March 28, 2015

Uzman Kadromuzla Abesle İştigalde Rakip Tanımıyoruz

Maceralarla dolu hayatımın detaylarından mahrum kalmayın diye yazayım dedim. Yalnız hava o kadar kapalı ki burada, tam şu sabah uyanınca kalkıp ışığı açtığınız günlerden. Neyse yani, ben de zaten böyle içine kapanık biriyim. (Tam olarak da değilim, hayatımı öğrencilikle geçirdiğim için oradan kalan belli bir yavşaklık, bir sinsilik de var.)

İnanılmaz derecede işsiz güçsüz olduğum için ve bitki öldürmekten sıtkım sıyrıldığından gidip şu aşağıdakine kaydımı yaptırdım.


Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne gittim, genç bir çalışan kaydımı yaptı. Bir ara "Siz... hmm... evet..." dedi bilgisayar ekranına bakarak "En genç ben miyim?" diye sordum, 30 yaş civarı bir kişi daha varmış, yaş ortalaması 70'miş. İnsan tabii hemen "Ayyy tonton amcalar, teyzeler mih mih mih" diye geçiriyor içinden, değil mi?

Değil. Yıllardır bu ilçe sakiniyim, tonton sayısı parmakla gösterilecek kadar az. Her türlü rekabete, bıyık altından gülmelere falan hazırım; yıllarca kazılarda çalıştım, her kazıda aşçının kankasıydım, şoförün yancısıydım; o sertifikayı almaya geliyorum çakma tontonlar, ayağınızı denk alın!

Dersler 27 Nisan'da başlıyor, her şey hafta içi olduğu için uzun uzun yazmayayım buraya, merak eden olursa seve seve anlatırım.

Geçen günkü yere yapışmamdan geriye herhangi bir yara bere kalmadı, Kudi'yle de aramız düzeldi. Ya da ben öyle zannediyorum. Dün annemle verdiği pozlar biraz sinirimi bozdu.


Gülleri ben ekledim; nikahına çağır beni sevgilim, istersen şahidin olurum senin.

Şöyle içten pazarlıklı, her gün düzenli olarak dünyayı ele geçirme planları yapan bir kedimiz olsaydı da hayatıma biraz renk gelseydi. Şu aşağıdakine çok güldüm.


(Ben sanırım köpekçi biriyim. / Bir daha düşün. / Seni küçük bok. / "Fakyu". )

Belediyeye giderken heyecanlanıp makyaj yaptım, rimel fırçasını iki gözüme de sırayla sokup akabinde yanağıma sürttürmeye muvaffak oldum.


Sakarlığımla barışık biriyim, çok teşekkür ederim. Öldürmeyen allah öldürmüyor gerçekten.

Güneş açtı ben iki satır yazayım diye debelenirken, belki dışarı çıkıp potansiyel sınıf arkadaşlarımı süzer, tehlikeli bulduklarıma çelme takarım. Nıhahhahhahha!

20 comments:

  1. Kudi içine kapanık bir çocuk gibi geliyor bana ya. Hep böyle biraz çekingen sanki, onu yerim.
    Ben de ne zaman makyaj yapsam rimeli gözüme sokuyorum.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çekingen biraz çünkü annem onu Nazi disipliniyle büyüttü. Koltuğa çıkartmıyordu falan, kurallar vardı. Ben çalıp eve getirdikten sonra itinayla tepemize çıkardık, bu kadar açılabildi çocuk :)
      Silerken pamuğu da soktum gözüme, çok yanlış bir gündü makyaj yapmak için ahahhahha :D

      Delete
  2. özellikle saksıdan aşağılara doğru sarkınan bitkiler konusunda ihtisas yaparsanız bir projem olacak, arz ederim! :))
    Bastet henüz dünyayı ele geçiremiyor ama bir aksilik çıkmazsa bu sene tanıştırıyorum artık sizi ( e artık!). Fakat gelmeden dizlik ve kask edininiz..
    Kudi bir yandan manalı manalı sana bakarken diğer yandan çaktırmadan hareket mi çekmiş? o.O

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay varmış yahu evde aşağı sarkmalı bitki ama yapıcam ihtisasımı, tamam :)
      Bastet'le tanışmaya gelirken kendimi şu balonlu naylonlara sarıcam ahahahhaha :D
      Valla Kudi'nin o bakışında ve o çoraplı ayağında bir şey var, üstüme alındım ben.

      Delete
  3. Çok sevimli bir yazı olmuş yine. :))
    Bu arada Kudi fotosu görmek süper. Yerim onu ben yerim. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Biz de Faik'i görmek istiyoruz! :D Selamlar, sevgiler Ankara'dan :)

      Delete
  4. Belermiş gözlerini görünce gecenin 00:45 inde gülme geldi. Kibarlıktan diyorum yoksa bildiğün böğürdüm. Manyak! İzi içinde dakikada ortalama 45 fuck fuck you fucking geçen bir denzıl vaşingtın filmi izliyo büyük ciddiyetle ben de aynı ciddiyetle yazını okuyayım dedim başaramadım. Mimkin değil! bu arada çoğ heyecanlıyım ilk yorum yapan benim! İlk yorum yapana fide olsun tohum olsun bir hediye var mı? :) Muvaffakiyetler diliyorum sana gireceğin cephe zorlu ama tırmık olsun yaba olsun bunlar ve gözlerinle devirirsin alimallah. Ben de rimel meselesini çözebilmiş değilim. Sürüyorum fekat sürdüğümü unutuyorum olmadık yerlerde olmadık hunharlıkta gözlerimi kaşıyorum ve göz altlarım mis gibi oluyo. Madem unutacaksın niye sürüyorsun di mi. Aman neyse yalnız değilsin diye şeettim öperim :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay ben hafta sonu bloga uğramayınca yorumları görmemişim, anca şaaptım. Ama yani köpeğin olsun fideler, tohumlar. (Buraya şarkı giriyor: "Tohumlar fidanaaaa, fidanlar ağacaaa, ağaçlar ormanaaa")
      Ben de dün geceyi Şafak'ın Orta Dünya'da Ork öldürmesini seyrederek geçirdim, inşallah barış getirecek beyim Orta Dünya halklarına.
      Hadi rimeli gözüme soka soka sürüyorum da ruj konusunda çok dertliyim. Böyle kırmızı falan ruj süren kadınlara çok özeniyorum, ben sürünce ağzımı almışlar da yerine kedi kıçı koymuşlar gibi oluyor. Bak sana da kesin çok yakışıyor ruj, gözümün önüne geldi.
      Ay bir ara şu 4,5 saatlik tele-konferanslarımızdan yapalım, gene aylar oldu konuşmayalı :)

      Delete
  5. Rimeli doğru yere doğru şekilde yapamayışına bayıldım moralim düzeldi. doğru yapmayı becersem unutup kaşıyor (ama öyle böyle kaşıma değil yani) yine mahfedebiliyorum. Kudi'nin bakışlara bayıldım. Biraz da özendim doğrusu benim annem zeytin var diye bize gelmiyor :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay bak yalnız değilmişiz rimelle itiş kakış yaşayanlar olarak :)
      Kudi aslında annemin köpeğiydi, annem bulmuştu onu sokakta ağlarken. Ben bir ara kolumun altına sıkıştırıp eve getirdim, bir daha da geri vermedim. O yüzden aralarında bir muhabbet var :) Koko'yu bu kadar sevmiyor ama annem, bir türlü anlaşamadılar kaç senedir.

      Delete
  6. Replies
    1. Kendi çapında bir albenisi var çocuğun :)

      Delete
  7. Ayyy Minaaa çok alemsin valla ya. Rimelli pozuna bittim:) Ben yaparım böyle zaman zaman:) Köpüşle aranız düzelmiştir elbette yaa ama annenle pozda hayvancık resmen huzura ermiş gibi görünüyor söylemeden edemeyeceğim. Çok iyi yapmışsın kursa kayıt olmakla. Çakma tontonlar seni yolundan alıkoyamazlar. Artık bahçem için ipuçlarını kimden alacağım diye kara kara düşünmeme gerek kalmadı ohh bee rahatladım. İyi dinle derslerini hıııı şu çiçenkleri öldürmeyelim artık ya bizim de şöyle şahane bahçelerimiz balkonlarımız olsun, çok üzülüyorum bu kel halime:(
    Güllü fotoğraf favorim yalnız, bunlardan sıkça koymalısın. şu içinde yaşadığımız zaman dilimi çok sıkıcı, bu tip uygulamalar zamanda geri gidip mutlu olmama yardım ediyor bilesin. Sana mektup yazıyorum, yollayacağım yakında. Bir süredir hiç yazamadım öyle bir kal gelmişti, toparlıyorum. Öperim rimelli gözlerinden:)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Sürekli başka marka rimel alıyorum, her seferinde başka türlü fırça çıkıyor. Elim alışmıyor galiba bir türlü :) Kudi acayip cana yakın bir köpek, eve her geleni 3 kat aşağıda, merdivenlerde karşılıyor :D Ama birkaç kişiye daha düşkün, farkediyoruz :)
      Kurs için de heyecanlanıyorum, dersleri iyi dinleyip not alıcam, sonra fotokopi çektirip yayarım notlarımı :)
      Zaman dilimi öyle böyle değil, bayağı dehşet verici bir hale geldi. Kalkayım kompüterin başından, içim kaldırmıyor bugün twitter falan. Öpüyorum ben de, evdekilere selam :)

      Delete
  8. N'oldu senin domates çekirdekleri Fermina? Benimkiler taşınırken kayboldu :-( ... İçim daraldı haberlerden, alıp başımı 1 aylığına mardin'e gidesim var, 3 gün kaldığı yeri bu kadar özler mi insan, özlüyormuş vallahi.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Valla bilmiyorum, bu ara ekmem lazım artık. Çılgınca paketlemişim çekirdekleri, bakalım, açınca anlıycaz :) Her ihtimale karşı arkadaşımın annesi biraz daha çekirdek yolladı, kendi çıkardıklarından. Ben beceremediysem bile onlar var yani. Yollayım sana bir miktar?
      Ben de çok gitmek istiyorum, bir punduna getirip, ortalık turist dolmadan. Gitsem, etrafa bakınıp öylece otursam, kahve içsem falan.

      Delete
    2. ben çantamı topladım, şaapabiliriz yani... hani şaapmak gibi olmasın da giyindim, hazırım... o.O

      Delete
    3. ahahaha! nezaketen bile reddedemiycem, valla harika olur, zira burada pembe domates yok... :-( bak daha 3-4 ayda nankör gurbetci oldum, ne yoksa onu görüyor gözlerim. :-))
      mutfakta kendi capimda bi ekosistem kurdum, limon, portakal cekirdekleri, sogan, avokado agaclari vs... kasa cakmak gibi planlar var yapilacaklar listesinde, demek ki ciftci anneanne yaninda büyümek, bünyede bi süre sonra bu tür özlemlerle su yüzüne vuruyormus.
      haftaya kisa bir izmir tarafina gidicem, cok özledim ya, tilki kuyruklari, isirgan otlari vs bilimum siparisimi verdim simdiden, acim, cok acim... :-)) mardine de gidelim, hatta hep yollarda olalim, neden yörük kültüründe devam edemiyoruz hic anlamiyorum.

      Delete
    4. Saçaklı, ben de hazırım valla, şaapmak gibi olmasın ama çantam falan kapının yanında.
      Vera, ben bugün açayım tohum paketlerini, sana birkaç çeşit yollayayım. Benim çıkardıklarımın arasında pembe domates var, onları beceremediysem de bu arkadaşımın annesinin yolladıkları çok güzel. Onlar kesin çıkar. Bana bir adres ver :)
      Çıkıp biraz toprak almam lazım, bir miktar patates gömücem dışarıya. Benim de biraz gözümde tütüyor İzmir, yıldım bu Ankara'nın havasından suyundan.
      Yerleşik hayata geçmişiz, pek iyi, pek güzel ama bence bütün kötülükler tam o noktada başlamış. Çok gıcığım yerleşik hayata :)

      Delete
  9. Sacakli, Mina, ben de hazirim walla. :-)) Ama simdi düsündüm, mayis sonuna kadar yetismiycek gibi, eylüle ekime simdiden bilet aliyim diyorum. gerci bu ülkede o kadar uzun vadeli plan yapmak da sacma geliyor ya, daha arada secimler var filan...
    yerlesik hayatla cok barisamadim ben de, ama nereye kadar böyle gider bilmiyorum. belki de sonuna kadar. zira kendimi durduramiyorum. :-)
    adresi sana bir kartla gönderirim. öptükkk...

    ReplyDelete