May 12, 2015

(21) (22) (23) Titanik'ten Girdim, Madrid'te Bir Yerlere Çıktım

Ay böyle öbekler halinde yapabiliyorum bu şalanjı, perişan ettim soruları. Neyse, hemen kaldığım yerden devam edeyim.

21. soruya cevaben çok abartıldığını düşündüğüm bir film yazmam lazım, neler yazardım aslında ama aklıma nedense Titanik geldi ahahhahhaha! Bizim oradaki sinemanın bir salonunda iki seneden fazla gösterdiler, inadımdan gitmedim. Yıllar sonra Alman kanalı RTL'de denk geldim bir gece, oturup seyrettim, yer yer duygulandım üstelik. Ama biliyorsunuz ben zaten uçan kuşa ağlıyorum, kendimi bu konuda ciddiye almıyorum.

Titanik, kendi sıkıcılığı yetmezmiş gibi bir de dünyanın en can sıkıcı şarkısını da hayatımıza soktu. Geçiyorum diğer soruya.

Bir grup filmden bahsedeceğim, kıymetinin pek bilinmediğini düşündüğüm; tabii ki yanlış düşünüyorum, allah bilir dünya üzerinde kaç kişinin en sevdiği filmlerin arasında bunlar. Kendi küçük dünyamdan bahsediyorum, zaten aşağıdaki filmlerin bazıları da zamanında sevilip sonradan unutuldu.

True Romance mesela, imdb'den aldığı 8 puanı alnın akıyla hakediyor ama 1993'ten bu yana binlerce yıl geçti, gençler bilmiyordur.


Tarantino eskiden böyle senaryolar yazdığı için bir süredir çektiği filmleri beğenemiyorum ben, adamla aramızda sorunun temeli buralarda yatıyor. Hatta buraya Natural Born Killers'ı da ekleyeyim, gene senaryosunda Tarantino'nun parmağı var, yıl 1994'müş. Canıma okumuştu bu film, yıllarca soundtrack'ini dinledim.

Ah Juliette Lewis'in bu küçük şarkısı, Juliette Lewis'in film boyu oyunculuğu, ah.



Sanırım bizim buralarda çok sevildi, çok seyredildi ama bu filmi de yazıyorum, Lola Rennt, yani Run Lola Run, yani Hayırdır Lola, Koş Koş Nereye Kadar?



Franka Potente de, yönetmeni de aldı yürüdü Hollywood'a doğru bu filmden sonra. Biraz da kendi kişisel çöplüğüme gireyim, iki film de oradan yazayım. İlki Heavenly Creatures.



1994 yapımı, Yeni Zelanda filmi falan deyip geçmeyiniz; hem Peter Jackson'ın ilk filmlerinden hem de gerçek bir hikayeden uyarlanmış.

Diğeri de Things to Do in Denver When You're Dead.


Suç, dram, kara mizah, her şey var, Türkçe'ye "Karışık İlişkiler" diye çevirmişler filmin adını. Neden herkes öpüp alnına koymuyor bu filmi, anlamıyorum.

Ay haydi, kendimden sıkıldım, 23. soruya geçiyorum, en sevdiğim film kahramanı.

Neredeyse bitecek şalanj ve hala Pedro Almodovar'dan bahsetmemişim, olacak iş mi? En sevdiğim filmi, 1984 yapımı Bunu Hakedecek Ne Yaptım? Carmen Maura, Gloria adında bir ev kadınını oynuyor, işte o Gloria'nın hastasıyım. Uhu koklayan, gey çocuğunu dişçiye satan, eve dev kertenkele getiren kayınvalidesiyle uğraşan, en yakın arkadaşı kapı komşusu fahişe olan ve hayatımda gördüğüm en şahane cinayetin müsebbibi Gloria.


Almodovar'ın domestik kaoslarının üstüne kaos tanımıyorum, mutfak dolaplarını silmeye gidiyorum.
Öptüm.

Ay durun, başka bir Almodovar filminden, Konuş Onunla'dan şu dünyanın en güzel şarkısını da koyayım, öyle gideyim.



Haydi bir daha öptüm.

8 comments:

  1. Çok bayılıyorum böyle takır takır filmleri yazanlara.ben toplamda iki film adı söyleyebilirim en iyi ihtimal.bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin..? Kolay gelsin.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Söyle caaanım ne deersin? Ay matçığım, ben de çok özeniyorum takır takır yazanlara, 2buçuk saatimi aldı şu iki satır yazıyı yazmak. İki bardak kahve içtim :D
      Eski şeyleri daha kolay hatırlıyorum, yakın geçmişi daha zor. Ne acayip.

      Delete
  2. Allaahm bana bişiler oluyoğğr :(( Titanic'i zamanında 7 kere izlemiştim sinemada :D Ankara'nın tüm sinemalarını dolaşmıştım (zorum neyse). Hızımı alamayıp, geminin batışının 100.yılında vizyona giren 3D versiyonunu da geçen yıl sinemada izlemiştim (1 kez ama :p). Öyle bir bağ var filmle aramda. Aşk filmi diyince aklıma gelen ilk filmlerden. Biliyorum çok vıcık bir hikaye ama oluyor işte :/ Her seferinde de duygulanıyorum.

    Truuu romensss ısısısıs <3<3kalpkalp. Çok severim :D Patricia'ya aşık olduğum film. Gene olsa gene izlerim. Çok sayko tipler vardı hatırladığım kadarıyla. Bu filmi bilmiyorsa gençler ayıp ediyorlar. Finaldeki otel sahnesi diyor ve susuyorum.

    Natural Born Killers'a gelirsek.. True Romance Mona Lisa ise NBK da Venüs'ün Doğuşu tablosudur ^_^ Onu da üç beş kez izledim sanırım. Dediğin gibi harika bir soundtracki vardı. Cohen'ın The Future albümüyle tanışmamı sağlamıştı. Müthiş filmler seçmişsin Fermina :) Şalanj gibi şalanj oldu.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Al işte demek ki senin yüzünden yıllarca oynadı sinemalarda film ahahhahhah :D
      Bak keşke bu True Romance'i filan, biraz elden geçirip yeniden gösterseler sinemalarda, ne güzel gider seyrederdik. Ay bu şalanj beni gerçekten çok zorladı Zihnibeyciğim, şimdiden favori belgeselim için kıvranmaya başladım; son soruyu hele, düşündükçe tansiyonum düşüyor ahahhahha :D

      Delete
  3. Alzheimer başlancı oolum o! :) Yani eski zamanlarda editörlüğünü yaptığım sağlık dergisinde alzheimer konferasına şeetmiştim en belirgin özelliği eskiyi daha kolay hatırlar yakını ı ıh! Bak mesela alzheimer hastalarına sor adam doksan yaşında sana çatur çutur askerlik anılarını anlatır öğlen ne yedin de hatırlamaz. Amaaan hoş bende de var! Niye buradayım peki. Almodovar varsa ben de varım. Kendisi ilk göz ağrım ilk yaptığım hırsızlığın sebebidir. Vakti zamanında film ekimi kapsamında hazırlanan afişlerlerden onun adı yazılı olanı çalmıştım bir duvardan sökmek suretiyle.Afiş bire bir buçuk falandı eve zor getirmiştim rulo yapıp hahaha hey gidi. Bütün filmlerini izlediğim tek yönetmen olabilir. Saygılar öperim. :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. Off vallahi şüpheleniyordum alzheimerden! İhtiyarlığımız çok fena olacak herhalde ama allahtan biz anlamıyor olacağız mehihiihiihi :)
      Ay otursam da hepsini bir daha seyretsem, hatta şöyle set halinde alsam bütün filmlerini, aklıma geldikçe seyretsem. Herkes bir yana, Almodovar bir yana. Öpüyorum ben daaa! :)

      Delete
  4. Sinir Krizinin E$iğindeki Kadınlar da bir ba$ka kaosun ve absürtlüğün dibine vurduğu filmdi. Hunharca gülüp Carmen Maura'ya hallendiğim ilk Almodovar filmiydi galiba ve filmin adına vurulup almı$tım. Geleceğimi görmü$üm zaar. (=

    ReplyDelete
    Replies
    1. Ahahhahhahha :D Bu iki filmi arka arkaya izlemiştim, hala da isimlerini karıştırırım. Bunu Hakedecek Ne Yaptım'ı daha çok sevmemin temel nedeni Gloria'nın kocasını dev bir domuz buduyla öldürmesi diye düşünüyorum, hayatımda daha güzel bir cinayet görmedim :)

      Delete