December 1, 2014

Hafta Sonu Pek Bir Şey Olmadı

Sabah şöyle uyandım.


Sağdaki ayıboğan yavrumuz Koko'nun altında bir yerlerde, naçizane uyuyordum. Kalkmam da biraz zaman aldı, duvar kenarına sıkışmışım.

Dün sinemaya gittik, Nightcrawler / Gece Vurgunu. Seansı yanlış biliyormuşuz, bilet gişesi çok kalabalıktı, bileti aldık, koşa koşa salona çıktık. Salonu da yanlış biliyormuşuz, üç kat aşağı koştuk falan derken biraz maceralı bir şekilde muvaffak olduk seyretmeye. Ben beğendim filmi, Jack Gyllenhaal çok acayipti.


Sinema öncesi çeşitli pastanelere, kafelere oturduk Kızılay'da. Zehirlenmemiş olmamıza hala inanamıyorum. Hele en son yemeye kalktığımız limonlu çiizkeyk, sanırım dünya üzerinde yapılmış en kötü çiizkeykti. Yumurta kokusu çok baskındı diyesim geldi, yeterli gelmiyor ifade etmeye durumu; tavuk kümesi gibi kokuyordu. Arkadaşım S., kediye verdi bir kısmını. Kedi yedi, umarım bir şey olmamıştır tekire.

O arada bir adet gömlek aldım, yıldız desenli. Bugün ortalığı toplarken bir sayım yapayım dedim.


Eksik var ama ne eksik, onu da bilmiyorum. Sanırım nihai hedefim şu aşağıdaki olmak. Bu da benim kariyer planım, gülecek bir şey yok.


Kendi aramızda yılbaşı hediyesi alıp veriyoruz, ufak tefek şeyler. Bu sene, hediyelerin el yapımı olması kuralını koyduk. Bu vesileyle tuhafiye gezelim dedik, pazar günleri çoğu kapalıymış. Bir tane açık bulup girdik, S.'nin aradığı yünler yoktu ama ben şunu aldım 1,5 liraya. Baker's Twine yerine export Ormo, bence çok güzel.


Dün gece şu fotoğrafı gördüm tumblr'da, kendimi sarmanın yerine koydum, güldüm. Çok güzel değil mi fotoğraf? National Geographic fotoğrafçısı Robert Madden, 1979'da çekmiş.


Gideyim ben, köpekler nevresimi yırtmış, onu dikeyim. Bir de sağda solda görüp gaza geldim, bir yığın balkabağı aldım, onları çürütmeden bir şeyler yapmam lazım, biraz buzdolabının kapısını açıp dertleneyim.

Siz gene de şöyle gidiyormuşum gibi düşünün.


31 comments:

  1. Hehe, ne güzel ya, yazı güzel, fotolar güzel, eğlendim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yihhiii! Hep bir ağızdan keh keh diye gülelim istiyorum :D

      Delete
  2. Ya benim yorum gitti galiba?!
    Dedim ki, Beykır'sı beyaz ipi bir yerlere dolayıp keçeli kalemle çizerek elde edebilirsin.
    Balkabaklarını da çorba yapabilin. Ben de Polatlı'dan getirttim geçen hafta, deneyeceğiz.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay dur bi deniyim dediğin yöntemi, merak ettim. Gerçi bu yumak bana bikaç yılbaşı çıkarttırır, kaç tane paket yapıcam yav?
      Buldum bi çorba tarifi, krema lazımmış, barbar efendi gelirken bakkaldan alırsa yaparım. Bi de kek deniycem, böylece biter balkabakları.
      Sana bi email çakıcam birazdan hemşire, direktif lazım.

      Delete
  3. O yıldızları biriktirmeye devam edersen yakında öyle gidersin zaten :)
    Çok güldürüyorsun beni sen, Allah da seni güldürsün gurban :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok istiyorum öyle gitmek, valla billa. Ay çıkıp bi kahve içebileydik, yaza da ne çok var. Mektup yazayım bari ben, ucunu yakarım.

      Delete
  4. Süper bir gidiş yaptın sen ya :) yılbaşına bizde çekiliş yaptık ve hediyeler verilecek seviyorum ben böyle şeyleri yahu :)
    Yıldızlı kazakların çok güzelmiş güle güle giy:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhaha :D Çalışayım bari biraz, belki gerçekten böyle gidebilirim :)
      Ben de seviyorum, zaten öyle defter mefter, küçük şeyler alıyorduk, bari elle yapalım dedik.
      Ya yıldızlılar neyse de leoparlıları bir çıkarsam, insan içine çıkamayacak hale gelirim gibime geliyor ahhahhaha :D

      Delete
  5. Valla görsellere de yorumlarına da bayıldım!
    Kariyer planına sen gülme desen de güldüğümü itiraf edeyim, ne keyifli bişey yaff
    O iki minişi ısırırım, söylemeden geçmeyeyim

    Bak balkabağıyla sadece çorba yapmai fırında patatesle karıştırıp pişirirsen de çok lezzetli oluyor. Bir dene derim.

    Son görseller de harika bir nokta koyup, kaçmışsınnn :))))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Hehhehhe gidişim çok tezahürat aldı, gerçekten seviniyorum :) Kariyer planımı da siz gülün diye açıkladım zaten :)
      Patatesle balkabağını da deniycem, çok teşekkür ederim tavsiye için.
      Minişlere ısırıldıklarını ilettim :) Keşke biraz miniş olsalardı, soldaki yüzünden merdivenlerden bir kat aşağı yuvarlanışımın yıldönümü yaklaşıyor ahahhaha!

      Delete
  6. Köpüşler yatağı sıcak ötesi yapmışlardır. Benim de en sevdiğim şey kedinin kalktığı o minnak yere kıvrılmak:) Köpenkler büyük olduğu için sana daha geniş alan kalıyor sıcaklık bakımından ohh şanslısın:)
    Ben de ilerleyen zamanlarda Merlin mertebesine erişmek istiyorum bak burada da bir ortak nokta yakaladık. Hem gidişin de pek fiyakalı oldu:)
    Kızılayda bilimum saçma şey yiyip de ben zehirlenmediysem sana da bir şeycik olmaz kesin. Ayy ya bir gün benim için o sevdiğim mantıcıda mantı yeee. Bilmem biliyor musun sen orayı kızılayda sakarya cad. hemen üstü. Köprünün ayağına çıkan yoldaydı ay isimlerini hep unutmuşum ne salağım. Ankarayı çok özledim ya. Ne kadar değişti ben görmeyeli merak ediyorum. Balkabaklarından napıcan, süs mü yoksa çorba veya tatlı mı. Bak ben kek yaptım bir kere güzel oldu, sen de deneyebilirsin.
    Ayy o yüne bayıldım. Lacivertlisi de varsa al bence. Bunların ipleri pek cici oluyor ama daha bizim memlekette her yerde satılmıyor sanırım. Zaten hep geriden gidiyoruz anasını satayım. Ankara'da şık düğme favorim, her ne kadar pahalı olsa da çılgın bir yer orası. Artık bana onla yazdığın mektubunu bağlarsın dimi cici cici:) Kedişli foto da harika, huzur dolu bir fotoğraf. Ona benzer bir tane bende de olacak sana basıp yollayayım en iyisi..
    Yeni yıl da geliyor sizin oralara, bizde hiç o ruh yok henüz, pek olmayacak gibi de:(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Of sıcak ötesi ne kelime, ter içinde uyanıyorum arada. Kudi geceleri pek gelmiyor, Koko'yu da atamıyorum yataktan, acıdığımdan değil, attırmıyor kendini. Isı alanı geniş ama uyuma alanım çok dar :D
      Mantı yemeyi çok isterdim ama et yemiyorum ya artık, mantı da çıktı hayatımdan. Çakma kıymayla yapıyorlarsa yerim :) Bi bakıyım bi dahaki geçişimde, biliyorum neresi olduğunu.
      Yünü, dükkanın dışına ucuzluk sepetine atmışlardı, pek seçenek yoktu yani. Başka rengini görürsem alırım ama. Şık Düğme'ye gitmeye çalıştık aslında, pazarları kapalıymış. Bunu çaprazındaki başka bi dükkandan aldım.
      Sana yolladım bi mektup geçen hafta, bakalım bu sefer ulaşacak mı. Ben yılbaşı postasına da başlayayım, hem ben süründürüyorum hem de yol uzun, anca yetişir :)
      Bilmiyorum ki var mı yeni yıl ruhu etrafta, evden mümkün olduğunca çıkmamaya çalışıyorum. Benim de bir şey yaptığım yok. Şu Leylak Dalı'nın anlattığı portakal liköründen yapayım diyorum ama henüz portakal bile alabilmiş değilim. Yok yani bende de ruh muh.

      Delete
    2. Ruhsuzuuuzzzz bizzzzzz, ama en azından yılbaşı ruhu yoksunu, olsun, geçer. Mantı haklısın etli oluyordu dimi unutmuşum:) Patateslisi de vardı ama orada bak bir tarif çıkartmayı başarabilirsem sana açıklayayım neresi olduğunu.
      Yünlerin tek tük kalmış ve sepete atılmışları hep güzel oluyor ama canım yaa.
      Pazar günleri kapalı olan yerlerden hoşlanmıyorum:) Şık düğme süper ama çok pahalı hıhhh biraz kendimi acındırıp indirim almıştım birkaç sene önce, o tezgahtaki amca hala yaşıyorsa yeniden acıyabilir belki:)
      Mektuplarıma noluyor anlamıyorum. Hiiiç gelen giden yok, acaba alıp da bir yerlerine mi sokuyorlar zarfları. Bu nasıl psikopatlıktır. Basıcam en sonunda ptt yi yani ama riskli işte:)
      Bekliyorum ben umutla ve kaybetmediğim heyecanımla. İllaki gelecek o posta memuru buraya, bakalım biraz sövmeyi planlıyorum tüm kızgın düşüncelerimi bir araya toplayarak. Çünkü bunu yapamazsam hemen yumuşar acırım salak gibi, hatta siz getirmeyin ben geleyim almaya zahmet olmasına kadar gidebilir iş:)
      Portakal al c vitamini, sık iç, hatta portakallı süper kekimsi brownimsi tarifim var bombaaaa, sana yazıym de yap allahım komalık bir şey:)

      Delete
    3. Sakarya'nın sonunda, köprünün altına doğru di mi dükkan? Vitrininde ablalar mantı açıyor bütün gün hani? Patatesli varsa, eve de alırım. Pazarda oluyordu bir abi, patatesli, ıspanaklı falan dev mantılar satıyordu, ne zamandır gelmiyor. Kuzukulağı da alıyordum aynı abiden, bayağı kalbim kırılıyor göremeyince tezgahını.
      Ay Şık Düğme çok pahalı hakikaten, oraya gelmeden Erdoğan Düğme var, o biraz daha ucuz sanki. Orası da hep çok kalabalık, kadınlar beni ürkütüyor bazen :)
      Valla kızım, Cezayir postasına olan kızgınlığımın sonu yok. El kadar zarfı bile kenarından yırtıp içine bakmak ne demek ya? Son bir senedir senden gelen bütün mektuplar parçalanmış vaziyette geldi, istisnasız. O yüzden arada benim sana yolladıklarımın kaybolmasına da hiiiç şaşırmıyorum. Ama üzülme, biz yollamaya devam ederiz, zaten eninde sonunda döneceksiniz, ondan sonrası hep PTT :D
      Yaz portakallı kekimsi brovni tarifini, yaparım ben. Bak, reçetesini de yazabilirsin istersen ehehhehhe :D

      Delete
    4. Eveeeet o dükkan teyzeler içeride açıyor mantı doğru:) offf harikadır ya orası ye bak ye kesin, kıymasız modeli illaki vardır unutmuşum ben hep kıymalı yediğim için oburix gibi:)
      kuzukulağı çok denemek istediğim bir ot, gelince artık bakalım.
      Erdoğanları biliyorum orası şık düğmeye göre daha vasat ama ucuz, seçenek yaratması da güzel bir şey.
      Reçeteyi evden alayım hemen yazıcam söz:)
      Ptt canımsın diye pankart yazıcam gelince, en olmadı ptt önünde foto çekilicem bağlılığımı ilan için, hem o sarı arı maya rengini de seviyorum...

      Delete
  7. hehhe, niye öyle gitmiyoruz ki bir yere, ne güzel olurdu :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhaha yaaa çalışırsak olur belki, bence hepimizin içinde var biraz :)

      Delete
  8. Köpeklerinize bayıldım! Siyah kuçunuz benim kızım Faik'e aşırı benziyor ve biz Faik'i sokaktan bulduğumuz için, belli bir cinsi de olmadığı için çok şaşırdım benzerliğe. "Aaa Faik!" deyivermişim görünce. :))

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay hemen gidip blogunuza baktım çabucak, Faik'in bir fotoğrafı var mıdır diye :D Resmen bizim Kudi! Biz de sokaktan bulduk Kudi'yi, annemlerin Urla'daki evinin kapısında bitivermiş yavruyken, önümüzdeki Nisan'da 5 yaşını bitirecek. Yaaa çok sevindim Faik'i gördüğüme :)
      Annenizin Karamel'i de minyatür pinscher galiba, bizim öbür köpenk de doberman, Karamel'in büyütülmüş bir kopyası :)

      Delete
  9. Aynen ben de gerçekten çok keyiflendim bu benzerliğe! :) Ve hatta sizin Koko'yu görünce de bir an bizim Karamel'e benzettim. Karamel'in cinsi Dachshund, nam-ı diğer sosis köpek. :) Sonra baktım ayıboğan yavrumuz demişsiniz, haa dedim, bu daha küçükmüş, sosis değildir... Yani o da tutsaydı ağzım fena halde açık kalacaktı! :)) Gerçekten çok memnun oldum. Bu arada yazılarınız da ayrı güzel. Sevgiler. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Dördünün birlikte fotoğrafını hayal edip güldüm :D Şimdi instagram hesabınızı takip etmeye başladım, çok güzel fotoğraflar! Faik'e de bol bol bakıp biraz daha inanamadım, bakışlar falan da aynı, pofidik kuyruklar falan :) Bir de yavru bir hali var Faik'in, ben Kudi'nin bebekliğini görememiştim, herhalde böyleydi diye düşünüp sevindim :)
      Yazıları beğenmenize çok sevindim, ben de çöreklendim sizin blogunuza, okuyorum :)
      Çok selamlar, sevgiler bizden de :)

      Delete
    2. Ben de ekledim instagramda, keyifle takip edeceğim. Sevgiler. :)

      Delete
  10. hiç güleceğim yoktu mina ya ahaha

    ReplyDelete
  11. Bizim Zeytin de böyle güzel olacak mı?

    ReplyDelete
    Replies
    1. O kadar güzel olacak ki ekmek arasına koyup yemek isteyeceksiniz :)

      Delete
    2. Sabah öpe öpe bir hal oldum ağzını burnunu :)

      Delete
    3. Sabah İda (oğlum) anne beyaz da alsak peynir olur o da sonra kahverengi alırız o da simit çok güzel olmaz mı diyor :) Anneciğim başarabilirsek olur dedim niyeti bozduk biz 3 yavruya kadar :)

      Delete
    4. Ahahhahhah İda'yla kafalarımız aynı çalışıyor kesinlikle :D Valla bir köpek ile iki köpek arasında pek bir fark yok aslında :) Ama yemin ederim, bir kaç kere yere çöküp ağladığımı hatırlıyorum 4 aylık-12 aylık arası dönemde. Üçlü koltuğumuzu kazdı, bayağı delik açtı ortasında, içine kemik falan saklıyordu. Geçen sene yeni koltuklar aldık mecburen, artık umrunda değil koltuklar, sadece uyuyor. Çok şükür :D

      Delete
    5. Oo şimdi çok korktum :) Evimiz daha yeni 5 ay önce taşındık ve genel olarak eşyalar da öyle umarım koltuklara çalışmaz. Ama çocuk da büyüttüm bir gün dolabın önüne çökmüş yoğurdu önüne koymuş kafasından aşağı damlarken gördüm. Komik videolardaki gibi ne kızabildik ne de başka bir şey :) Sanırım Zeytin de öyle etkileyecek bebek gibi. şuan herkes yepyeni evdee yeni eşyalardaa diye aşağılıyorlar bizi :)

      Delete
    6. Yaa ben sizin çocuk büyütme tecrübenizi gözardı ettim :) Bence her şeye hazırlıklısınız :) Bizim koltuklar da yeniydi ve dünyanın en rahat koltuklarıydı. Yeniden koltuk aramaya başladığımızda iki kriterimiz vardı; kılıfları yıkanabilsin ve çok pahalı olmasın. Evde iki iri köpekle yaşayan insanlar olarak daha iyisine layık değiliz zira :)
      Valla bize de sıfır destek gelmişti etraftan, yapamazsınız, edemezsiniz, apartmanda köpek zor falan diye. Terasımız var, ona güvendik, fena değil halimiz. Kızamıyor insan, o gözlere, o surata kızmak mümkün değil :)

      Delete