April 20, 2015

(1) En Az Sevdiğim Film-ler

Kırlangıç mırlangıç diye neşeyle baharın geldiğini ilan etmiştim, hayat bunu da yüzüme sıvadı. Neyse, kapalı hava da güzel, şikayet etmeyeyim. Filmli meydan okumanın ilk sorusuna atlayayım. (Bu meydan okuma boyunca herhalde imdb en yakın arkadaşım olacak.)

En az sevdiğim film deyince aklıma son bir-iki sene içinde seyrettiğim bir grup film geliyor, aşağıya şaapıyım bakın. Yazının devamında belki biraz filmlerin sonlarını açık ediyor olabilirim, haber vereyim.






Daha da uzatabilirim bu listeyi. İşin tuhafı, bunların hepsi gerçekten çok sevdiğim yönetmenler. Hadi Tarantino'dan bıkmışımdır belki ama Wes Anderson'ın bu filmine kadar bütün filmlerini ağzıma yüzüme sürdüm, bazılarını defalarca seyrettim ben?

Kötü de diyemem filmlere, nasıl diyeyim, diyemem. Fakat seyrettim, bitti, televizyonu kapattım-sinemadan çıktım, bir daha dönüp arkama bakmadım. İki-üç sene sonra sorsanız, konularını falan hatırlamam, o kadar eminim ki bundan.

Sanırım bu "plot twist" dedikleri, senaryonun bir anda hiç beklemediğimiz bir dönüş yapması numarasından bir hayli yıldım ben. Bir sci-fi filmde karşımıza çıkan "paralel boyut" mesela, hala mı filmin en büyük numarası olabiliyor? Ya da ben yıllardır neler seyrettiysem artık, Gone Girl'deki şeytani plan bana hiç de aklımı uçuracak kadar şeytani gelmiyor. Fight Club'da çakmıştı tokadı David Fincher, bir daha da öyle tokat yemedim galiba ahahhahha!

Herhalde bende bir tuhaflık var diyerek sözlerime son veriyorum. Güzel bir hafta temenni ediyorum.

23 comments:

  1. Ben de başladım bugün ama senin ilk filmin fotosu bende görünmüyor. Hangisi acep?

    ReplyDelete
    Replies
    1. Başka fotoğrafını yükledim şimdi, Interstellar. Zaten yazalı 4 saat oldu, daha kendi anasayfamda görebilmiş değilim yazıyı. Geleyim de seninkini okuyayım :)

      Delete
    2. Senin postlar anında görüntülenmiyor zaten takip edilenler listesinde, illa sayfana buyurmak lazım :)

      Delete
    3. Offf her bir işim havaleli yemin ederim.

      Delete
    4. Merak etme yalnız değilsin :)

      Delete
  2. Interstellar'ı görünce bir ohhh çektim. Sinemada can verecektim izlerken. Kurtlar Vadisi'nden hallice müzikleri ve feci mantık hatalarıyla bol makyajlı bir film. Tarantino'dan ben de sıkıldım artık. Gone Girl'u henüz izlemedim. Fakat.. ee şey, Budapest'i çok sevmiştim :) Adrien Brody <3

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ay Matthew'ün çökük avurtlarına baka baka üç saat yahu!
      Budapest'in eksiği, fazlası yok; allah için o kadro, ne biçim kadro di mi :D Severek seyrettim ama ne bileyim; Darjeeling Limited'i mesela, hala ara ara seyrediyorum, müzikleri hala aklımda, hala aynı sahnelere gülüyorum. Bu öyle olmadı, o yüzden girdi bu sorunun cevapları arasına.

      Delete
  3. Ben de Figh Club'da yedim valla o tokadı. Wes Anderson filmlerini izleyemiyorum, kendimi parçalıyorum izleyeyim derken, kaşıntı basıyor. :( Budapeşte'yi beğenmeyişin cesaretimi tuzla buz etti hof.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Dur bak, en sevdiklerimi yazayım, belki bunları kendini parçalamadan izleyebilirsin. The Life Aquatic with Steve Zissou, The Darjeeling Limited, Fantastic Mr. Fox (bu animasyon, Roald Dahl'ın kitabından) ve Moonrise Kingdom. İlk üçünü Moonrise Kingdom'dan biraz daha çok seviyorum.
      Ya da bu filmleri tamamen unut şimdi, belki bir gün evren tekrar karşına çıkarır, doğru zaman filan :)

      Delete
  4. Ne kadar tersmiş film zevklerimiz. Bir ay filan oldu İnterstellar'ı izleyeli hala aklımda. Ama kişisel sebeplerden muhtemelen. Bir de pek bilim kurgu izlemem. Ondan da olabilir. Ama gene de çok beğenmiştim. Ters olan diğer konu da Fight Club'da da ben filmin yarısında çakmıştım durumu. Hatta başlarda. Bu Wes Anderson'u başkasından da duydum. Kesin izledim filmlerini ama yönetmen olarak hiç akımda yer etmemiş. Ne tuhaf. Hatta not almıştım. (Little miss sunshine onun olabilir mi. Üşendim şimdi google lamaya.)Diğer filmleri hiç izlemedim. Ben Affleck'in suratına tahammül edemiyorum ben ya. Keşke çirkin olsa. O zaman derim ki çok çirkin bakamıyorum suratına. Ama sanırım bana, tipine geçer not verip de yakından tanıyınca iki çift lafı, fikri bir araya getiremeyen ex'lerimi andırıyor.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Bilim kurgu izliyorum ben, sevdiğimden; bir de Şafak sürekli belgesel seyrediyor uzaylı, astrofizikli, istemesem de maruz kalıyorum :) Fight Club'ı da seyrettiğimde 20 yaşındaydım, hatta kardeşimi de götürmüştüm sinemaya, yazık çocuk 11 yaşındaymış ahahhahha :D Hiç öyle bir film seyretmemiştim o güne kadar, anca Tarantino filan işte. Sonra Palahniuk da okudum bir sürü, insan tabii beklemeye başlıyor, nerede çakacak tokadı diye, o ilk şaşkınlık bir daha olmuyor.
      Little Miss Sunshine, Wes Anderson'un değil ama ne güzel filmdir yarabbi!
      Ahhahha ay çok güldüm :D Ben Affleck'i ben de sevemedim bir türlü, niye bilmiyorum. Bir de yeni Batman oldu, filmin çoğunda maskelidir diye umuyorum :) Fakat hiç ummazsın, bir talk show'da konuktu bu, 4-5 ay olmuştur, karşısında da korkunç bir adam vardı. Adam, bütün müslümanlar terörist, yok işte kökünü kazıyalım falan diye almış başını giderken bir patladı Ben Affleck. Amerika'nın Ortadoğu'da binlerce sivil öldürdüğünden girdi, inanç özgürlüğünden çıktı. Belki de tahmin ettiğimizden biraz daha akıllıdır :D

      Delete
  5. Merhaba, Bayaa iddialı bir liste olmuş :)

    Interstellar'ı izleyemedim diye ah vah çekiyordum. Bu yorumu görünce sevindim. Gone Girl bence de saçmalıktı. Hem konuyu güzel işleyememişler, hem de koca bir balon. Fekat, Django'yu sevmiştim. Budapest Hotel.. Hmm iyi hoş film ama ne uykum gelmişti izlerken. 2 güne bölmek durumunda kalmıştım :P

    Bir ay boyunca bol bol film konuşacağız diye pek bir sevinçliyim. Zihin sağolsun :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Merhaba!
      Ben de sevinçliyim film konuşacağız diye ama bir yandan da hem zayıf hafızam hem de cehaletim çıkacak meydana, şimdiden bozuluyorum ahahhahha :D
      Django'yu seyredeli oldu bayağı, taze olsaydı neden gıcık kaptığımı hatırlıyor olurdum :) Ama Inglorious Bastards'ı da hiç sevmemiştim, yaşlandıkça olgunlaşacağına ergenleşiyor gibi geliyor Tarantino bana. Halbuki taaa senaryosunu yazdığı True Romance'te takmıştım kancayı, kankası Robert Rodriguez'le girdikleri işler de dahil bayıla bayıla seyrettim. Kill Bill'i de çok sevdim, sonra bir daha anlaşamadık :)
      Bakalım, The Hateful Eight diye bir film çekiyormuş, Kill Bill 3 falan diyorlar, bekliyorum heyecanla.

      Delete
  6. Ah bu filmler. Aklımda en çok kalanları, milletin ballandıra ballandıra anlattığı, türlü ödüllere doyamayan ama izlediğimizde sonunda yiğitle aptal bir ifadeyler birbirimize baktığımız ve sonra puhaaahaa diye güldüğümüz kötü filmler oluyor herhalde:) O gülüş anına değiyor doğrusu:)

    İnterstellar'ı geçenlerde izledik. Biz epey beğendik. E tabi şunun da etkisi olabilir, burada şantiye ortamında bazen herşey o kadar kötü olabiliyor ki suyunu çıkıp iyilik çıkartmaya çalışıyorsun yani. Ama böyle uzaylı filmleri seviyorum:) Yalnız çok klişe durumlar vardı hakikaten. Yine de hönkürdüğüm yerleri de oldu.

    Gone girl ü hala izlemedik. Onu ararken Sex tape diye bir film bulduk ahhaahaa bu ne lan dedim önce isminden ötürü sonra çok güldük ama izleyin izlemediyseniz çok bomba!!!

    Budapeşte otelini uçakta izlemiştim ama stresten tek sahne hatırlamıyordum geçen tv de yayınlanana kadar. Orada azıcık baktım yine, ortam ve karakterler çok iyiydi ama hala sonuna dek gelemedim. Shutter İsland diye bir film vardı ona da dayanamayıp sonra bir defada izleyip beğendiğim de olmuştu:)

    Django nun müziklerini dinliyorum bol bol. Turuncu saçlı arkadaşımız:):) cd yapıp yollamıştı bana ama izleyemedik bir türlü. Belki de üzerine o kadar konuşuldu ki izlemiş kadar olduk. Onu da ben bi bulayım da izleyelim bari duymasın saçaklı:):):)

    Seneler evvel daha çocukken komedi filmi diye beni Aşçı Hırsız Karısı ve Aşığı diye bir filme götürmüşlerdi Ankarada:) Adı bile fiyasko olan bu filmi nasıl komedi sanıp o kadar sapın arasında daldık hiç bilemiyorum ama sırf bunu yazmak için bile şalanja girebilirim:):) Ayrıca kült bir filmmiş çok sonra öğrendim, enteresandır, izle! :):)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Interstellar kötü film değil tabii ama o kadar çok övdüler ki beklentisi yükseliyor insanın. Ay Sex Tape'i seyredeyim diyordum, unutmuşum, iyi hatırlattın. Shutter Island'a da sinir olmuştum, onun da sonu çok klişeydi. Filmden çıkınca avm'nin otoparkında mahsur kalmıştık, Şafak arabayı sağa sola sürüp kapı gördükçe inmişti, kepenkleri falan yumruklamıştı ahahhahha :D
      Bak o Aşçı, Hırsı, Karısı ve Aşığı'nı da seyretmedim ben hala, onu da bulayım da seyredeyim. Yazsana hakikaten ahahhahha :D
      Turuncu saçlı arkadaşımız deyince, benim zarf geldi mi acaba ya? Ne zaman yolladığımı da hatırlamıyorum gerçi, 2 haftayı geçmiştir.

      Delete
    2. Ayyy yok gelmedi daha zarf. Postacıyı ne zaman görsem çevirip soruyorum. Geçen bana sigara içmek kötü bişey dedi:) Şimdi sormaya da korkuyorum ahhaaha, getirir bu sıra o zaman. Haber veririm. Ay şu salak net bi düzelsin yazayım. Filmi (sex tape) de izle komik ya biz epey güldük:):) Ben normalde gülünesi filmlerden pek haz etmiyorum sinirimi bozuyor ama bu eğlenceli geldi. Pk'yı da izle bak izlemediysen çok güzel bir film, unutma, not et :)

      Delete
    3. Evet evet, gelir bu aralar, o kadar da uzun zaman olmamış.
      PK'yı da Leylak Dalı yazmış bugün, niye haberim yok benim bu filmlerden ya ahhahha :D

      Delete
    4. pk yı not et sakın unutma:)
      zarf gelmedi dedim şimdi geldi:):) ay o ne şahane bir zarf ayyy bayıldım:) kediciğim süper kağıtlar süper ne de tatlı yazmışsın. açılmadan da gelmiş sıkı sıkı bantlaman iyi olmuş. Yalnız mektupta bir şal fularımsı bir laf geçiyor ama mektuptan çıkmadı umarım koymayı unutmuşsundur:) yani açılmadığına göre zarf herhalde unuttun. Yoksa etrafındaki bu yeşil bant senin eserin değil mi, ay acaba açtılar şalımı aldılar da tekrar mı kapattılar. acil yaz merak ettim çatlıycam:)

      Delete
    5. Koydum, orta boy kare bir eşarp olması lazım, pembe. Eskiden bandana derdik hani, o cins. Beyaz karton etiketi var, etrafına sarılı. Zaten bir de mektup ve kedi koydum. Yeşil bant da benim eserim, güvenemedim zarfın yapışkanına. Ay deliricem ahahhahhah :D

      Delete
    6. Ay yok valla ya göremedimmi diye defalarca baktım saf gibi. Zarf da kapalı geldi ama dibinde minik bi yırtık var oradan mı çektiler acaba diye de düşünmeden edemiyorum. Ne istediler benim bandanamdan yaaa offff üzülüyorum şu an çooook. Çok da güzel takardım ki pembiş pembiş öfffff. Sanki harry potter çantasıymış gibi bir yerinden çıkar diye hala bakıp dürüyorum böhüüğğğ😞 fotosunu yollarım whatsapptan çekip zarfın😓 kontrol et bi bakalım. Eğer bulursan aynından sakla ben gelene kadar olur muuuuu😁😔

      Delete
    7. Minik yırtıktan çekemezler herhalde, etrafında karton sarılıydı, çıkmazdı delikten, yeşil bantı açtılar demek ki. Yazıklar olsun ya, el kadar paketi bile mıncırmışlar. Neyse üzülme Tuğba, ben bulurum bandana sana, zaten emaye çaydanlık da alıcam hala, hepsini aynı anda veririm yazın :)

      Delete
  7. İnanamıyorum django ve interstellar filmlerini nasıl beğenmedin ben de çok ama çok beğenmiştim halbuki :(

    ReplyDelete
    Replies
    1. Anlatıcam neden beğenmediğimi :) Fakat çanta topluyorum, yola çıkmak üzereyim. Bir de senin blogunu takip etmek istiyorum, hangisini takip edeceğimi bilemedim, bana şuraya bir adres bırakabilir misin?

      Delete