October 17, 2014

Müzikle İlgili Çok Önemli Fikirlerimi İstirham Ederim

Zihnin Arka Sokakları müzikli mim paslamış, bir ay boyunca kitap yazdıktan sonra ne yapacağımı bilmez haldeydim, çok memnun oldum. Baktım havalı gençler böyle fotoğraflar koymuş, ben de çekeyim dedim, gözlerim o kadar şiş ki saklamak istedim. Gene de börek gibiyim maşallah. Svetşörtüm 15 yıllık, tokam çok floresan. Kulaklıkları geçenlerde aldım, dışarı hiç ses vermiyor, çok seviyorum. Bir yandan da yollarda ezilme riskim üçe-beşe katlandı. Neyse naapalım, kısmet.

Geçenlerde Kuğulu Park'ın orda karşıya geçmek için bekliyordum, yeşil yanınca yürüdüm. Eskort polisler, bir takım yeşil plakalı siyah arabalar falan da yürüdü aynı anda. Bir sinir bastı ki beni, yürümeye devam ettim. Elçisin, konsolossun anlıyorum ama iki dakika bekle kırmızı ışıkta, ölür müsün? Polis arabasından yapılan "Han'fendi bir müsaade etseniz?!" anonsunu enseme yedim ama yol vermedim. Yayalara yeşil benim hakkım, diplomatlara yedirmem. Böyle kedi osuruğu isyanlardan daha sinirli isyanlara kadar uzanan yelpazede motivasyonum hep aynı, "Bu sokaklar bana ait, yürümek en doğal hakkım".

Müzik de bir tür insan hakkı, sorulara geçeyim ben.

1- Müzik dinlediğinde aklına gelen tek kelime?

Özgürlük.

2- Hiç müzikten bıktığınız oldu mu? Ya da dinlemeye ara verdiğiniz?

Oldu valla. Hayatımın en mutsuz dönemlerinden biriydi ve müzik bütün mutsuzlukların kaynağını hatırlatıp kazıdıkça kazıyordu beni. Babamın Pakistan'da olmasını fırsat bilip bir aylığına yanına gittim. Yanıma hiç müzik almadan. 2-3 hafta dayanabildim, sonra birilerine yalvarıp kendimi çarşıya götürttüm, korsan cd satan bir çocuktan Pulp-Greatest Hits aldım. Öyle bir albüm de yok aslında, çocuk evde kafasına göre dizmiş şarkıları, çok da güzel dizmiş allah için. Bir ay falan aynı 12 şarkıyı dinledim. Hala da Pulp bana İslamabad'ı hatırlatıyor, yapabileceğim bir şey yok. Mutsuzluğun kaynağından kaçabildim mi? Hayır. Uydu yayını diye bir şey var, cep telefonu falan. O televizyonu asla açmamalıymışım, sim kartımı çıkarmalıymışım.

3- Hayatınız boyunca hayran olduğunuz bir ses sanatçısı var mı? Posterlerini odanıza astığınız, fan dediğiniz türden?

Eddie Vedder. Pearl Jam posterleri, dergilerden kestiğim fotoğrafları falan; hatırladığım ilk posterler bunlar. Bir de Slash, çok hastasıydım, onun it kopuk pozlarına baka baka test çözdüm yıllarca. Sonra bir boşluk evresi var. Şimdi evde bana ait iki poster var sadece, biri The Veils, diğeri Interpol.

Her şeyimi alabilirsiniz ama içimden grunge'ı çıkaramazsınız ahahhahaha! Bence ben 60küsur yaşında Pearl Jam duyduğunda masaya çıkıp boşluğa tekme atan kadın olacağım.

"Bu bir televizyon stüdyosu değil, Josh, şu ışıkları söndür. Bu bir -fakin'- rock konseri." Atarına gurban.



4- Kitap okurken müzik dinler misiniz?

Ben sabah kalkar kalkmaz müzik açıyorum, yatana kadar da kapatmıyorum. Müzik dikkatimi dağıtmaz.

5- Çok klasik ama yine de sormak istiyorum. Sizin türünüz hangisi?

Grunge merakım indie'ye evrildi. Ama güzel söz ve şiir peşinde her yere giderim, popçulardan Pink'i seviyorum mesela, türkü de dinlerim. Bunu da buraya süslü bir fiyonk olsun diye yazmıyorum; ben türkü dinlerim.

6- Asla dinlemem dediğiniz tarz var mı?

Ya yok galiba, tarzdan ziyade müzisyenlerle ilgileniyorum, daha önce dinlemediğim birini sevince hemen tır tır okurum, kimmiş, neler yapmış diye. Gebertseniz hiphop dinlemem mesela ama Mos Def var, onu naapıcaz? 10 sene oldu şu şarkıyı duyalı, etkisi hiç geçmedi.



Ya da bu şarkı? Şarkılar bana yerleri, zamanı, insanları ve hisleri hatırlatıyor. Six Days, sarıkafayla kişisel tarihimizin bir parçasıdır, ölene kadar da öyle kalacak.



7- Şarkıcı olmak isteseydiniz kim olurdunuz?

PJ Harvey, Thom Yorke, Jarvis Cocker; bunlardan biri olmak isterdim. Daha önce de koydum bloga ama olsun, şu aşağıdaki olmayı çok isterdim. Ne yaparsa yapsın ruhunu parçalayarak yapan insanlar, bence dünyanın en önemli insanları.



Bu videodaki terör nerde olsa gider bulurum, müzikte aradığım şey tam olarak bu.

8- İmkanınız olsa ülkemizde müzikle ilgili neyi değiştirmek isterdiniz?

Bir şeyleri değiştirmeye müzikten başlamazdım çünkü bozulmanın daha yukarlarda bir yerlerde başlayıp hayatın her tarafına yayıldığını düşünüyorum. Memleketin müziği samimi olsun isterdim, insanlar kendi şarkılarını söylesin, gavurların videolarını araklamasın falan. Bir gün vıcık vıcık popçu, ertesi gün sırf deri pantolon giyip şarkıya iki gitar koydu diye rakçı olmasın isterdim. Hadi bunlar piyasa miyasa, her ülkede var; alternatif geçinen, şarkıcı-ozanım havalarındaki müzisyenlerin sözleri bana bir şey ifade etsin isterdim. Yok mu bir şey ifade eden? Var. Ama sayısı az.

Bu fikirle itişmekten sıkıldım, zaten takip etmeyi de bıraktım. Ülkemizin müziği deyince aklıma böyle şeyler geliyor.



Bu şarkıyı aklınızda tutun, sonra bununla ilgili başka bir şey yazacağım, çok heyecanlandım.

9- Bu şarkı benim dediğiniz bir şarkı var mı?

Ay olmaz mı?! Bir tane de değil, ruhum aç benim, allah bilir kaç tane var. The Cure-Just Like Heaven, Suede-Wild Ones, The Veils-Sit Down By The Fire. Aklıma ilk gelen üç tanesi. Sonuncunun iki dizesini koluma dövdürttüm, o kadar bağrıma bastım yani şarkıyı.

10- Tv'lerde bol bol yayınlanan talk show programları hakkında ne düşünüyorsunuz? Özellikle sunucusunun ses sanatçısı olduğu programlar hakkında?

Ben bilmiyorum böyle bir program. İki gözüm önüme aksın kuul olayım diye yazmıyorum, bakın televizyonla ilişkimi anlatayım hemen; gündüz hiç açmıyorum, ancak çok önemli bir olay varsa haberlere bakmak için ya da ütü falan yapıyorsam "bugün ne giysem" gibi bir şey seyretmek için. Bugün ne giysemlerin hastasıyım. Akşam da ne diyeceğini merak ettiğim biri varsa tartışma programı, belki belgesel kanallarındaki araba tamiri programları, pazar günü antika programı. Onun dışında film, dizi falan seyrediyoruz kompüteri bağlayıp. Çok bir şey kaçırdığımı da sanmıyorum. Flash Tv'de 24 saat pavyon var bir de, denk gelirse beni etkisi altına alıyor, dansçı kızlar falan. Çok acayip.

11- Kim şarkı söylemesin sorusuna vereceğiniz ilk isim kim olur?

Neden bilmiyorum ama Ömür Gedik. Gerçekten. Bir anda aklıma geldi.


Mim bundan ibaret, yapsanıza siz de.



30 comments:

  1. Şöyle kulaklıklardan ben de istiyorum ama paraya kıyamıyorum. Bir de söylediğin gibi yürürken sıkıntı yaratabilir. Ezilip gitsem, millet "virginia woolf hayranıydı zaten intihar etti" der arkamdan eminim buna :D Özenti bir ölümmüş gibi ölmek istemiyorum. Laf tabi.

    Dikkatini çekti mi bilmiyorum Silvia da sen de ben de Cure yazmışız "bu şarkı benim"e. Anlaşılan o ki Robert abi doğru şeyler yapmış zamanında ve herkesin yaşamına bir şekilde bulaşmış. Bir sanatçı için ne güzel bir şey.



    ReplyDelete
    Replies
    1. Aaa hakikaten, üçümüz de The Cure yazmışız, vay canına. Robert'a bir ürperme gelmiştir belki gaipten, tam o anda :)
      Bu kulaklıklar 100 lira altındaydı, indirimde. Ses mes açısından çok şahane değildir, ben çok anlamıyorum zaten, dışarı ses vermeyen kışlık kulaklık arıyordum. Bir de renklerini beğendim ahahhahha :D Ama cidden, müzik açık değilken bile hiçbir şey duymuyorum bunları takınca, bayağı tıkaç. Ben ezilsem kimsenin aklına yapacak bir açıklama bile gelmez, sende gene Woolf var. "Domateslerle falan kavga ediyordu en son, biz de anlamadık niye öldü?" :D

      Delete
    2. Ahahahaha :D Domatesler. Ben hala iPod'un emektar kulaklıklarını kullanıyorum. Maşallah tu tu tu.

      Sıla'nın mimi var ilgilenirsen :) http://zihninarkasokaklari.blogspot.com.tr/2014/10/dikkat-dikkat-yemekli-mim.html

      Delete
    3. Oha ipod kulaklığı mı? Yemin ederim önünde eğildim saygımdan, ben de çok çok çok severek kullandım o kulaklıkları, halbuki bok atanlar da vardı. Ama pert oldu yani bir süre sonra, ipod'u da Pakistan'dan almıştım ahahhahha :D Seninkine nazr değmesin.
      Gördüm ikizinin de yemekle ilgili yazdıklarınızı, sanki yapmışım gibi geliyor o mimi. Bir bakayım, yapmadıysam yapayım.

      Delete
  2. müzik kültürüm sıfır hatta sıfırın da altında. iyi bir sesi kötüsünden ayıramam var sen düşün. bu mim sayesinde belki biraz kültürüm artar, artar di mi?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Aman ben de 2 senedir doğru dürüst hiçbir şey dinlemiyorum, yukardaki bütün cevapları hep hazırdan yedim. Çalışırken dinleme huyum yüzünden müzik de birikti hayatımda. Bir de şarkıları dinleyip dinleyip ağlamayı sevdiğimden :)
      Valla mim biraz yayılsa benim de kültürüm artar, merakla bekliyorum :)

      Delete
  3. Mos Def çok hoşmuş harbiden.
    Kulaklık ben de istiyorum, kulaklıktan anlıyosan bana yardım et çünkü ben sadece renklerine bakarak seçim yapabiliyorum.
    Şey bence de ruhunu parçalayarak yapmalı insanlar bir şeyleri.
    Sevgiler sevgiler *.*

    ReplyDelete
    Replies
    1. Elma alır gibi kulaklık aldım hep, ucuz olsun ama rengi güzel olsun diye. Sennheiser, ucuz denk getirirsen pişman olmazsın. Skullcandy Zeynep'in tavsiyesi, o da sepetten almış, beğenmişti. Ada'nın güzel renkli Urbanears'i var, bir denedim, gümbür gümbürdü ses, beğendim. Piyangodan para çıkarsa eğer Bose ya da Marshall al :)
      <3

      Delete
    2. Ya hayatta tek lüksüm müzik anasını satiym. Gerçi ondan da çok anladığım yok ama neyse. Bi dahaki bursumla alıcam bi kulaklık gümbür gümbür gümbürdesin.

      Delete
    3. Saçma ama işe yarayabilir, bu benim gri kulaklıkların kablosu geniş ve yassı. O yüzden uzun süre kullanırım gibime geliyor, çünkü eski kulaklıkların hep bir tarafının sesi gitti, kablo dolana açıla boka dündü, içinde bir şeyler koptu falan. aklında olsun, madem bursu kulaklığa yatırcaksın :)

      Delete
  4. Metin Kemal lise arkadaşlarım sayesinde tanıdığım kişilerdi.
    Tek kelime Kürtçe veya Zazaca bilmem ama bunların bir kaç şarkısını ezbere söyleyebilirim.
    Ne anlatacaksın merak ettim ve çok heyecanlandım ben de .

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay yaşasın, bir seveni çıktı Metin-Kemal'in! Dur bakiyim, vakit bulursam bugün yazıyım.
      Sen kendine uçak bileti aldın mı bacım? Hiç ses seda yok, merak ediyorum :)

      Delete
  5. O kulaklıklarla 3 otobüs kaçırdım ben :)) keşke ülkede müzik yapan herkes gerçek sanatçı olsa ama değil ne yazık ki

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhahhah ciddi misin? :D Offf kesin başıma gelmeyen kalmayacak, neyse, kader :)
      Valla ben razıyım müzik yapan çoğunluğun sadece para için yapmasına, geriye kalanlar gerçek sanatçı olsun bari. Biraz tutarlılık bekliyorum, mesela herif bakıyorsun adeta bir kanaat önderi, nasıl muhalif aman yarabbi. Sonra gidip çok protesto edilen şirketler grubuna bağlı festivale çıkıyor, hem de memleketin ayağa kalktığı bir felaket sonrası çıkıyor, muhalif tek kelime de etmiyor. O kadar atarı gideri yüzümüze saç, sonra paşa paşa sahneye çık.
      Bir türlü unutamıyorum, Mor ve Ötesi televizyonlara çıkıp Koka Kola'yı protesto ettiklerini açıkladı. Çok zaman olmuş, neden protesto ediliyordu şirket hatırlamıyorum. Ama grup o yaz Fanta ile turdaydı, iki kapak götüren konsere giriyordu. Böyle şeyler beni hasta ediyor.

      Delete
  6. okumakla bitiremediğimiz kitaplar gibi ,dinlemekle bitemediğimiz şarkılar.ne çoklar.biz bitiyoruz ama onlar bitmiyorlar.çok güzel değil mi?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ya valla çok acayip, şarkıyı çıkarıyorsun hayatından, yıllar sonra gelip seni buluyor, anında şarkıyı bıraktığın yere dönüveriyorsun. Müzikli hafıza çok korkunç bir şey. Kitapları unutuyorum ama şarkıları asla.

      Delete
  7. "Six Days" geçmişe dair bana çok şey hatırlatır. Uzun süredir dinlememiştim. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Of bana da :) Hafızam tam bir anılar çöplüğü :)

      Delete
  8. Replies
    1. Aaaa valla ya, adam gelip yerleşivermiş hayatımıza, haberim yok :D

      Delete
  9. Ben de müziksiz bir hayat düşünemiyorum , sabah hemen açarım kendime geliyorum saatlerce söylerim benim başımı hiç ağrıtmaz :)
    Ve Ömür gedik gerçekten söylemesin popopopop portakal mıydı ne şarkısı :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. İnternet radyoları çok güzel Nes, ne dinleyeceğimi bilemeyince onlara dadanıyorum.
      Portakal Orda Kal, insan biraz utanır gerçekten :)

      Delete
  10. Ya mor ve ötesinin Harun'u gittiğimiz festivalde güya metin lokumcu'yu anıcaktı adamın adını hatırlamadı, davulcu arkadan söyledi, hatırlıyo musun? Adam öleli 2 gün olmuştu. Hasktir ordan samimiyetsiz demez insan da ne der...

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hatırlamaz mıyım, Interpol'ün ön grubu, ay pardon "özel konuğu" olarak sahne almışlardı. Ve boykot edip çıkmadıkları Rock'n Coke festivalinde çıkan Suede'in, sahnenin iki yanındaki devasa Koka Kola yazılarını siyah örtülerle kapattırdığını da hatırlıyorum. Harunlar o anda Fanta peşinde allah bilir nerdeydiler.

      Delete
  11. Tombik kulaklıklarını beğendim, örgülü saçlarını da. Müziklerin de hepsini açamasam da dinledim bir ikisini. Müzik gerçekten ruhun gıdası. İyi veya kötü tüm zamanlara eşlik edebiliyor bir dost edasıyla. Hatta bazen dostlar müzik kadar bile iyi gelmiyor insana, tecrübeyle sabittir, acı da olsa.
    Kitap meydan okuması bitti diye her daim yazmayı ihmal etme bak hee bekliyorum ben pc başında yazacaksın diye. Postan da yola çıktı bu arada:):)
    Öpüldün...

    ReplyDelete
    Replies
    1. İhihihih teşekkür ederim :) Ruhum iyi beslensin diye klasik müzik dinliyorum bir süredir, en azından Barok bestecileri diğerlerinden ayırt edebilmeye başladım, seviniyorum.
      Tam dediğin gibi, kitap meydan okuması bitti ve anında yaydım :D Yazayım hakikaten, doğru diyorsun. Ben de çıkardım bir posta sana, hayırlısıynan :D Öpüyorum çok!

      Delete
  12. Replies
    1. Sonra karışık kaset diye gelme buralara, köpenkleri salarım ahahhahhaha :D

      Delete
  13. bu arada six days'i bi sonraki politika derside acilis sarkisi olarak ogrencilere dinletmeyi dusunuyorum. erken erken baslasinlar. :D

    ReplyDelete
    Replies
    1. Dinlet tabi, Golan Tepeleri'nde koşer şarap üretiyorlar, hiçbir şey olmamış gibi. Çok güzel bir BBC belgeseli seyrettik, dur sana mesaj yazıyım. Üzüm bağları, emlak meselesi, hepsi vardı.

      Delete