uyku bastırınca planları yarım kalıyordur :D

      Delete
  2. Ben yine de sizi ve tüm katılanları tebrik etmek istiyorum. Benim hayatta yapamayacağım ve yetiştiremeyeceğim bir şey bu meydan okumalar. Bir kere disiplin yok. Başladığından beri takip ediyorum, daha başlarken uyaracaktım ama çekindim =) Bence bir ay hazırlanma süresi verilmeliydi, en azından taslak olarak hazırda dururdu birkaç sorunun cevabı =)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bu bir de benim iyi kötü hazırlanmış halim ahahhaha :D Soruların hepsine bakıp kafamda kurdum falan cevapları. Bayram tatili beni mahvetti, bak ilk iş gününde koşarak yetiştim herkese :D

      Delete
  3. KEDİ SEVİYORUM !!!! ==^.^=== Not alındı. Bu arada kitap yığınının arasında ipinceeeee bir İntihar görüyorum :) Sorma ya geçen ben de kütüphaneyi indirdim saydım kitapları. 50+ tane alınıp kenarda sırasını bekleyen kitap var. Rezalet :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bunların en yenisi 2-3 aylık, o İntihar'ı sende göreli kaç ay oldu allahım :( Çelınc boyu not ettiğim kitapları almadım daha, şu anda da derin şüpheler içindeyim. Bir de ben ne okuyorum acaba, bu kuleler yükseldikçe yükseliyor?
      Şu anda karar verdim, bir kuleyi okumadan yeni kitap almak yok. Çok ayıp ya ühüühüühüh :/

      Delete
  4. Kuleye bir kitap da ben yolladim. Yarin postaci kapiyi calar.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çarklar dönsün, bereket katlansın diye ben de bir miktar kitabı isteyene vereyim dedim çelınc sonunda. Teşekkür ederim Jardzy'aanım :)

      Delete
    2. Tamam, kitaplıkları yerleştiriyorum, sana email atıcam hepsini ayıklayınca.

      Delete
  5. benim de var benzeri kulelerim.. :) yalnız olmamak harika..

    kedi hastasıyım ben kitabı listeye aldım...
    diyorum bu meydan okuma iyi mi oldu kötü mü belli değil diye :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhahaha :D Yaaa çok sevindim :)
      Bu kitap hem incecik hem de çok ucuzdu, en azından çabuk çıkar aradan :)

      Delete
  6. Bi dakka bi dakka. Yazmayı unutmuşum dün. Sen ilk Tom Amca'yı mı okudun :o Bir anda içinden Rosa Parks çıkmıştır :D Çok merak ediyorum o kitabı. Lisede önermişlerdi İngilizce dersinde. Yüzyıl geçti hala okumadım :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla ilk olmayabilir ama aynen fotoğraftaki gibi bir kopyasını okudum ilkokulda. Her şeyin sorumlusu Tom Amca mı diyosun ahhahhahhaha :D Ay keşke biraz Rosa Parks olabilsem :/

      Delete
  7. Merhaba, "Kedilerin Dili" isimli kitaptan henüz haberim oldu.. okudunuz mu? İçeriğinı ogrenirsem ona göre peşine düşeceğim. Rivayet odur ki; kedilerin kuyruk sallayisindan yatış pozisyonlarına, ellerini yatarken nereye koydugundan miyavlayis şekline kadar bir davranış açıklaması içeriyormuş. Öyle mi cidden? ☺ şimdiden teşekkürler..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Kedilerin Dili'ni okuyalı çok oldu, esprili kısa hikayeler var içinde; bazıları kedili hikayeler, bazıları kedisiz. Kedi davranışları için bir rehber kitap okumadım hiç, uzun yıllar kedili yaşamaktan dolayı "Ouuvv birazdan çakacak patiyi!" diye tahmin yürütebiliyorum sadece :D

      Delete
    2. Ah o zaman bu yanlış kitap :( kediler konusunda ihtias yapmış biri yazmış ama bulamadım :) ben de daha çok yeni kedi besliyorum evde.. iyi bir rehber olur diye düşündüm ama dediğiniz doğru, ben de sürekli gözlemliyorum onu :) çok teşekkürler <3

      Delete
    3. İki arkadaşım hayatlarında ilk defa birer kedi aldılar, biri 3 sene önce, diğerinin 3-4 ay oluyor. İlk zamanlar hakikaten zor olabiliyor, etrafa sorarak, googlelayarak, veterinere gidince ona sorarak filan geldiler üstesinden.
      Bakayım ben de rastlarsam iyi bir rehber kitaba, haber veririm :)

      Delete
    4. Çok teşekkürler.. :)

      sezerozsen.blogspot.com

      Delete