January 7, 2015

Herhalde Lanetlenmişiz Biz

Dün İstanbul'daki bombalı saldırıda öldürülen polis memuru, ataması yapılmadığı için polis olan bir fizik öğretmeniymiş.

Bombayı ve kendini patlatan kadın, DHKP-C militanı diye açıklama yapıldı; ailesi morga gitmiş, "Bizim kızımız değil" diyor. Ailenin avukatı açıklama yapıyor.

Ben kendi halimde bütün bunları düşünüp üzülmekle meşgulken, Fransa'da mizah dergisi basıp 12 kişiyi öldürdüler. 5 kişi de ağır yaralıymış, saldırganlar tekbir getiriyormuş, ağır silahlarla ateş açarken.

Bütün dünya bu kabusla meşgulken, birileri tabii ki teferruatla meşgul olmak zorunda. Derken ikiye katlanıp el öpmeye kalkışmalar falan.

Seçim barajı %10 olarak kalmış anladığım kadarıyla, önümüzdeki seçimler için şimdiden sıkılmakla meşgulüm bir yandan. Son 24 saatin mevzularıyla o kadar meşgulüm ki Eylül Cansın için iki satır yazamadım, çünkü Eylül kendini köprüden Boğaz'a atalı dört gün oldu.


Başka yerlerde hayat şansı olduğunu bilmesem, başka şeyler yazardım. Ama var, İngiltere'nin Brighton kentinde var mesela, belediye otobüsünde şoförlük yapan bir trans kadın var. Ne oluyor o kadın çalışınca, ahlaksızlıktan çöküyor mu o kent? O otobüs, kampüsten kent merkezine gitmiyor mu?

Ne yazayım ben? Ne yazsam bir boka yaramayacak. İnsan öte dünyalarda, kendi varlığının diplerinde huzur arıyor çaresizlikten.

Neler yaşattılarsa sana Eylül, çok özür dilerim. Aynen senin gibi, senin gittiğin yerden giden bir kadın tanıyorum. Senin gibi arkasında bir köpek bırakmıştı o da, kendimi durduramıyorum, sürekli ikinizi düşünüyorum. İnanmıyorum ama bir umutla diliyorum, belki karşılaşırsınız, Dicle seni dinler, sana gözkulak olur.

Şimdi iki köpeğime sarılıp biraz ağlayacağım, sonra terastaki karları küreyeceğim, kuşlara ekmek ufalayacağım, sokağa inip etrafı kolaçan edeceğim, dünkü mama kaplarını toplayacağım, hava kararınca yenilerini indireceğim, sonra oturup biraz daha ağlarım.


31 comments:

  1. Ahh hepsi çok acı..
    Ama o kız beni yaktı.. :(( Ne yazık..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Beni de yaktı, beni de. Ne söylesem manasız, ne desem eksik.

      Delete
  2. Önümüzdeki seçimlerle ilgili fikrimi daha önce blogumda yazmıştım. AYM'nin kararıyla bir kez daha ne kadar doğru bir karar aldığıma kanaat getirdim. Bu iklimde farklı seslere, renklere izin yok. Hep bir baraj var. Yaşamda da siyasette de. 10% barajı, erkeklik barajı,.. Eğer bu barajları aşacak "durum"un yoksa adios, Eylül'ün dediği gibi "yaşatmıyorlar". Tam "bu sefer olacak, meclis dışında birilerine oy atıcam" diyorsun, hevesi kursağında bırakıyorlar ve benim gibi niceleri sandığa küsüyor. Tam "bu sefer olacak, kabul göreceğim" diyorsun, seni yüzüstü bırakıyorlar ve Elif gibi hayatını sonlandırıyorsun.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Devlet çok erkek bir şey. Lanetimiz oralarda başlıyor herhalde.
      İki satır cevap yazayım dedim sana, bir televizyonun önüne koşturuyorum, bir twitter'da kayboluyorum, bitiremedim lafımı.
      Ne bileyim, zaten ne diyeceğimi de bilmiyorum. Ne güzel geldi di mi 2015? Dehşet içindeyim.

      Delete
  3. Ne çok şey var yazında :(((

    ReplyDelete
  4. Mutsuz olmayı dayata dayata yorulmadılar :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Yazıda ne çok şey var hakikaten. Şimdi hiçbiri yokmuş gibi mutfağa gidiyorum, çorba yapayım. Nasıl oluyor da hala sokaklarda donla koşturmuyoruz bilmiyorum. Öyle birini görürsem hemen anlarım nasıl o noktaya geldiğini, insan geliyor o noktaya.

      Delete
  5. oturuyorum ve düşünüyorum,ben taş kalpli
    miyim ve ben vicdansız mıyım,nasıl hale ısınayım diye salep pişirip içiyorum diye.düşündükçe kötü oluyorum.uzun zamandır televizyon izlemiyorum ve haber izlememeye çelışıyorum.tamamen uzak kalamıyorum lakin.iyi insanlar birlikte olmadıkça düzen değişmeyecek.kimse tek başına değiştiremez dünyayı.hepimiz bir kahraman bekliyoruz sanırım.gelsin de gölgelerin gücü adına kurtarsın bizi diye.sanırım öyle.birleşince ne kadar direnebiliriz onu da bilmiyorum.
    bazı konularda aynı görüşe sahip olmasak bile,insan olabilmenin bazı şartları vardır.insana özgü verilen akıl vardır.ama insanlar bu aklı işine geldiği gibi kullanır.mesela sokak köpeklerin aç olması bazı insanlar için bişey ifade etmez.ama ben kendimle cebelleşiyorum.ve en sonunda hiçbirşey değişmeyecek ve bende en sonunda duyarsızlaşacağım.korkuyorum bundan ama bazen pes edesim geliyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla herhalde asla "kazanan" taraf olmayacağız, bazen umutlanıyorum falan ama bu memleket geleneksel olarak kendi çocuklarını yemeye meyilli. Çeşitli şekillerde pes etmeler, yani kafanı diğer tarafa çevirmekten tut da köprüden atlamaya kadar pes etme şekillerini anladığımı düşünüyorum, insani durumlar hep. Ben babamın taktiğini çok beğeniyorum; sessizce kenara çekilmekten ya da kendini yok etmektense olduğun gibi var olmaya devam edip başına bela olan şey her ne ise sen de onun başına bela ol. Gıcık bir diken ol, ayrık otu ol, burda durmaya devam et.
      Bir köpeği bile beslesem iyi, bir kediye bile faydam dokunsa iyi. Hödüklerle itişe itişe, yorulup dinlene dinlene sevgili mat, senin duyarsızlaşman her türlü fizik, biyoloji falan prensiplerine aykırı :)

      Delete
  6. Şu fransa meselesini anlamaya çalışıyorum biri demis ki twitterda avrupada ırkçılık hortlarken bu eylem akıllara mossad i getiriyor. Kimse ölene vahşete bakmıyor hala siyaset kovaliyor yani ustumu basimi yirtarak kafa ata ata katil olasim var! Nasil boyle vahsi nasil boyle garip olduk bilmiyorum. Anlayamıyorum. Dünyanın bir karadeliğe düsup yok olmasini bekliyorum galiba artik. Herkes dunya siyasetine nasil da hakim allahim! Hele cecenistan, afganistan, bosnada olenler diyip de ama onlara uzulmediniz diyenler yok mu! İnancinizin icinde geberin diye feryat figan anira anira yuzlerine yuzlerine honkurmek istiyorum. Artik distopya falan okumaya da hacet kalmadi oyle sansli bir nesiliz ki masallah tam icindeyiz distopyanin hem de en babasinin!

    ReplyDelete
    Replies
    1. Tuğçe Kazaz siyasi analiz yapmaya başlamış, herhalde kara delik böyle böyle büyüyor. Bir de Orwell'i cimhirbişkinimizi övmek için malzeme yaptı ya Alev Alatlı, o da bayağı hacim katmıştır kara deliğe diye tahmin ediyorum.
      Yataktan çıkalı 2 saat oldu, ne gazete okudum ne twitter'a baktım. Gene de mutsuzum, gene de içimde bir sıkıntı; üstünde pijamalarıyla yatağın kenarında oturan insanı hiçbir şey söylemeden darlamak, çok ciddi bir başarı.
      Şu dandik bloga iki satır yazarken bile "Aman kimseye hariçten bok atmayayım, insanların inancına kötü bir şey demeyeyim" diye dikkat ediyorum, ki iki gözüm önüme aksın, demeye başlasam kendimi durduramam, ben elle tutulur hiçbir gruba dahil olmadığım halde mütemadiyen enseme tokadı yiyiyorum, nasıl mümkün olabiliyor bu, bilmiyorum. Dün gece Akın Birdal televizyonda, "İnsanlık ailesinin 12 ferdi öldürüldü" gibilerinden bir şey dedi, benim cevabım bu cümlede saklı sanırım.
      Neyse yani, eninde sonunda hepimiz öleceğiz, bağğzen bunu düşünüp rahatlıyorum.

      Delete
  7. Canım Mina'm, vicdanımsın, aynı şeyleri hissediyorum, vicdanımın dile gelmiş hali senin yazılarında...
    Ölen arkadaşlarımın hepsine huzur versin Allah, 'Allah' adına vicdansızlık yapan herkese de lanet olsun. "Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler ..."

    ReplyDelete
    Replies
    1. Canım Seda'm, sen de ne kadar uzun zamandır okuyorsun burayı, zaten üzülüyorsun, bir de ben üzüyorum üstüne seni gibi geliyor :)
      Valla buralarda car car yazıyorum, atarlı giderli, fekat geçtiğimiz iki sene zarfında iki kere ağlayarak kendimi evden dışarı attım, divane gibi sokaklarda yürüdüm, bir kere de panik atak geçirdim ki hiç başıma gelmemişti. Allah sonumu hayretsin, o yukarlarda bir yerde yazdığım donla sokakta koşma hayalimin gerçekleşmesine çok az kaldı galiba.

      Delete
  8. Eylül'ü düşünmeden bende edemiyorum..
    İnsanlar dünyayı lanetledir,kendi kendimizi lanetledik

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ben de senin gibi düşünüyorum, kendi kendimizi lanetledik. Üstelik de binlerce yıldır lanetliyoruz.

      Delete
  9. Kötü olan, tahammülsüz olan, acımasız olan her şey normalleşti dünyada.
    Ondan zaten bizim gibilerin bu kadar huzursuz, mutsuz, aidiyetsiz hissetmesi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Doğru diyorsun. Aslında bu kadar sık ahlak dersi vermeseler bu kadar sinirlenmeyebilirdim. Ama tabii halihazırda mutsuz olmamız yetmiyor, bir de yüzümüze sıvamaları gerekiyor.

      Delete
  10. konsolosluğun önündeki polis, diğerine "buradaki insanlar insan sevmez ama köpekleri de aç bırakmaz" dedi "bizden daha çok değer verirler köpeklere" dedi. polis de sevgi bekliyor??????

    ReplyDelete
    Replies
    1. Polis olarak mı sevgi bekliyor? Yoksa bu mahallede yaşamayan biri olarak mı? Beni de sevmiyor bu semt, sokak köpeklerinden de pek hoşlanmıyor, kendi köpeklerini seviyorlar, onları da bahçelere bağlayıp balkonlara tıkıyorlar. Kim bilir kaç yıldır orda duruyor polis-adam, gözlem kabiliyeti güdükmüş. Artık çekirdek de çitlemiyorlardır, hava soğudu, naapıyolar vakit geçirmek için? Akit mi okuyolar?

      Delete
  11. polis bu tespiti sokağa bırakılmış kedi - köpek mamalarını görünce yabtı. şu anda da devriye kulubesinde oturmuş, elektrik sobasına yapışmış, telefonunu parmaklıyordur. semtimiz beni seviyor mu bilmiyorum ama sokak hayvanlarını seviyorlar, bizim mahallede 3 sokak köpeği var düzenli gördüğüm ve sevildiklerini görüyorum. yunus'un orda da kediler seviliyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Cinnah'ı geçince biraz daha sevimli sanki ortalık, Yunus'un ordaki kediler çok güzel. Köpekleri görmemişim hiç. Bizim sokakta birkaç tane arka bahçeden havlayan bağlı köpek var. Bir gece "Herhalde araba çarptı köpeğe" diye sokağa fırladık, Farabi'de balkonda ağlerken bulduk hayvanı. Kapıcının oğlu, sahibinin birkaç gündür evde olmadığını söyledi. Ben de köpek mamalarını apartmandan uzağa koyuyorum, mıyır mıyır mıyır çünkü bizim apartman sakinleri. Bizim apartmanı sevmiyorum herhalde ben, bütün mahalleye yayıyorum o gıcıklığı.

      Delete
  12. Dünyayı kendime bile açıklayamıyorum, mazeretini bulamıyorum bazen.. Hepsi bu "biz ve ötekiler"den çıkıyor :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Fransa'da olanlar burada olsaydı, şu anda nasıl lağıma batmıştık diye düşünüp ürperiyorum. Dün Dresden'de 35 bin insan toplanmış, anti-Pegida bir gösteri için. Şurda haberi var:
      http://www.aa.com.tr/tr/haberler/448239--dresdende-pegida-karsiti-gosteri
      Aklıselim mümkün yani, 3 tane gerzek allahuekber diye bağırarak ortalığı kana buladı diye yıllardır komşuluk yaptığın müslümandan nefret etmemek, bunun için sokağa çıkmak mümkün. Aklıselim belediye başkanı da mümkünmüş, bir Ankaralı olarak ona da inanamıyorum.
      Avrupa merkezli ana akım haber ajanslarına falan bakıyorum, öldürülen müslüman polisi öne çıkarıyorlar, koşer marketteki müslüman çalışan dolaba saklamış müşterilerin bir kısmını, "kahraman" diye alt yazılar geçiyor.
      Müslümanlara saldırılar da olmuş son 3 günde, tabii şaşırılacak bir şey değil. Ama devlet organları, yerel yönetim, ana akım medya falan körüklemiyor nefreti. Fransa'da üst düzey açıklama yapıyorlar "İslamla değil, terörizmle savaşıyoruz" diye, çok önemli buluyorum bunu. Elimde değil, karşılaştırıyorum, Ethem Sarısülük'ün öldürüldüğü parka "Türk polisiyle gurur duyuyoruz" pankartı astı burda belediye başkanı, görünce dizlerimin bağı çözülmüştü.
      Kendi haline bir turist olarak benim bile tek tük başıma geldi "Türkiyeliyim" deyince kesilen sohbet, bir anda sırtını dönmeler falan ama bir kişinin nefretiyle devlet nefreti arasında ölümcül bir fark var. Bizi zaten önce kendi içimizde ikiye böldüler, hala %50 miyiz bilmiyorum, bir yandan kendimizi savunuyoruz, bir yandan tanımadığımız başka insanları. Ne ağır yük, ne zor günler.
      Bak bir satır yorum yazdın, anlatasım varmış, susamadım bir türlü.

      Delete
  13. olayın ardı aydınlanınca ve kızın ölümünde homofibinin yanında diğer travestilerin de olduğunu öğrenince daha çok üzüldüm. zor olan hayatımızı kendi kendimize daha çok zorlaştırıyoruz.bu hiç bir zaman değişmiyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Of ben de okudum KaosGL'de yazmışlar, çeteleşmişler kendi içlerinde. Ama gene de önce başkalarını suçluyorum, aynı yere dönüyorum bak; bu kız sıradan bir işte çalışabilseydi kendini satmak zorunda kalmazdı. Sana katılıyorum, resmen dünyaya karşı tek başına bir Eylül'müş, dayanamamış olmasını anlıyorum kızın, çok korkunç.

      Delete
  14. Olan biteni böyle madde madde okuyunca iyice kötü oluyor insan. İnsanım ama sevmiyorum insan denen ırkı, ne üzücü değil mi? Zarar, ziyan, kötülük, pislik, acımasızlık hep bizim ırkımızda, ne acı. Ve işin en kötüsü, ne kadar temiz kalpli insansan o kadar yıpranıyorsun, kendine yaşayacak yer bulamıyormuş gibi hissediyorsun. Ne yaman çelişki. Umarım kötü başlayan 2015, namusu kurtarır ve güzel bir yıl olur. Eylül'e de ayrıca mahvomuştum videoyu izleyince, kıyamam, rahat uyusun inşallah. :(((

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bir de bu maddeler resmen 48 saatin falan olaylarıydı, buraya yazarken gazeteleri dolanıyordum ki Charlie Hebdo'yu gördüm, tam kabus. Eylül'e dört gündür yanıyordum, hala her gün aklıma geliyor kızın o ağlaya ağlaya söyledikleri, o son sigarası. Huzur bulmuştur umarım, en azından onun kavgası bitti hayatla. Ne saçma geliyor şu yazdıklarım, aklıma da başka bir şey gelmiyor söyleyecek.
      2015 bize borçlu başladı, umarım kıçını kaldırır da biraz yüzümüzü güldürür hakikaten.

      Delete
  15. Abla bunu simdi okudum ve inanir misin benim de aklima Dicle gelmisti Eylul'u ilk duydugumda. senin gibi hisli dusunemiyorum ama, sadece dicle'nin calistiklari konular, eylul'un hayati/kisiligi, nedense kafamda simsek simsek caktilar. nasil anlatsam bilemiyorum.
    eylul'un annesinin roportajlarini okudum, ona da agladim. offffff..

    ReplyDelete
    Replies
    1. Eylül'ün annesinin röportajı, yanlış olan her şeyin sıkıştırılmış bir versiyonu gibi gerçekten. Hangi biriyle başa çıkabilirsin anlattıklarının? Mümkünatı yok kazanmanın.
      İkimizin de aklına geldiyse Dicle, Eylül'ü bulmuş olabilir, bunu böyle düşünmek istiyorum. Başka türlü düşünmek istemiyorum.

      Delete
  16. Eylül'le ilgili ben de çok üzülmüştüm. Yazını okuyunca yine bi tuhaf oldum. Oturup ağlamaktan başka elden bir şey gelmemesi ne acı... :/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Keşke videosunu seyretmeseydim, o kadar genç, o kadar naif ki. Hepimizin içine taş gibi oturdu çocuk.

      Delete